4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2010/15468 E. , 2012/31681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca katılanlar ..., sanık ... ve Üst Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
B-Öbür hükümlere yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1.Katılan ...'ya yönelik silahlı tehdit eylemine ve yükletilen suça yönelik katılan ...'nun temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Katılan ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde ise, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a-Yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında takdiri indirim uygulanan ve hükmolunan hapis cezası ertelenen sanığın adli sicil kaydında görülen hükümlülüğünün ceza kararnamesine ilişkin olması, ceza kararnamesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceğinin anlaşılması ve karardan sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1.fıkrası ile CMK'nın 231/5. maddesinde öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve anılan Yasa maddesinin 2.fıkrası ile de CMK'nın 231/14. maddesindeki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, b-Hükmolunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/3 madde ve fıkrası uyarınca aynı maddesinin 1. fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarının (e) bendi hariç hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olduğu ve seçenekli olarak uygulanmayacağı gözetilmeden, anılan fıkranın sadece a,b,d bendlerinin uygulanmasına karar verilerek infaz yetkisinin kısıtlanması sonucunu doğuracak biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ile katılan ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.