Esas No
E. 2023/7333
Karar No
K. 2023/8671
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/7333 E.  ,  2023/8671 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/34 E., 2023/118 K.
DAVA TARİHİ: 15.12.2011
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı asıl dava dilekçesinde...sigorta sicil numaralı davacının 18.12.1989 tarihi ile 10.12.1992 tarihleri arasında davalı ...'ın yanında işçi sıfatı ile çalıştığını, davacının bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini zannettiğini, yapmış olduğu araştırmalarda davacının sigortasının yatırılmadığı ve hizmet dökümünde 2011 yılı Mayıs ayında sigorta girişinin olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine davacının davalı ... SGK İl Müdürlüğüne yazılı olarak başvurmuş ise de davalı Kurumun 19.09.2011 tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının davalı ... iş yerinde 18.12.1989 yılında işe girişinin olduğu, dönem bordroları verilmediği için gün tespit edilemediğinin bildirildiğini beyanla davacının 18.12.1989 - 10.12.1992 tarihleri arasında hizmetinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın 5 yıllık hak düşümü süresi geçtikten sonra açıldığını, davacı her ne kadar diğer davalıya ait işyerinde 18.12.1989 - 10.12.1992 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş ise de davacı adına 18.12.1989 tarihinde verilen işe giriş bildirgesinin mevcut olmasına rağmen dönem bordroları verilmediğinden hizmetlerine rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarında bulunmayan çalışma iddiasının aynı değerde yazılı delil ile ispatı gerektiğini, hizmet tespitine yönelik olarak açılmış bulunan davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, dolayısı ile de özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini beyanla haksız ve yersiz olarak Kuruma yöneltilen davanın reddini istemiştir. Davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 27.05.2014 tarihli ve 2011/1216 Esas, 2014/278 Karar sayılı kararı ile "Davanın kabulü ile, davacının davalı ...'a ait iş yerinde 18.12.1989-10.12.1992 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 09.06.2015 tarih ve 2014/17736 Esas, 2015/13204 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda, resen bordro ve komşu işyeri tanığı dinlenmeksizin eksik inceleme ile kara verilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, davacının askere sevk ve terhis tarihlerini ilgili Askerlik Şubesi Başkanlığından, tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını Kurumdan sormak, kabul edilen dönemin tamamını kapsayan bordro tanıklarını dinlemek, tanıkların hizmet cetvellerini getirtmek, bordro tanıklarının beyanı alınamadığı ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davacının ihtilaf konusu sürenin bir kısmında 18 yaşından küçük olması nedeniyle 506 sayılı kanun 60/G maddesini dikkate almak, dava nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiğinden araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 12.12.2017 tarihli ve 2015/153 Esas, 2017/267 Karar sayılı kararı ile "1-Davacı vekili ile davalı işveren vekilinin yeniden rapor düzenlenmesi taleplerinin reddine,

2.Davacının hizmet tespiti davasının Kısmen Kabulü ile davacının davalı ...’a ait işyerinde 01.08.1991 - 31.12.1991 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.

C. 2nci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 26.02.2019 tarih ve 2018/1162 Esas,2019/1398 Karar sayılı kararında; "...Somut olayda, biri bordro tanığı olan davacı tanıklarının liman işyerinde çalıştıklarını beyan ettikleri, bozma sonrası dinlenen komşu işyeri tanıklarının davacının işyeri adresine komşu olup davacının çalışmasına ilişkin bilgileri olmadığını beyan ettikleri halde davacının limana giriş ve çıkış evrakları temin edilmeden, limandan komşu işyeri tanığı dinlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş; davalı işyerinin 1990 ve 1991 yılına ait dönem bordrolarını istemek, bordro tanıklarını resen dinlemek, ilgili limanın ihtilaflı dönemde kim tarafından işletildiğini belirlemek, buradan davacının, davalının tahmil- tahliye işlerini yürüttükleri ilgili liman başkanlığı tarafından düzenlenmiş varsa kimlik belgeleri ile limana giriş- çıkışlarını gösterir her türlü kayıt ve belgelerini getirtmek, gerektiğinde hizmet tespitine konu dönemde anılan limanda tahmil- tahliye hizmeti verilen gemilerin ve aynı liman sahasında faaliyet gösteren diğer firmaların kayıtlı çalışanları ve idarecilerinin tanıklığına başvurmak suretiyle davacının davalının işçisi mi piyasa hamalı mı olduğunu, davalıların işçisi ise çalışmasının part-time mı full- time mı olduğunu araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile davacının 01.08.1991-31.12.1991 ve 14.01.1992-31.03.1992 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı 58258 sicil no lu işyerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili; Yerel Mahkeme tarafından eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, sadece işe giriş bildirgesinin bulunmasının hizmet akdinin varlığına dair tek başına delil teşkil etmeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına uygun araştırma yapılması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı işveren vekili; bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma yapılmadığını, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu, komşu işyeri tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettiklerini, davacının davalı yanında hiç çalışmasının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 18.12.1989-10.12.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.