Esas No
E. 2023/5934
Karar No
K. 2023/5337
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2023/5934 E.  ,  2023/5337 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Borçlunun ödeme şartını ihlali
İNCELEME KONUSUS KARAR: Tazyik Hapsi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : ... Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Osmaniye İcra Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/122 Esas, 2022/252 sayılı kararı ile sanık ...'in, borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/204 değişik iş sayılı kararı ile hükmün 02.11.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 94660652-105-80-34293-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/59350 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB- 2023/59350 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği halde, 15.10.2021 tarihinde alınan taahhütnamede, icra gideri olmadığı halde baro pulu ücretinin gider olarak gösterildiği ve bu nedenle borçlu tarafından verilen taahhüdün geçerli olmadığı cihetle, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Sanığın, yargılama konusu eylemi için 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinde "üç aya kadar tazyik hapsi" öngörüldüğü belirlenmiştir.

2.2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesi "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 2/l. maddesinde disiplin hapsi; "Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi" olarak tanımlanmıştır.

4.2004 sayılı Kanun'un da icra suçlarıyla ilgili hükümlerin 331 ilâ 345/b maddeleri arasında, muhakeme usulüne ilişkin hükümlerinin ise 346 ilâ 354 üncü maddelerinde düzenlendiği, icra suçlarının, suç olarak düzenlenmek suretiyle hapis ve adlî para cezası şeklinde yaptırımlara bağlananlar ile disiplin veya tazyik hapsi yaptırımına bağlananlar şeklinde ikili bir ayrıma tâbi tutulduğu, disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.

5.2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin ayrı ayrı gösterilmemesi halinde taahhütte belirsizlik oluşacağından taahhüt geçerli olmayacaktır.

6.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin 1. fıkrasında; "Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer." hükmü uyarınca, dava ve ceza İİK'nın 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşecektir.

7.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine konu dosya kapsamında, Osmaniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/204 değişik iş sayılı kararına karşı Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, alacaklı vekili tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulduktan sonra, aynı vekilin uyap üzerinden gönderdiği 16.01.2023 tarihli dilekçesi ile vekaletnamedeki yetkisine dayanarak şikayetten feragat ettiği, Osmaniye İcra Ceza Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli ve 2022/122 Esas, 2022/252 Karar sayılı ek kararıyla şikayetçi vekilinin feragatı nedeniyle İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki cezanın bütün neticeleri ile düşürülmesine karar verildiği cihetle; incelenen dosyada yasaya aykırılığı ve hükmün infazını engelleyen düşme kararının bulunması nedeniyle kanun yararına bozma isteği konusuz kaldığından,yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog