Esas No
E. 2020/18914
Karar No
K. 2023/1561
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

8. Ceza Dairesi         2020/18914 E.  ,  2023/1561 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/608 E., 2016/312 K.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği, soruşturma savcısının sanık ve tanık üzerinde baskı kurarak ifade aldığına, eksik araştırma ile mağdur hakkında atılı suçlardan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, tanık ve mağdur ifadelerinin çelişkili olduğuna, tanık ve mağdurun ifadelerinin olayı açıklayıcı ve aydınlatıcı nitelikte olmadığına, mağdurun kovuşturma aşamasında alınan ifadesinin usulüne uygun olmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden uzaklaşıldığına ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, sanığın, mağdurun kendisinin çalıştığı iş yerine zorla girdiği, kendisine silahla tehdit ve hakaretlerde bulunduğu ve kendisinden zorla para aldığını belirterek savcılığa suç duyurusunda bulunduktan sonra mağdur hakkında tehdit, hakaret, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve silahla yağma suçlarından soruşturma açılmasına sebebiyet verdiği, sanığın mağdurun işlemediğini bildiği halde onun hakkında soruşturma açılmasını sağlamak için suç duyurusunda bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Sanığın, mağdur ile ilgili suç duyurusundan sonra başlatılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.06.2015 tarihinde mağdur hakkında tehdit, hakaret, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve silahla yağma suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Olayın meydana geldiği iddia edilen avukatlık bürosunun güvenlik kamera kayıtlarının bu güvenlik kamera kayıtlarına ilişkin CD Çözüm Tutanağının dosya arasına konulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

İftira suçunun oluşabilmesi için;yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.

Bu itibarla; mağdurun aşamalardaki özü itibariyle birbiri ile uyumlu beyanları, sanığın 04.05.2015 tarihli savcılıkta alınan beyanı, tanık C.G'nin aşamalardaki beyanları, sanığın iş yerine ait dosya arasında yer ... güvenlik kamera görüntüleri ve bu görüntülere ilişkin CD Çözüm Tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği mağdura hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu davada;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin soruşturma savcısının sanık ve tanık üzerinde baskı kurarak ifade aldığına, eksik araştırma ile mağdur hakkında atılı suçlardan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, tanık ve mağdur ifadelerinin çelişkili olduğuna, tanık ve mağdurun ifadelerinin olayı açıklayıcı ve aydınlatıcı nitelikte olmadığına, mağdurun kovuşturma aşamasında alınan ifadesinin usulüne uygun olmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden uzaklaşıldığına ve saire yönelik temyiz talepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli, 2015/608 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.