Esas No
E. 2021/21753
Karar No
K. 2023/433
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2021/21753 K. 2023/433 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21753, K. 2023/433, T. 16.01.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21753
Karar No
2023/433
Karar Tarihi
16.01.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2021/21753 E.  ,  2023/433 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/560 Değişik İş - 2021/560 Karar
SAYISI: 2021/İHK-23702
HÜKÜM/KARAR: İtirazın Reddine / Davanın kabulüne
SAYISI: K-2021/45476

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin oğlu ... ...'in sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 01.10.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ... ...'in vefat ettiğini, müvekkilinin müteveffa oğlunun desteğinden yoksun kaldığını, davalıya yapılan başvuru üzerine bir miktar ödeme yapıldığını ancak ödemenin zararı karşılamadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 4.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 56.812,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusu üzerine müvekkili tarafından ödeme yapılmakla poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru dahilinde ve poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından tespitinin gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmesi halinde teminatın paylaştırılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ödeme tarihi itibarıyla yapılan hesaplamaya göre davacının zararının karşılanmadığının belirlendiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre müteveffanın kask takmadığına ilişkin bir belirleme yapılamadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 56.812,00 TL'nin 27.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru sırasında gerekli belgeler sunulmadığından başvurunun usulden reddinin gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya gerekli ödeme yapıldığından ve müvekkil şirket ibra edildiğinden başvurunun reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH yaşam tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının fahiş olduğunu, müteveffanın kask takmadığını, olay sırasında motosiklet kullanmaya yeter sürücü belgesi bulunmadığını, bu nedenlerle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...Davalıya gerekli belgelerle başvurulduğu, kaza tarihinin 01.10.2019 tarihi olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi gereğince ibraname tarihinden itibaren iki yıl içinde davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporu ile ödeme tarihi itibarıyla yapılan hesaplamaya göre ödemenin açıkça yetersiz olduğunun anlaşıldığı, hesaplamanın Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde yapıldığı, kusura ilişkin alınan raporun gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğunu, kaza tespit tutanağında müteveffanın kask takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığını, müteveffanın yeterli sürücü belgesine sahip olmamasının kazanın meydana gelmesine etki ettiğine ilişkin bir bilgiye rastlanılmadığını, ... tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçeleriyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, itiraz dilekçesinde belirttiği nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının desteğinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının desteğinin ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ve 114 üncü maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuk Hakkında Kanun'un 48 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinin birinci fıkrasında teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava, dava şartı eksikliğinden 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca reddedilir ve bu husus resen gözetilmelidir.

Anılan Kanun'un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre ise Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.

Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog