7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/6099 E. , 2014/12967 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 7. İş Mahkemesi
Tarihi : 04/03/2014
Numarası : 2012/1313-2014/125
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde montaj işçisi olarak çalışırken iş akdinin, işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini, istifa etmek suretiyle kendisinin sonlandırdığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının haklı neden olmadan feshettiği ve istifa dilekçesinin baskı altında alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin hangi tarafça feshedildiği ve feshin haklı olup olmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17 nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında Yasada işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamaz. Somut olayda, davacı iş sözleşmesini, davalı işverence haksız ve ihbarsız feshedildiğini iddia etmiş; davalı ise, davacının istifa etmek suretiyle ayrıldığını tazminata hak kazanamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatın isteklerinin kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Dosya içinde, davacının istifa ettiğine dair 12.9.2012 tarihli istifa dilekçesi bulunmaktadır. Davacı, sözkonusu belgenin kendi el ürünü olduğunu kabul etmiş, ancak baskı ile alındığını ileri sürmüştür. Davacı sözkonusu istifa dilekçesinde sebep belirtmediği gibi baskı ile alındığını da ispat etmiş değildir. Hal böyle olunca, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulüne hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.