8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/3581 E. , 2023/10660 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Oltu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.06.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulması üzerine, Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4.Sanık ve sanık müdafinin temyiz üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli bozma ilamı ile özetle '' hüküm tarihinde farklı bir suçtan cezaevinde olan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın hüküm duruşmasına getirtilmeden yokluğunda savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi' gerekçesiyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma üzerine Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç kastı bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; mağdurun suç tarihinde emekli maaşını çekmek için Halk Bankası ATM'sine geldiği, maaşını çekmeyi bilmediği için sanıktan yardım istediği, sanığın banka kartının şifresinin öğrendikten sonra mağdurun bilgisi ve rızası dışında kendi hesabına 100,00 TL havale yaptığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE
1.Tüm dava dosyası içeriği, mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanığın ikrarı, Banka yazı cevabı birlikte değerlendirildiğinde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde ve sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verildiğinden erteleme ve ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından ve yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların (2) nolu bentte açıklanan husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suç kastı bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Ancak, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245 inci madde birinci fıkra gereğince hüküm kurulurken hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasına esas birim gün sayısının farklı bir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1. paragrafında yer alan ''10 tam gün '' yerine '' 5 gün'', bir alt paragrafta yer alan ''5 tam gün '' yerine, ''2 gün'', bir alt paragrafta yer alan '' 4 tam gün '' yerine '' 1 gün'', '' 80,00 TL adli para cezası'' ibareleri yerine ise '' 20,00 TL adli para cezası'' yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.