4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/16208 E. , 2023/1651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.12.2018 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın çift taraflı trafik kazasına karışması sonucu yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak zararın karşılanmadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 9.199,81 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 90.417,38 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranının netleştirilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını zira yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğine göre değerlendirme yapıldığında maluliyet oranı bulunmadığını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmiş rapor ile başvurulması gerektiğini, sunulan raporun her iki yönetmelikte belirtilen şekil şartlarına da uymadığını, emniyet kemeri hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olmadığını, kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini, ayrıca yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talebin kabulüne; 90.417,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.199,81 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 99.617,19 TL’nin 19.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aldıkları medikal rapora göre başvuranda maluliyetin oluşmadığının saptandığını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. A. 5/b uyarınca geçici iş göremezlik giderinin SGK'nin sorumluluğunda olduğunu, başvuranın kask takmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, başvuran lehine 1/5 oranında avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne ve vekalet ücreti yönünden karar düzeltilerek sair itirazların reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 04.04.2022 tarihli 2021/13139 E. 2022/6707 sayılı kararı ile "...Davacı Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince şikayetçinin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak davacıya teminat yatırması için süre verilmiş, süresi içinde teminat yatırılmakla, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne (vekalet ücreti yönünden karar düzeltilerek) sair itirazların reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıda maluliyet oluşmadığına yönelik savunmalarının yeterince değerlendirilmediğini, bağımsız medikal firmanın maluliyet raporu ile sunulan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kask kullanmadığından müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, İtiraz Hakem Heyetinin maluliyete ilişkin rapor almamasının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmadığını, kurulun hatalı teşkil ettiğini, yönetmelikte belirlenen uzmanları içermediğini, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı kurulmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, raporun ATK tarafından düzenlenmiş olması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, sigorta poliçesinin zenginleşme aracı olamayacağını, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, faiz başlangıcının aktüer rapor tarihi olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı Doğa Sigorta AŞ vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 20.12.2018 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.