11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/3328 E. , 2023/5546 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Koray Levent Bingöl ile davalılar vekili Avukat Ecem Doğan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona erdiğini, intifa hakkının süre bitimine kadar süreceği inancı ile davalıya ödenen intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin miktarının güncellenmiş değerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek 39.727,00 TL intifa hakkı bedeli, 121.304,00 TL kalıcı yatırımlar bedeli toplamı olan 161.031,00 TL'nin Rekabet Kurulu kararının yayınlandığı 12.03.2009 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; bayilik sözleşmesinin 13.03.2008 tarihinde imzalandığını ve 13.03.2013 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacının bahsettiği yatırımların sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğunu, talep edilen bedelin ve faizin fahiş olduğunu, mahkemece bedel iadesine karar verilecek ise de sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarih, 2014/1089 E. ve 2017/1316 K. sayılı kararıyla davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000,00 TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67 TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların mahallinde yapılan keşif ile belirlenen rayiç değerinin 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarih, 2018/479 E. ve 2019/691 K. sayılı kararıyla 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" denildiğinden intifa bedeline yönelik talebin reddedilmesinin yerinde olduğu, sabit yatırımların davalıya ait taşınmaz üzerine davacı tarafından yaptırılmış olması nedeniyle ve keşfen yapılan inceleme ile davalının bu yatırımları kullanarak ticarete devam ettiği dolayısıyla bu yatırımların taşınmaza değer kattığının bu nedenle bakiye süreye isabet eden kalıcı yatırım bedelinin davalıdan talep edilebileceği, sözleşmenin feshi tarihinde davalının elinde kalan bedele hükmedilmesinde ve davalının kötü niyetli zenginleşen olmaması nedeniyle temerrüt faizi talebi için ihtar gerekmekte ise de davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faize hükmedilmesini kabul etmesi ve mahkemece bu hususun gözetilmesi karşısında taraf vekillerinin istinaf isteklerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 26.05.2021 tarih, 2020/3030 E. ve 2021/4436 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine, davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin tarafının dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu gibi dosya içeriğinde bulunan kalıcı yatırım bedelinin hesabına esas alınan ve mahkemece de benimsenen 20.03.2014 tarihli "Teslim Alınmamış Malzemeler Tutanağı" başlıklı belgede, "yukarıdaki belirtilen malzemelerin bedelini Total A.Ş.'ye ödeyeceğini belirterek alınmamıştır." yazılı olup, bu kalıcı yatırım bedeline ilişkin talebin dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yöneltilmesi gerektiği, bu nedenle davalı hakkındaki kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesinin ve bu husustaki istinaf isteğinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davadaki 39.727,00 TL'lik intifa bedeli alacağı talebinin, mahkemenin 2014/1089 E. 2017/1316 K. sayılı kararında reddine dair verilen hüküm hakkında temyiz talepleri reddedilmiş olduğundan esastan reddine, davadaki fazlaya ilişkin talep olan kalıcı yatırım bedeline ilişkin alacağın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın taşınmaz malikine karşı açılmasının isabetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona ermesi sebebiyle bakiye intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin alacak davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.