Esas No
E. 2013/6032
Karar No
K. 2013/27142
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme
Aramaya Dön
YARGITAY

12. Ceza Dairesi

E. 2013/6032 K. 2013/27142 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/6032, K. 2013/27142, T. 27.11.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/6032
Karar No
2013/27142
Karar Tarihi
27.11.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

12. Ceza Dairesi         2013/6032 E.  ,  2013/27142 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle öldürme

Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6.maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tam kusurlu olarak olaya sebebiyet veren sanık hakkında asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında tayin edilen 1 yıl 8 ay hapis cezanın adli para cezasına çevrilmesi sırasında, bir yıl 365 gün yerine 360 gün olarak hesap edilmesi nedeniyle hesap hatası yapılarak sonuçta 12100 TL yerine 12000 TL olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1.5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, suç tarihi itibariyle sanığın sabıkasının bulunmadığı, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmadığı,ölenin mirasçıları ile sanık arasında yapılan ve 14.03.2008 tarihli protokolde ölenin eşi ve çocuklarından oluşan mirasçılarına sanık tarafından 90.000 TL ödendiği ve ölenin mirasçılarının da bunun karşılığı olarak maddi ve manevi tazminat davası açmayacaklarının ve ceza davasında müşteki ve müdahil sıfatıyla yer almayacaklarının belirtildiği, bu suretle sanığın ölenin mirasçılarına maddi ve manevi tazminatı ödediğinin anlaşıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında manevi zararın, zarar kavramı içinde değerlendirilemeyecek olması ve maddi zararın da sadece mirasçılar tarafından talep edilebilir olması gözetilerek, ölenin annesi, babası ve kardeşleri olan katılanların zararlarının giderilmediğinden ve sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmediğinden bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan "kastın yoğunluğu" kıstası uygulanamayacağı gözetilmeksizin, temel cezanın belirlenmesinde “failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik” in gerekçe gösterilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog