Esas No
E. 2021/12778
Karar No
K. 2023/2347
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/12778 E.  ,  2023/2347 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... ve müdafii ile sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/720 Esas, 2018/946 sayılı kararının sanık ... ve müdafİi ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık ... yönünden;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açıldığı, 7188 sayılı Kanun'un 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu Kanun kapsamında temyiz başvurusu yapılabilecek son tarihin 08.11.2019 günü olduğu, ancak sanık ...'in yasal süre geçtikten sonra 14.11.2019 günü temyiz başvurusunda bulunduğunun anlaşılmasına göre; sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sanık ... yönünden;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Edirne 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2018 tarihli ve 2017/72 Esas, 2018/45 sayılı kararı ile

Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.

Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/720 Esas, 2018/946 sayılı kararı ile Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 284 üncü maddesi ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olmak üzere düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2021 tarihli ve ...

yönünden süreden ret, ... yönünden onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve müdafinin temyiz istemi özetle;

1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

2.Sadece sohbetlere katılma eyleminin örgüt üyeliği için yeterli olmadığına,

3.Yapının 2015 yılından sonra örgüt olarak anılmaya başlandığına, sanığın 2014 yılında yapıyla ilişkisini kestiğine,

4.Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne ve eksik inceleme ile karar verildiğine,

5.Sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve,

6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın, örgüt yapılanması içerisinde kod isimlerini bildiği ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği örgüt sorumluları ile gizlilik içerisinde "sohbet" adı verilen faaliyetlere katıldığı, gizlilik nedeniyle sabit ya da kontörlü telefonlarla aranması neticesinde örgüt mensupları ile irtibat kurduğu, kod adı kullandığı, örgütün subay yapılanması içinde yer aldığı, bu şekilde Fetullahçı silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, halen görevi başında iken yakalandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunarak atılı eylemleri de ikrar ettiği, örgütün yapısı ve faaliyeti hakkında beyanlarda bulunduğu ve bir kısım örgüt üyelerinin yakalanmasını, bir kısım örgüt üyelerinin ise belirlenmesini sağladığı, bu şekilde üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği ve etkin pişmanlık gösterdiği kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, tekerrür hükümlerinin uygulandığı hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulama maddesi olarak gösterilmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE A)Sanık ... yönünden; 5271 sayılı

Kanun'a 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin birinci (f) bendine göre; "aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında yapılan düzenlemenin, bu maddenin yayınlandığı tarihten itibaren 15 ... içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş kesin nitelikli kararlar hakkında uygulanacağının" açıkça ifade edilmesi karşısında, sanığın anılan kanun maddesinde belirtilen süreden sonra 14.11.2019 tarihinde temyiz isteminde bulunmasından dolayı temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. B)Sanık ... yönünden;

1.)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi gözetilerek, belirlenen cezada 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, azami oranda indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile fazla ceza tayin edilmesi;

2.)Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken atıf maddesi olarak 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi nedenleriyle verilen karar hukuka aykırıdır.

V. KARAR A)Sanık ... yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ...'in temyiz isteminin, 7188 sayılı Kanun'la öngörülen 15 günlük süre içerisinde yapılmamış olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B)Sanık ... yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog