35. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1282
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/06/2023
NUMARASI : 2019/572 Esas 2023/495 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 25/12/2023
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 27/04/2019 tarihinde aracı ile seyir halinde iken davalılardan ...'ın kullanımında olan, diğer davalı ... adına kayıtlı aracın aşırı süratli bir şekilde gelmesi nedeniyle iki caddenin kesiştiği kavşakta müvekkilinin geçiş üstünlüğü olmasına rağmen, müvekkilinin kullandığı aracın sol yan kısmına çarpmak sureti ile trafik kazasına sebebiyet verdiğini, Gölbaşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/2826 soruşturma sayılı dosyasında bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin, ağır şekilde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 250,00 TL geçici iş göremezlik sebebi ile uğramış olduğu gelir kaybı, 250,00 TL tedavi giderleri, 500,00-TL kalıcı iş göremezlik sebebi ile uğramış olduğu zarar olmak üzere toplam 1.000,00- TL maddi tazminat tutarının, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın ise işleten ve sürücüden, olay tarihinden itibaren işletilecek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile 8.579,12 TL geçici iş göremezlik, 13.912,50 TL tedavi gideri ve 171.389,50 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 193.881,12 TL'ye karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi ve davacının sürekli sakatlık durumunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararları, bakıcı ve tedavi giderleri ile yol giderinden müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını bildirerek, davanın usulden reddine, aksi halde esasa ilişkin itirazları kapsamında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacının yaralanmasının tamamen kendi ihmal ve kusurundan meydana geldiğini, davacının aracının hava yastığı donanımına sahip bir araç olup hava yastıklarının emniyet kemerinin takılı olması halinde devreye girdiğini, emniyet kemerinin takılı olmadığı hallerde hava yastığı sisteminin devreye girmediğini, bu hususların Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesi'nde de arz edildiğini, trafik kazası tespit tutanağında bu yönde bir ölçüm yapıldığına ilişkin belge bulunmadığını, belgede alkol kontrolünün "0.00" olarak yer almasına rağmen bilirkişi raporunda davacıya ait alkol muayenesi raporunun yer almadığını, ... tarafından kullanılan araca çarparken davacının 11 metre fren izi meydana getirdiğini, kaza ... tarafından çarpılma sonucu meydana gelseydi bu fren izinin olmayacağı ve bu aracın metrelerce kaymayacağını, ...'a isnat edilen kusurun sağ taraftaki kavşakta gelen araca öncelik verilmesi gerektiğini, davacının göğüs kafesinden ve sol omzundan yaralanması, köprücük kemiğinin kırılmış olmasının açıkça yaralanmadaki kusurun kendisinin emniyet kemeri takamamasından ve bu nedenle hava yastıklarının devreye girmemesinden kaynaklandığını gösterdiğini, davacı olay günü oğlunu okuldan almaya gittiğini beyan etmişse de Ankara Şehir Hastanesi'nin yazısında çocuğunun rahatsızlanması nedeniyle görevden ayrıldığını ifade ettiğini, dolayısıyla mahkemeye hatalı beyanda bulunduğunu, bu nedenlerle tanıkların dinlenmesi suretiyle sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanılan maddi ve manevi tazminat taleplerine itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ...’ın 27.04.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre engel oranının %6 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, davacının kazanın oluşumunda %25, davalı araç sürücüsü ...'ın %75 kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü ve aracın kayıt maliki olarak işleten gerçek kişiler ile davalı ... şirketinin zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, davacının maluliyeti ve gerçek zararının belirlenmesine yönelik aktüer ve doktor bilirkişi raporları ve ıslah talebi doğrultusunda davada Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün 22.05.2023 tarihli müzekkere cevabında belirtilen 8.579,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, doktor bilirkişinin tespit ettiği 13.912,50 TL tedavi gideri, aktüer bilirkişinin hesapladığı 171.389,50 TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı ... için temerrüt tarihi olan 21.08.2019 tarihinden diğer davalılar için olay tarihi olan 27.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek (... plakalı araç hususi olmakla) yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği, davacının emniyet kemerine ilişkin müterafik kusurunun ispatlanmadığı, manevi tazminat yönünden tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet gereğince miktar takdiri gerektiği anlaşıldığından yapılan bedel artırımı da dikkate alınarak “Davanın KISMEN KABULÜ ile Tahsilde Tekerrüre Yol Açmamak Ve Sigorta Limitleri dahilinde kalmak kaydıyla;
1.8.579,12 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 13.912,50 TL tedavi gideri, 171.389,50-TL daimi iş göremezlik tazminatının davalı ... için temerrüt tarihi olan 21.08.2019 tarihinden diğer davalılar için kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2.60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin Reddine,” karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mesleğinin doktor olması nedeniyle maluliyet oranının %16,2 olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca yaralanması nedeniyle yaşadığı sıkıntılar karşısında hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 29/04/2019 tarihinde davalıların işleten, sürücü ve ZMMS sigortacısı olarak sorumluluklarındaki araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, Yargıtay kararlarına uygun olarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik.. Yönetmeliği esas alınarak usulüne uygun olduğu anlaşılan maluliyet raporu esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamı, davacının yaralanma derecesi ve tarafların kusur durumu nazara alındığında, ilk derece mahkemesi tarafından TBK’nın 56. maddesi gereğince hakkaniyet kapsamında manevi tazminata karar verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3.Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5.Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 20/12/20123 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.