Esas No
E. 2021/1160
Karar No
K. 2023/1382
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/1160 E.  ,  2023/1382 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/484 E., 2016/719 K.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17.04.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271 ... maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.... Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/484 Esas, 2016/719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın eşi ...'nin savcılık ifadesinde eşinin kapalı ceza infaz kurumunda kaldığı koğuşta mahkumların kendisini dövdüğünü, tehdit ettiğini belirtmesi üzerine dinlenen sanığın savcılık ifadesinde eşinden şikayetçi olmasını kendisinin istediği, koğuşundaki ..., ... ve ...'ın kendisini dövdüğü ve tehdit ettiğini belirterek katılanlar ve mağdura iftira ettiği iddiasına ilişkindir.

2.18.02.2015 tarihli raporda sanıkta darp ve cebir izine rastlanmamıştır.

3.Aynı koğuşta kalan tanıklar G.D, A.S, B.D, A.Ç benzer beyanlarında koğuşta darp ve tehdit olayına şahit olmadıklarını belirtmişlerdir.

4.Bu açıklamalar doğrultusunda katılanlar ile mağdurun atılı suçu işlemediği anlaşıldığından 16.04.2015 tarihinde yaralama ve tehdit suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda katılanlar ile mağdurun beyanları, aynı koğuşta kalan tanıkların beyanları, adli rapor ve takipsizlik kararı dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçi olan sanığın savunmasının aksine, işlemediğini bildiği halde katılanlar ve mağdura yönelik soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak kastıyla hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/484 Esas, 2016/719 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

2/4 Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi. (K.D.) (K.D.) 3/4 KARŞI OY GEREKÇESİ Dairemizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasında; sanığın iftira kastıyla hareket etmediği ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına karar vermiştir. İftira suçunun oluşabilmesi için yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda; Cezaevinde hükümlü olan sanığın ziyaretine gelen eşine söylemesi üzerine eşi olan ... ...'ın Cumhuriyet Savcılığına giderek eşi olan sanığın koğuşundaki kişiler tarafından tehdit edildiği ve dövüldüğü yönünde ifade ve ihbarda bulunmuştur.

Sanık Cumhuriyet Başsavcılığına çağrılarak müşteki sıfatıyla verdiği 17.02.2015 tarihli ifadelerinde eşinin yazdığı dilekçenin doğru olduğunu, koğuş arkadaşları ... ve ...'ın kendisini dövdüklerini yüzü hariç her tarafına vurduklarını ismini bilmediği bir müdüre bu konuyu anlattığında müdürün kendisine > dediğini, bundan sonra da, müdür odasında iki gardiyanın kendisini tekme tokat dövdüğünü, aynı koğuştaki ... ve ...’ın ise kendisine hakaret ve tehditte bulunarak dövdüklerini ifade ederek şikayetçi olmuştur.

Şikayet üzerine katılanlar hakkında soruşturma başlatılmış, sanık hakkında alınan doktor raporlarında darp cebir izinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıkla aynı koğuşta bulunan tanıklar ... Sancaktar, ... ... ve ... ... sanığın iddialarının doğru olmadığını, sanığın cezaevine adapte olamadığını beyan etmişler, sanık ise sonraki aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuştur.

Sanığın suç işlemediklerini bildiği halde;

Cumhuriyet savcısına şikayette bulunarak katılanların hakeret, tehdit ve yaralama suçlarını işlediklerini iddia etmek suretiyle 5237 sayılı yasanın 267/1 ve 43. maddelerinde tanımlanan zincirleme şekilde iftira suçunu işlediği tanık beyanları, sanığın çelişkili savunmaları, doktor raporları ve katılanların beyanları ile subuta ermiştir. Yerel mahkeme kararının iddianamede yer almayan ve savunma imkanı tanınmayan 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Muhalif ... ... 4/4 KARŞI OY GEREKÇESİ Somut olayda, katılan ile mağdur beyanları, sanık ile aynı koğuşta kalan tanık beyanları, doktor raporu, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde;

Sanığın suç işlemediğini bildiği katılan ve mağdurlara yönelik soruşturma ve kovuşturma yapılmasını sağlamak kastıyla, ... ve ... tarafından her ... yumruk ve tekme ile darp edildiği, küfür ve ölümle tehdit edildiği, cezaevi müdürü ... ... tarafından küfredildiği, teşhis edemediği iki infaz koruma memuru tarafından darp edildiği iddiasıyla şikayette bulunması üzerine, ismi belirtilen kişiler hakkında soruşturma yapıldığı, 16.04.2015 tarihli karar ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, iddialarla ilgili tanık olarak ifadelerine başvurulan ..., ..., ... ..., ... ...’nin beyanları suçlamanın yapılmasından sonra alınan doktor raporunda yaralanmaya ait herhangi bir emare bulunmadığının tespit edilmesi nedeniyle, sanığın yetkili makamları ihbar ve şikayette bulunarak işlenmediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı isnatta bulunmak suretiyle üzerine atılı iftira suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeplerle çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir.15.03.2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.