4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/23749 E. , 2023/1191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen bir aracın 08.07.2020 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri ve 600,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 142.606,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.060,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.886,00 TL bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 162.552,90 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yönetmeliğe uygun rapor sunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, tarafların kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı tarafından sunulan raporun kaza tarihinden itibaren bir yıl geçmeden düzenlendiği, bu nedenle raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğu, davalıya başvuru sırasında usulüne uygun düzenlenmiş rapor sunulmadığından başvuru şartının yerine getirilmediği" gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet tespitinin teknik bir konu olduğunu, bu hususta tereddüt oluşması halinde öncelikle yapılması gerekenin yetkili bir hastaneden rapor alınmasına karar vermek olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun yetkili kuruluş olan üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalından alındığını, uzman hekimler tarafından müvekkilinin fiziki muayenesi de yapılarak raporun düzenlendiğini, ara karar ile maluliyet raporu talep edilmeksizin başvurunun reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı tarafından sunulan raporun Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından alındığı, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak ve davacının fiziki muayenesi yapılarak raporun düzenlendiği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının da kurulduğu, bu nedenle ... kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, kusur raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hesaplamanın Yargıtay'ın son uygulamalarına uygun şekilde yapıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi kapsamındaki tedavi gideri niteliğinde olmayan belgelenemeyen ve yapılması mutat olan tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalının sorumlu olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 142.606,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.060,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.886,00 TL bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 162.552,90 TL'nin 29.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yönetmelikte belirtilen bir yıllık iyileşme süresi dolmadan düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını, bu nedenle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı giderinin müvekkilin sorumluluğunda olmadığını, SGK tarafından davacıya yapılmış bir ödeme olması halinde bu ödemenin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca müterafik kusur indirimi de yapılması gerektiğini, müvekkil usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz başlangıç tarihinin yanlış hesaplandığını, davacı lehine yüksek vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 266 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci ve 91 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden sorumluluğu bulunmasına, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı gereğince hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesine, faiz başlangıç tarihinin kanuna uygun şekilde belirlenmesi ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosyanın incelenmesinde; dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza tespit tutanağının düzenlenmediği, ancak kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüsünün mevcut olduğu, davalıya yapılan başvuru sırasında alınan kusur raporunda meydana gelen kazada plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %60 oranında, davacının %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda ise plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, ani gelişen olayda davacının aldığı tedbire rağmen kazayı önleyemediği ve başkaca alınacak önlem olmadığından kusursuz olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu hali ile davalı tarafından alınan kusur raporu ve ... tarafından alınan kusur raporları birbiriyle çelişkilidir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de dosya arasına alındıktan sonra tüm dosya kapsamı gözetilerek kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.Dosyada mevcut belgelerden; davacının motosikletli kurye olarak çalıştığı ve kazanın da bu faaliyet sırasında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Hastane kayıtlarında da olay iş kazası olarak yer aldığından dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir.
Davalı tarafça davacıya SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmişse de İtiraz Hakem Heyetince bu hususta bir araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince, SGK'dan davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği(iş kazası sigorta kolundan yapılıp yapılmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının araştırılması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması halinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir.
4.Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arz etmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşik içtihatlarındandır.
Somut olayda; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının 65 yaşına kadar aktif, 65 yaş sonrası pasif dönem ayrımı yapılarak muhtemel bakiye ... süresine göre tazminatın belirlendiği görülmektedir. Oysaki Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, davacının 60 yaşına kadar olan muhtemel yaşam süresinin aktif devre ve 60 yaşından sonraki muhtemel ... süresinin pasif devre olarak belirlenmesinden sonra, pasif devre için AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir. Bu yönüyle rapor hatalı olup, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Değerlendirme bölümünün (2 ), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
06.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.