Esas No
E. 2022/4121
Karar No
K. 2023/5040
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/4121 E.  ,  2023/5040 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/21 E., 2022/141 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2018/889 E., 2020/878 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye halinde Koza A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında Bakırköy 45. Noterliğinin 19172 yevmiye numaralı 20/07/2014 tarihli "düzenleme şeklinde kat karşılığı ve arsa payı satış vaadi ve ön ödemeli konut satım sözleşmesi" ile 382 ada 20 numaralı parseldeki taşınmazda Gökçeada olarak adlandırılan Blok'ta 34. Kat, 623 numaralı bağımsız bölümü davacıya devretmeyi taahhüt ettiğini, taşınmazın satım bedeli 262.000,00 TL'nin 10.000,00 TL tutarı peşin olarak ödenmiş, bakiye 252.000,00 TL için 4.200,00 TL bedelli 60 adet bono düzenlenmiş olup son bononun ödeme tarihinin 30.07.2019 olduğu, bono bedelleri ödendiği halde senetlerinin kendisine iade edilmediğini, Akbank tarafından ödememe protestoları gönderildiğini, konusuz kalan davalı - yükleniciye teslim edilen 30.04.2018 - 30.05.2018 - 30.06.2018 - 30.07.2018 - 30.08.2018 - 30.09.2018 - 30.10.2018 - 30.11.2018 - 30.12.2018 - 30.01.2019 - 30.02.2019 - 30.03.2019 - 30.04.2019 - 30.05.2019 - 30.06.2019 - 30.07.2019 vadeli 4.200,00 TL bedelli bonolar hakkında HMK 389 ve devamı maddeleri gereği "bu senetlerin icra takibine konu edilmesinin ve tahsilinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını,yukarıda detayları sunulan bonolara konu borcun bulunmadığının tespiti ile senetlerin iptaline, toplam bedelin %20'sinden az olmamak üzere davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,

Birleşen Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesinin 2018/916 Esas, 2020/80 Karar ... dosyasında ise; ekte sunulan makbuzlardan görüleceği üzere karşılığı ödenmiş olmakla konusuz kalan davalı - yükleniciye teslim edilen 30.04.2018 - 30.05.2018 - 30.06.2018 - 30.07.2018 - 30.08.2018 - 30.09.2018 - 30.10.2018 - 30.11.2018 - 30.12.2018 - 30.01.2019 - 30.02.2019 - 30.03.2019 - 30.04.2019 - 30.05.2019 - 30.06.2019 - 30.07.2019 vadeli 4.200 TL bedelli bonolar hakkında HMK 389 ve devamı maddeleri gereği bu senetlerin icra takibine konu edilmesinin ve tahsilinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına" ve bu hususta dava dışı Akbank Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, sözleşme konusu bağımsız bölümün davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkili tarafından ödenmiş olan bedelin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Koza İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla ilk itirazları ve usule ilişkin beyanları yönünden karar verilmesini ve ayrıca huzurdaki davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ...Ş vekili; haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Asıl davanın kısmen kabulü ile davacının 30/04/2018, 30/05/2018, 30/06/2018, 30/07/2018, 30/08/2018, 30/09/2018, 30/10/2018, 30/11/2018, 30/12/2018, 30/01/2019, 30/02/2019, 30/03/2019, 30/04/2019, 30/05/2019, 30/06/2019, 30/07/2019 vade tarihli her biri 4.200,00 TL bedelli bonolar yönünden davalılara karşı borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptaline,

2.Davacının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine,

3.Birleşen dosya bakımından yapılan değerlendirmede; davacının terditli olarak açtığı davasının kabulü ile 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Koza A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, davacının dava konusu bonolar yönünden borçlu olmadığı ve iptaline ilişkin kararda hiçbir gerekçenin olmadığını, kambiyo senetlerinden ... davaların Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bankanın iyiniyetli hamil olduğunu, davacı tarafından iddia edilen hususların müvekkili bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, kambiyo senetlerinde temlik cirosu ile temlik beyanının doğurduğu sonuçların farklı olduğunu, bankanın kötüniyetli olduğunun iddia ve ispat edilemediği gibi, bedelsizliği talep olunan senet metninde, tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibarenin de bulunmadığını, keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri, senedi ciro yoluyla devralan diğer hamillere karşı ileri süremeyeceğini, bu durumun kıymetli evrakın kendini doğuran hukuki işlemden mücerretliği ilkesi gereği olduğunu, bu ilke gereğince keşideci; hamile karşı bedelsizlik iddiasında bulunamayacağını, senet bedelinin lehtara haricen ödendiğini ileri süremeyeceğini, davacı ile diğer davalı firma arasında akdedilen satış vaadi sözleşmesinin fesih edilmesi sebebi ile senetlerin geçersizliğinin de ileri sürülemeyeceğini, bankanın huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı ... Koza vekili dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin eksik inceleme yapması ve kararının esasa ilişkin hata teşkil etmesi sebebiyle istinaf talepleri doğrultusunda davanın kabulü yönünde verilen kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Davalı ... Koza A.Ş'nin istinaf başvurusunun reddine,

2.Davalı ...Ş vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüne,

3.Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin 22/09/2020 tarihli ve 2018/889 Esas, 2020/878 ... kararının kaldırılmasına,

4.Asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile; davacının senetlerin iptaline yönelik isteminin redine, 30/04/2018, 30/05/2018, 30/06/2018, 30/07/2018, 30/08/2018, 30/09/2018, 30/10/2018, 30/11/2018, 30/12/2018, 30/01/2019, 30/02/2019, 30/03/2019, 30/04/2019, 30/05/2019, 30/06/2019, 30/07/2019 vade tarihli her biri 4.200,00 TL bedelli bonolar tüketici bakımından geçersiz bulunduğundan davacının bu senetler nedeni ile borçlu olmadığının tespitine,

5.İstem yargılamayı gerektirdiğinden ve yasal koşullar oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı yüklenicinin istinaf itirazlarının; taşınmazın tamamlanmadığı ve davacıya teslim edilmediği, bu nedenle mülkiyetin nakline olanak bulunmadığı, davalının takyidatlı olarak devre hazır bulunduklarını belirtmesinin de sözleşme içeriği ile ayıpsız devir yükümlülüğünün yerine getirilmesi sonucu doğurmayacağı anlaşılmakla istinaf itirazlarını ret etmiştir.

Davalı bankanın istinaf itirazlarının kabulüne, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 ... Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4/5 inci maddesi; ''Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.'' şeklindedir. Kanun'un bu maddesi gereğince nama yazılı olarak düzenlenmeyen dava konusu senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu, bu nedenle Mahkemece söz konusu hükme aykırı olarak ''senetlerin iptaline'' karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle kaldırılması ne davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ...

... Koza A.Ş. iflas masasını temsilen vekil temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

İflas masası temsilcisi, davalı sıfatı ile yer alan ...-Koza İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/917 Esas ... dosyasından 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş, tasfiye işlemlerine Bakırköy 1. İflas Dairesinin 2021/14 İflas dosyasından başlanıldığını, tasfiye işlemleri İİK 222 nci maddesi gereğince ikinci alacaklılar toplantısına kadar İflas Müdürlüğünce yürütüleceğini, müflis Şirket hakkında verilen iflas kararının henüz kesinleşmediğini, davalı Şirket'in iflasına karar verildiğinden huzurdaki davada yargılamaya devam olunmaması ve de yargılamanın İİK 194 üncü madde hükmü gereği durdurulmasına dair karar verilmesi gerektiğini belirterek esasa yönelik itirazlarını açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık , tapu iptali tescil, olmaz ise tazminat ve menfi tespit istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 191 inci maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup adi tasfiyede İİK'nın 226, 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m.

218.usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi iflas dairesine aittir.

2.Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle,

İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür.

3.İİK'nın 194 üncü maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir."

4.İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, ... davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder.

5.Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden davayı kendi adına devam ettirebilir.

6.Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken, (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı davalı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısı davaya devam edilmesine karar verirse, iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir.

Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194 üncü maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç dairesinde bir karar vermesi gerekir.

3.Değerlendirme

1.Somut olaya gelince; davanın 17.12.2018 tarihinde açıldığı, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/917 Esas ... dosyasından 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş, tasfiye işlemlerine Bakırköy 1. İflas Dairesinin 2021/14 iflas dosyasından başlanıldığı bildirilmiş olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce davalı şirketin iflasına karar verildiği, müflis davalının iflasına karar verilmekle davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır.

2.Bu itibarla; davalı müflis şirket yönünden, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre işlem yapılmak ve yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.