Esas No
E. 2022/2284
Karar No
K. 2023/5946
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/2284 E.  ,  2023/5946 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında 22.02.2017 tarihli çinko ve kurşun cevherini alım ve satım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin davalı taraflara toplam 350.000 USD ödeme yaptığını, davalıların edimleri olan malzemeyi teslim etmemeleri nedeniyle müvekkilinin ciddi anlamda maddi kayıp yaşadığını ileri sürerek müvekkilinin davalılara yapmış olduğu ödeme miktarının tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL, sözleşmedeki cezai şart miktarı için şimdilik 100.000,00 TL, teslim edilmeyen çinko ve kurşun cevheri sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlar, mahrum kaldığı kar ve yitirmiş olduğu ticari itibar için de şimdilik 100.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yabancı ülke vatandaşı olan davacının teminat göstermesi gerektiğini, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkilleri ... ve ...'ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşmede belirtilen ödemeyi yapmadığını, davacının mal teslimine müteakip ödeme yapma taahhüdü üzerine müvekkilinin sözleşme konusu çinkoyu davacıya teslim ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye göre tarafların en az 24000 ton cevher alım satımı konusunda anlaştıkları, bu miktardaki malın 24 ay boyunca 1000'er ton şeklinde davacıya verileceği, davacının 100.000 USD yi sözleşme imzasından sonra peşin ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bunun karşılığında davalıların ipotek vereceği, sözleşme gereği ödemenin davacı tarafça yapılıp yapılmadığının ve bu kapsamda mal tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından davalı şirketin ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelendiği, malın davacıya teslimimin yapıldığını veya ödemelerin davacı tarafça davalıya yapıldığını tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılara 350.000 USD ödeme yaptığını ancak malın teslim edilmediğini, taraflar arasında yapılan yazışmalarda-ihtarnamelerde bu durumun açıkça ortaya konulduğunu, müvekkilinin İran vatandaşı olması nedeniyle Türkiye'de banka hesabının bulunmadığını ve ödemeleri elden yaptığını, sözleşmede davalı şirketin vermiş olduğu taahhüdü yerine getirmediğinden davalıların müvekkiline cezai müeyyide olarak ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bilirkişinin bu hususta bir değerlendirme yapmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 97 nci maddesine göre karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesi uyarınca sözleşmenin imzalanması ile beraber davacının 100.000 USD peşin ödeyeceği, 6 ncı madde ile de sözleşme tarihinden iki ay sonra ilk sevkiyatın yapılacağı kararlaştırılmış olup, buna göre davacının malın teslimi ve sonrası için gecikme cezası bedeli ve kar mahrumiyeti talebinde bulunabilmesi için 6098 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi uyarınca para ödeme edimini öncelikle yerine getirmesi gerektiği, davacı vekilinin dava ve istinaf dilekçesinde sözleşme konusu paranın elden verildiğini, davalıya gönderilen ihtarlara verilen cevaplar ile davalının ödemeyi aldığını ikrar ettiğini ileri sürdüğü ancak ihtarnamelerde dava konusu edilen para miktarını belirten ve açıkça aldığını beyan eden ifade olmadığı gibi, davacı tarafından gönderilen 06.06.2018 tarihli ihtarnamede toplam 250.000 USD verildiği beyan edildiği halde, dava dilekçesinde toplam 350.000 USD ödeme yapıldığının iddia edildiği, ancak buna dair usulüne uygun delil sunulmadığı, zikredilen Kanun'un 97 nci maddesi uyarınca davacının kendi edimini yerine getirmeden talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalıların edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle ödenen meblağın iadesi ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6098 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187 nci ve devamı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Davacı yan taraflar arasında düzenlenen 22.02.2017 tarihli çinko ve kurşun cevherini alım ve satım sözleşmesi uyarınca kendi edimini yerine getirerek ödeme yapmasına rağmen davalıların sözleşme kapsamında mal teslimi yapmadığını ileri sürerek ödediği meblağın iadesi ile uğranılan zararının tazminini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde "... Davacının talebi ile 08.09.2017 tarihinde tanıklar huzurunda yapılan sözlü anlaşma gereği ve sözleşmenin devamını sağlamak üzere nakliye ücretini(5.000 Euro) karşılamak şartıyla ( alıcı tarafından ödemede yaşanan gecikme dolayısıyla satıcıya ait nakliye ücreti bu seferle sınırlı olarak alıcıya yüklenmiştir) davacının mal teslimine müteakip ödeme yapma taahhüdü üzerine mal teslim talebi müvekkil firma yetkilisi tarafından kabul edilerek davacı tarafından bildirilen adreste, bildirilen kişiye ilk teslimat yapılmıştır..." beyanında bulunulmuştur.

3.Ayrıca, davacı tarafından davalıya gönderilen 13403 yevmiye numaralı ve 04.06.2018 tarihli ihtarnamede sözleşme gereği malların teslimatının yapılması, malların teslim edilmemesi halinde ise davalıya ödenen 100.000 USD ve 150.000 USD olmak üzere toplam 250.000 USD nin tarafına iade edilmesi talep edilmiş, davalı yanca davacıya gönderilen 19.06.2018 tarihli cevabi ihtarnamede ise "...müvekkil şirket tarafından aktedilen sözleşmeye uygun şart, koşul ve süreler içerisinde ürün ve mallar akit tarafı olan Mohamet Shahmoradi'nin belirttiği yer, adres ve belirtilen şahıs ve şirketlere teslim edilmiştir. Mal ve ürünlerin teslim edileceği yer kişi/kurum teslimat yeri ve saati Mohamet Shahmoradi tarafından belirtilmiş olup, anlaşma ve sözleşmeye uygun bir şekilde ürün teslimatı yapılmıştır.İlgili fatura ve teslimat evrakları şirkette olup istenildiğinde tarafınıza gönderilecektir..." beyanında bulunulmuştur.

4.Gerek davalının cevap dilekçesindeki beyanı gerekse ihtarname içeriğindeki beyanlarına göre davacının, davalıya aralarındaki çinko alım satımına dair sözleşme uyarınca 250.000 USD nin ödendiği sabittir.

5.Davalı taraf sözleşmeye uygun olarak ürünün tamamının davacının belirttiği yer, adres, şahıs veya şirkete teslim ettiğini savunmuş olmakla ispat yükünün artık davalı yan üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Kısaca, davalı sözleşme uyarınca alınan 250.000 USD karşılığı olan malların davacının talimatı uyarınca üçüncü kişilere teslim ettiğini ispatla yükümlüdür.

6.Mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülerek ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunun kabulüyle, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

7.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog