4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2012/5004 E. , 2012/8539 K.
"İçtihat Metni"
Kasten yaralama ve görevli memura etkin direnme suçlarından sanık ...’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 55/3, 258/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca 1 ay 23 gün hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2009 tarihli ve 2003/ 787 esas, 2009 1017 sayılı kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı yasanın 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı TCY’nın 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ilişkin aynı mahkemenin 18/10/2011 tarihli ve 2003/782 esas, 2009/1017 sayılı ek kararını kapsayan dosya, Adalet Bakanlığınca 12.01.2012 gün ve 2011/180/1655 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2012 gün ve 2012/19568 sayılı istem yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “ 1- Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/09/2008 tarihli ve 2008/12198 esas, 2008/9890 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan ‘denetim süresi içersinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkeme hükmünü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmın infaz edilmesine ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir’ şeklinde düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılmasını müteakip sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan karar verilmesinde;
2.Suçun işlendiği tarihte 18 yaşını doldurmadığı anlaşılan sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezalarının, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4/2. maddesi uyarınca, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlarından birine çevrilmemiş bulunulmasında,
3.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesine göre ertelenmesine karar verilmiş ise de, anılan yasanın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağı, ancak suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesi halinde, 5 yıl içersinde suç işlemediği takdirde mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı nazara alındığında, sanık lehine olarak 647 sayılı yasanın 6. maddesince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir” denilmektedir Gereği görüşüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4/2 maddesinde “Suç tarihinden önce, para cezasına veya tedbire çevrilmiş olsa dahi, hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmemiş olanlar hakkında, hükmolunan otuz güne kadar (otuz gün dahil) hürriyeti bağlayıcı cezalarla, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olanların mahkum edildikleri kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar yukarıki bentlerde yazılı ceza veya tedbirlerden birine çevrilir” ve 5237 sayılı TCY’nın 50/3. maddesinde “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesiinde “Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur” şeklindeki yasal düzenlemeler karşısında;
İncelenen dosyada, sanık ... hakkında yaralama ve görevli memura etkin direnme suçlarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 457/1, 55/3, 258/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca 1 ay 23 gün hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına 16/09/2009 tarihinde karar verildiği, daha sonra belirlenen denetim süresi içinde başka bir suç işlediği Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.06.2011 tarih ve 2010/1124 esas, 2011/741 karar sayılı kesin nitelikteki ilamla anlaşılması üzerine, mahkemece yapılan ihbar sonucu yeniden duruşma açılarak daha önce verilmiş olan hükmün açıklanıp sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezaları TCY’nın 51. maddesi ile ertelenmiştir. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesince 18/11/2011 tarihli verilen ek kararda sanığın talimatla savunmasının alındığı belirtilmiş ve tensip zaptında da sanık ve müdafiisini tebligat çıkarılmasına karar verilmiş ise de dosya içersinde bahsedilen tebligat ile talimat tutanağına rastlanılamamıştır. Yine suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunmasına karşın uygulanmadığı ve suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCY’nın 7/2 , 5252 sayılı Yürürlük Yasasının 9/3. maddeleri uyarınca değerlendirme yapıldığında 5 yıl içersinde suç işlemediği takdirde mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı nazara alındığında 647 sayılı yasanın 6. maddesince hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin sanık lehine olduğu aşikardır. 5271 sayılı yasanın 231/11, 5237 sayılı TCY’nın 50, 51 ve 647 sayılı yasanın 4 ve 6. maddelerindeki yasal düzenlemeler karşısında sanığın savunması alınmadan ve gerekli hukuki değerlendirmeler yapılmadan verilen ek kararın hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istem yazısındaki düşünce yerinde görüldüğünden, Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2011 tarihli ve 2003/787 esas, 2009/1017 sayılı kararının, 5271 sayılı CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin anılan Yasa maddesinin 4/b fıkrası uyarınca mahkemesince yerinde tamamlanması, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.