7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/2035 E. , 2014/10442 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 21/11/2013
Numarası : 2012/332-2013/454
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 1996-2012 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2004 yılında işe girdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, Mahkemece davacının ıslah edeceğini beyan etmesi üzerine davacıya 17.09.2013 tarihli celsede ıslah dilekçesini sunması hususunda bir dahaki celseye kadar süre verilmiştir.
Davacı tarafından yapılan ıslahın, süresinde olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır.
HMK 181.maddesinde kısmi ıslah için, bir haftalık süre verileceği ve süresi içinde yapılmaması durumunda ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Ayrıca HMK'nun 90. maddesinde sürelerin kanunda belirtileceği veya hakim tarafından tespit edileceği, kanunda belirtilen istisna durumlar dışında hakimin kanundaki süreleri artırıp eksiltemeyeceği bildirilmiştir. Davacı 17.09.2013 tarihli celsede verilen süreye rağmen ıslah talebini içeren dilekçesini 25.10.2013 tarihinde harçlandırarak mahkemeye sunmuştur. Kanunda belirtilen bir haftalık süre emredici nitelikte olup, ıslah işlemi süresinde yapılmadığından ıslah yapılmamış gibi hüküm kurmak gerekirken artırılmış taleplerin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.