Esas No
E. 2021/1402
Karar No
K. 2023/2164
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1402

KARAR NO: 2023/2164

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 17/12/2020 (Dava) - 09/07/2021 (Karar)

NUMARASI : 2020/725 Esas - 2021/653 Karar

DAVA: Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ: 28/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 28/12/2023

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/725 Esas-2021/653 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 10.09.2020 tarihinde davalı sigorta nezdinde ZMMS sigortalı olan ve diğer davalının ise işleteni olduğu ... plakalı aracın, müvekkiline ait ... plakalı araca çarptığını, kaza neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalı sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı sigortaya başvuru yapıldığını ve hasar dosyası açıldığı halde ödeme yapılmadığını belirterek,

HMK 107. maddeye göre açtıkları işbu davada fazlaya dair hakları saklı olmak üzere şimdilik 50 TL hasar bedeli, 50 TL değer kaybı olmak üzere toplam 100 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile talebini 6.360-TL (hasar 2.360-TL ve değer kaybı 4.000-TL olarak)'ye çıkardığı anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı ... Şti'ne yapılan usule uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermediği ve duruşmalara da katılmadığı anlaşılmıştır.

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği saatin 17.30 olup, bu saat itibariyle dava konusu aracın poliçesinin olmadığını, poliçenin 17.46'da düzenletilmiş olduğunu, bu nedenle kazaya dair müvekkili sigortanın sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YEREL MAHKEME KARARI:

Mahkemece, "....Dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 10/09/2020 tarihinde ... ve ... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, kolluk tarafından trafik kazasına ilişkin olarak maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiği, davacının işbu dava ile ... plakalı araca ilişkin olarak hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunduğu ve zararın ... plakalı aracın zmss sigortacısı ve işleteni olan davalılardan tazminini istediği, mahkemece otomotiv bilirkişisinden alınan kusur ve hesap raporuna göre ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kusur durumu ile ... plakalı aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi unsurlar dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarının miktarı ve onarım giderleri bir arada değerlendirildiğinde meydana gelen hasarın trafik kazası ile uyumlu, hasar miktarının 2.360,00 TL, değer kaybının serbest piyasa rayiçlerine 4.000,00 TL olarak tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalı ... Şti'nin işleten olarak hasar bedeli ile değer kaybına ilişkin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, kaza tarihinde temerrüde düştüğü, dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, her ne kadar davacı tarafından davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın zmms sigortacısı olduğu iddiası ile davalı sigortaya husumet yöneltilmiş ise de davaya konu trafik kazasının resmi belge mahiyetindeki kolluk maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre 10/09/2020 tarihinde saat 17:30' da meydana geldiği, davalı sigorta nezdinde düzenlenen zmms poliçesinin ise 10/09/2020 tarihinde saat 17:46'da düzenlendiği, kazaya sebebiyet veren aracın kaza anında davalı sigorta nezdinde geçerli ve yürürlükte olan bir sigorta poliçesinin bulunmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketine kaza nedeniyle husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla, davalı işleten yönünden davanın kabulüne, davalı sigorta yönünden davanın reddine dair hüküm kurulmasına karar verildiği, davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini ve bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücreti talep etmiş ise de, hüküm tarihinde yürürlükte olan 2021 yılı AAÜT 16. maddesinde; '...(2)....ç)Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeye göre belirlenir....' düzenlemesi olduğu, dolayısıyla aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarın da olduğunun kabulü gerektiği, davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 4.080,00 TL vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 1.080,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti talebinin reddi gerekmekle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 6.360,00 TL'nin kaza tarihi 10/09/2020'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Şti.' nden tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davalı ... A.Ş yönünden davanın pasif husumet ehliyet yokluğundan REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İTİRAZLARI:

Davalı ... Şti. vekili tarafından, "....Davacının dilekçesinin müvekkili şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu durumun savunma hakkının kısıtlanması sayılacağını, bu nedenle taraf teşkili sağlandıktan sonra diğer usuli işlemlerin yapılması gerektiğini, davaya konu kazanın gerçekleşmediğini, davacının talebinin yerinde olmadığını, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep ettiklerini, müvekkiline ait aracın beyan edilen yerde kaza yapmadığını, davacının değer kaybı ve hasar bedeli talebinde bulunamayacağını, tarafların kusuruna ilişkin kararın da yanılgılı olduğunu, açılan haksız ve yersiz davanın reddini talep ettiklerini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava dilekçesinin istinafa gelen davalı şirkete usulünce tebliğ edildiği, nitekim davadan önce bu şirketin arabuluculuk görüşmelerine de katılmış olup tutanaktaki adresin de aynı olduğunun görüldüğü, dava dilekçesinin sistemden yapılan sorguya göre davalı şirket ortak ve yetkililerinden olan ... 'e tebliğ edilmiş olduğu, buna göre tüm dosya kapsamına göre yargılama boyunca davalı tarafça davaya katılım sağlanmayıp istinaf aşamasında vekil aracılığıyla sunulan istinaf dilekçesindeki itirazların kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki dosya kapsamına göre alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Şti. vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Şti vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davalı ... Şti vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/725 Esas - 2021/653 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 434,45 TL istinaf karar harcından peşin alınan 108,62 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 325,83 TL'nin davalı ... Şti.' nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3.Davalı ... Şti tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.