Esas No
E. 2014/3638
Karar No
K. 2014/10833
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/3638 E.  ,  2014/10833 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi

Tarihi : 11/12/2013

Numarası : 2011/973-2013/622

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı davalı işyerinde sondaj ustası olarak çalıştığını, iş akdinin kendisi tarafından iş şartlarının ağır olması, bir kısım alacaklarının ödenmemesi ve emekliliğe hak kazandığını öğrenmesi sebepleriyle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı,fazla mesai,yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı davacının kendi isteği ile işten ayrılmış olup kıdem tazminatı talep edemeyeceğini ve başkaca da bir alacağı bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı iş sözleşmesini kendisinin bir kısım alacaklarının ödenmemesi ve emekliliğe hak kazandığını öğrenmesi üzerine haklı nedenle feshettiğini iddia etmiştir. Mahkemece davacının emekliliğe hak kazandığını ispatlayamadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı isyteğinin reddine karar verilmiştir.

Oysa davacının bir kısım alacaklarının ödenmediği mahkeme kararı ile sabit olduğu gibi davacının yaş şartı hariç emeklilik aylığına hak kazandığı SGK'dan alınan ve dosya içerisinde mevcut olan 30.09.2011 tarihli belge ile de sabittir. Bütün bu olgular birlikte dikkate alındığında davacının kıdem tazminatına hak kazandığı anlaşılmasına rağmen bu isteğin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.

3.Taraflar arasında davacının hak kazandığı ve kullandırılmayan yıllık izin süresi ve buna bağlı olarak da hak kazanacağı yıllık izin ücreti alacağı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.

Dairemizce, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti, geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmemiş ve İş Kanununun 34 üncü maddesinde sözü edilen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu itibarla, izin ücreti için yasal faiz uygulanmalıdır.

Somut olayda davacı 4857 sayılı Kanunun 53. maddesine göre 7 tam yıl için 110 günlük yıllık izine hak kazanmıştır. Ayrıca dosya içerisinde bulunan bir kısım belgelerde davacının yıllık izinlerini kullandığı da anlaşılmaktadır. Hesaplamanın bu olgular birlikte değerlendirilerek yapılması gerekirken, bilirkişi tarafından 4857 sayılı Kanunun 53. maddesine aykırı olarak çalışılan 7 tam yıl karşılığı olarak 90 gün yıllık izine hak kazanıldığının hesaplanması hatalı olup, mahkemece hatalı olan bu bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yıllık izin ücreti yönünden hüküm kurulması doğru olmayıp ayrı bir bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 14.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog