7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/4663 E. , 2014/13322 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi :19/12/2013
Numarası :2012/491-2013/780
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, S.. Y.. Çocuk Yuvasında 2009 yılı Şubat ayından 2011 yılı Ağustos ayına kadar temizlik elemanı olarak davalı şirket işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı kurumun isteğiyle davalı şirket tarafından feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı Bakanlık, davacının davalı idareye bağlı çocuk yuvasında ihaleyi alan şirket işçisi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarından davalı firmanın sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket, davalı kurum aleyhine gizli kamera ile çekim yapıldığının tespit edildiğini, görüntülerde davacının da kurum aleyhine yapılan çekimlerde yer aldığının ve kurum aleyhine sözler sarf ettiğinin belirlendiğini, davacının yazılı savunmasında kayıtlardaki sözleri söylediğini kabul ettiğini, davacının durumun ortaya çıkması üzerine iki kez sağlık raporu aldığını, sağlık raporlarının bittiği tarihten itibaren mazeretsiz işe devam etmemesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, uzun yıllar çalışan bir işçinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden işyerinden ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, işe gelmeme tutanaklarının düzenlenmesinin her zaman mümkün olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatı gerektirecek şekilde iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 07.30-16.00 ve 11.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını beyanla fazla mesai alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının 07.00-16.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi ile haftada 48 saat çalıştığı, davacının ilave olarak haftada 2 saat daha çalıştığı, davacının haftalık çalışmasının 50 saat olduğu ve 5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
HMK’nın 26.maddesine göre Hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına hükmedemez.
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanına göre davacının 07.30-16.00 ve 11.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmesine rağmen davacının talebi aşılarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalıdır. Ayrıca davacının belirttiği çalışma saatlerinden ara dinlenmeler mahsup edildiğinde davacının fazla çalışması olmadığı ortadadır. Davacının fazla mesai ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
3.Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tanık beyanlarına göre ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de dosyaya davacının imzasının bulunduğu devam çizelgelerinin sunulduğu görülmektedir. Dosyaya sunulan devam çizgeleri dikkate alınarak davacının ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.