3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/17213 E. , 2023/2359 K.
"İçtihat Metni"
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
Tebliğname Görüşü : Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/194 Esas, 2018/189 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2107 Esas ve 2019/350 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten hüküm kurulan sanık hakkında belirlenen temel cezada 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan anılan yasanın 5. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka uygun bulunmamış olmakla birlikte;
CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla; hüküm fıkrasındaki sanık hakkındaki temel cezaya ilişkin 2. Maddede ki " 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca " ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; "3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna,
2.Bylock kullanmadığına,
3.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
4.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
5.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
6.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
7.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
8.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın ByLock uygulamasını kullandığı hususunun teknik verilerle tespitinin yapıldığı, sanığın kendisinin kullandığını beyan ettiği Ö.Ç. adına kayıtlı 0533 (...) (...) (...) numaralı hat üzerinden 26.11.2014 tarihinden 11.11.2015 tarihine kadar ByLock isimli programın sunucularına ait IP adresine 390 defa bağlantı sağladığının cgnat kayıtlarında sabit olduğu, sanığın bu hattı kendi kullandığının beyanının yanı sıra, Ö.Ç.'nin 14.05.2018 tarihli şüpheli ifade tutanağında da kendi adına çıkarılmış bu hattı sanığa verdiğini ve bu sanığın kullandığını beyan ettiği ayrıca 02.05.2018 tarihli HTS raporunda da bu hattı sanığın kullandığının tespit edildiği görülmüş, harici dosyaya celp edilen anılan numaraya ait HTS kayıtlarının kullanılan imei numaraları ve sinyal alınan baz istasyonları anlamında birbiriyle uyumlu olduğu, bu hususlar değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan Bylocku kullandığı yönünde kanaat oluşmuş, sanığın Bank ... hesap hareketleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sanığın 896903 müşteri numarası ile 2012-2014 dönemi arasındaki hesap hareketleri incelendiğinde; 2012 ve 2013 yıllarında günlük çek tahsilatı işlemleri ve kredi kartı borcu işlemleri olduğu, Ocak 2014 tarihinde yatırdığı 1.000,00 lira ile kredi kartı borcunu ödediği, Mart 2014 tarihinde hesaba gelen 3.220,00 TL havaleyi ertesi ... çektiği görülmekte ise de 17.09.2014 tarihinde 21.789,00 TL yatırdığı nazara alındığında, sanığın anılan bankaya para yatırma tarihlerinin örgüt elebaşının talimat verdiği tarihlerle çakışması sonucu sanığın bu para hareketlerini talimat sonucu yerine getirdiği kanaati oluşmuş, sanık savunmasında suçlamaları reddetmiş, Bylock kullanmadığını beyan etmiş, talimatla bankaya para yatırmadığını beyan etmiş, dosyanın ve delillerin tamamı incelendiğinde sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş ve savunmaya itibar edilmemiş, açıklandığı üzere ByLock kayıtları, Bank ... hesap hareketleri, tanık beyanları, HTS ve Cgnat kayıtları, ByLock içerikleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY üyesi olmak suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmış, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten hüküm kurulan sanık hakkında belirlenen temel cezada 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması sırasında uygulama maddesi olan anılan yasanın 5. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka uygun bulunmamış olmakla birlikte; CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddeleri gereğince bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği sonucuna varılmakla; hüküm fıkrasındaki sanık hakkındaki temel cezaya ilişkin 2. Maddede ki " 3713 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca " ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; "3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi uyarınca" ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesi dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden talep edilmesi 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunduktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yetersiz ByLock sorgu tutanaklarına ve ByLock HIS (CGNAT) kayıtlarına dayanılarak sanığın ByLock kullandığı sabit görülmek suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanığın örgütsel faaliyetleri ve konumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan başka dosya şüphelisi İlyas C.'nin 107167 ID numaralı bylock yazışma içeriklerinde sanığın bilgilerine rastlanıldığı anlaşılmakla, İlyas C.'nin tanık olarak beyanlarına başvurularak sanığın eylem ve faaliyetlerinin kapsamı, görgüye ilişkin yer ve zaman hususları ayrıntılı sorularak eylemlerinin somutlaştırılması ile UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2107 Esas ve 2019/350 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.