Esas No
E. 2023/5278
Karar No
K. 2023/5875
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/5278 E.  ,  2023/5875 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile şirketin tasfiye memurluğunu yapmış olan davalı ...'un iki diş hekimi meslektaş olarak 2001’de kurmuş oldukları Özel Dentoral Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizmetleri İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.’nde ortak olarak çalıştıklarını, şirketin sicilden terkin edildiğinden dahi haberi olmayan müvekkilinin, şirkete ilişkin bilgi alma hakkı kapsamında keşide etmiş olduğu ihtarnamelerden de olumlu sonuç alamayınca şirkete ilişkin bilgi alma hakkını iki ortaklı şirket yapısı sebebiyle ...'u taraf göstererek dava yolu ile kullanmak istediğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/286 E. numarası ile derdest bulunan davada taraflarına şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, iş bu karar gereği haklı ve hukuki menfaatleri gereği huzurdaki ihya davasını ikame ettiklerini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili Sicil Müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin aşıldığını, şirketin ihyasında hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin 17.11.2020 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, mahkemelerinin dosyası olan 2022/280 E. sayılı dava dosyasında; 12.05.2022 tarihli celseninde davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açması için kesin süre verildiği, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Tasfiye Halinde Özel Dentoral Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinik Hizm. İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/280 E. sayılı davası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ek tasfiye için yeniden tesciline, ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir şirketin ihyasına karar verilebilmesi ve ek tasfiye sürecine girilebilmesi için yasal gerekçelerin Kanunlar uyarınca sayılı ve sınırlı olduğunu, salt davacı tarafından herhangi bir davanın açılmış olmasının şirketin ihyası için hukuken yeterli veya geçerli gerekçeyi sağlamadığını, işbu davanın ticari bir dava olduğunu, bu nedenle davacı tarafın huzurdaki davayı ikame ederken limited şirketin tasfiyesine ilişkin taleplerinde usulsüzlük iddiası var ise hangi işlemlerin usulsüz olduğuna dair açıklamada bulunulması ve davasını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafından tasfiye sürecinde hangi işlemlerin usulsüz yürütüldüğüne, davasının temelinin ne olduğuna, müvekkilinin hangi gerekçeyle sorumluluğunun bulunduğuna dair bir açıklama veya iddiada bulunulmamışken ve ispat edilmemişken huzurdaki davanın bir esasının dahi olmadığının açık olduğunu, davacının mali müşavirden her daim edinebileceği bilgileri huzurdaki dava ile alamıyormuş gibi ileri sürmesi ve kendi ıslak imzasıyla tasfiye ettiği şirketinin ihyasını talep etmesinin mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki dava dosyasında şirketin ihyasına karar verilebilmesi için yasalar ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca asgari sağlanması gereken şart ve gerekliliklerin sağlanmadığını, huzurdaki davanın açılmasında veya şirketin ihyasına karar verilmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu şirketin ortağı olarak şirketin tasfiye kararına karşı olumlu oy kullanması davaya konu şirket hakkında açtığı dava nedeniyle ek tasfiye için ihyasını talep etmesine hukuken bir engel bulunmadığı gibi açılan davada korunmaya değer bir menfaati olmadığı hususu eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmadığından davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tasfiye memuru vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.