4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9454
- Karar No
- 2023/639
- Karar Tarihi
- 18.01.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/9454 E. , 2023/639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nn 28.03.2019 tarih, 2017/162 E- 2019/125 K sayılı hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu ...'tan alacaklı olduğunu, borcun tahsilini teminen davalı borçlu aleyhine Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2017/7046 sayılı dosya ile takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adına menkul-gayrımenkul mal varlığına rastlanılmadığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı Hatay ili, Defne ilçesi, Çekmece mahallesi, 12172 parselde 4 adet bağımsız bölümü (1,2,3,4 nolu bağımsız bölümler) mal kaçırma gayesi ile davalı ...'a ondan da davalı ...'e devredildiğinin tespit edildiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağının dayanağı olan 25.06.2013 ve 30.01.2013 keşide tarihli her iki çekin borca karşılık aynı anda düzenlenip 2013 yılı Ocak ayı gibi davacıya verildiğinin belirtilmesi nedeniyle davaya konu alacağın tasarruftan önce doğduğu, bu haliyle dava şartının mevcut olduğu, davalılardan ...'ın müteahhitlik yapıp 23.02.2012 tarihinde davaya konu bağımsız bölümlerin üzerinde bulunduğu parsel için taşınmazın önceki malikleri ile gayri resmi şekilde kat karşılığı sözleşme imzalandığı, buna dair evrakın dosyaya sunulduğu, sözleşme ile davalı müteaahhit ...'ın davaya konu bağımsız bölümlerin vekaleten satış yetkisinin verildiği, bu nedenle taşınmazları doğrudan kendi üzerine alamadığı için önce davalı ...'e devredip daha sonrasında kendi üzerine aldığı, daha sonra da 25.12.2015 tarihinde ...'e sattığı, bağımsız bölüm üzerinde bulunan İş bankasına ait 1. dereceden 760.000TL'lik ipoteğin banka yazı cevabına göre ... tarafından yatırılan bedel karşılığında fek edildiği, bu durumun tanık beyanları ile sabit olduğu, davalıların bu savunmalarının aksinin davacı tarafından yasal ve yeterli delillerle kanıtlanamadığı, muvazaa olgusunun ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davanın ispat edilemediği gerekçesi ile davanın redddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin 21.06.2018 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereğince davalı tarafa kesin süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafça adres bildirilmemiş olduğunu, bir sonraki celsenin ise tüm itirazlarına rağmen mahalli mahkemece kesin süreye ilişkin ara karara rağmen tanık adresine tebligat çıkarılmasına karar verildiğini, mahkemece verilen kesin sürelere rağmen ve muvafakatlerinin bulunmamasına rağmen davalı ...'ün delillerin toplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin kısmen kabulüne kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurulmasına, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... ve ... yönünden davanın kabulüne, dava konusu Hatay ili, ... ilçesi, ... mahallesi, zemin Kat depo vasfındaki 1 nolu bağımsız bölüm ile dükkan vasfındaki 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... tarafından 25.12.2015 gününde elden çıkarılmış olması nedeni ile İİK 283/2 maddesi gereğince Hatay İcra Müdürlüğünün 2017/7046 takip sayılı icra dosyalarındaki alacak ve ferilere ilişkin miktarlar ile sınırlı olmak üzere bu dosyadaki alacağı karşılayacak kadar taşınmazların elden çıkarıldığı tarih olan 25.12.2015 tarihindeki gerçek değeri olan 718.765,00 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili ve davalı ... vekili isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Vekili, temyiz dilekçesinde; tasarrufun iptali davasının haciz, aciz ve iflas tarihinden itibaren iki yıl içerisinde açılması gerektiği, aciz vesikasının 10.05.2017 de alımdığı, satış işlemlerinin ise 03.04.2013 tarihinde yapıldığı, iki yıllık sürenin geçirildiği, davacının alacağının dayanağı olan senetlerden birinin düzenleme tarihinin tasarruf tarihinden sonra olduğu, gerçek bir satış olduğunu, mal kaçırma gayesi bulunmadığını beyan edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; borçlu hakkında kesin aciz vesikası alınmamış olduğunu, davacının gerçek bir alacak ilişkisinin olmadığını, tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını, dava konusu gayrımenkullerin gerçekte kendisine ait olduğunu, mal kaçırma gayesi bulunmadığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine uygun olmasına, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu gayrımenkullerin gerçek değerleri ile tapuda gösterilen değerleri arasında misli aşan fark olduğu belirtilmişse de İİK 278 e göre bedel farkından iptale karar verebilmek için aciz , haciz veya iflas tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde tasarruf işlemlerinin yapılmış olması gerekmesine rağmen, İİK 278 de belirlenen şartların iş bu davada geçerli olmadığı ancak davalı ...'ın davalı borçlu ...'ın amcasının oğlu olduğunun anlaşılmasına, davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu İİK 280/1 hükmü gereğince bilen ve bilmesi gereken kişilerden olmasına, davalı ... ile davalı ... arasındaki tasarrufların iptale tabi olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilince ve davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerlei Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.