13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında mal ve hizmet alımına ilişkin esas ve usullere göre yapılacak hizmet alımları Tip Sözleşme isimli, kargo, kurye gönderinin 55 motorsikletli işçi ile dağıtılması işi konulu sözleşme akdedildiğini, şirketlerince 3065 sayılı KDV Kanunun 9.maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkette yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10’unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip, kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamı davalı şirkette ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranında tevkif KDV’yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371.maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine ödendiğini, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV’nin tevkifat yapmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle şirketlerinin üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığından sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında şirketlerince adlarına vergi dairesine yatırılan 109.439,40 TL’nin şirketlerine iade edilmesi gerektiğini, şirketleri tarafından bu bedelin davalıya ödenmesi rağmen ayrıca KDV tevkifatı yapılarak şirketlerince ---.no.lu KDV beyannamelerinde yapılan düzeltme işlemi neticesinde 1.290,99 TL ceza ile birlikte toplam 109.439,02 TL ödendiğini beyan ederek, davalı şirketin taşınır, taşınmaz, bankadaki mevduatları ve üçüncü kişilerde hak ve alacakları hakkında şimdilik 64.261,52 TL’lik ihtiyati haciz kararı verilmesine, 64.261,52 TL’nin 13.03.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına çıkartılan tebligatın iade dönmesi üzerine, TK 35'teki usule göre usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-----Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca tarafların edimlerini eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, buna bağlı olarak davacının davalıdan 64.241,52 TL alacağı olup olmadığına dair tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, davalı tarafın ihtiyati haciz talebi ara kararla değerlendirilmiş, ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek mali müşavir bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş; 11.05.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve sözleşme ışığında, taraflara ait BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacı açısından KDV tevkifatına tabii olduğu ve davalı tarafından kesilen faturalarda tahakkuk eden KDV'nin 9/10 tevkivat uygulanması gerektiği, fakat davacı tarafından faturalar bu şekilde düzenlenmediğinden, KDV'nin tamamı davacı tarafından davalıya ödendiği gibi, vergi dairesine de bu faturalardan kaynaklanan 108.148,93 TL'lik KDV'nin 1.290,99 TL ceza ile birlikte 109.439,02 TL olarak ödendiği, davalının davacı aleyhine 108.148,93 TL sebepsiz zenginleştiği, yine davalının sözleşmesel kusuru ve edimini gereği gibi ifa edememesi sebebiyle davacının 1.290,99 TL ceza ödediği, bu kapsamda davacının davalıdan 109.439,02 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından huzurdaki davada 64.241,52 TL talep edildiği. Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2. Maddesi hükmünce, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olması halinde bildirim tarihinden itibaren, iyiniyetli olmaması halinde zenginleşmenin gerçekleştiği (haksız iktisap) tarihten itibaren temerrüt faizi istenebileceği, davacı tarafından davalıya gönderilen 26.02.2021 tarihli yazının ne zaman tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bir evraka rastlanılmadığı, bununla beraber ilgili yazıda davalıya ödeme için 30 günlük süre verildiği rapor edilmiş olup, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmadığı, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, 17.10.2023 tarihli celsede, dosyanın aydınlatılabilmesi ve eksik bir husus kalmaması amacı ile raporun sonuç kısmında belirtilen davacı tarafça davalı tarafa gönderilen 26.02.2021 tarihli yazının ne zaman tebliğ edildiği ve tebliğine ilişkin evrakın dosyaya sunulması amacı ile davacı vekiline süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 19.10.2023 tarihli beyan dilekçesine göre, ilgili yazının 13.03.2021 tarihinde iade edildiği ve davalı tarafa herhangi bir tebligat yapılmadığı, yine dosyada davalının kötü niyetine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığından, bu iki husus birlikte değerlendirilerek temerrüdün dava tarihinde gerçekleştiği kanaati mahkememizde hasıl olmuş, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve ilgili kanun hükümlerine göre, sebepsiz zenginleşmeye bağlı olarak, davacı tarafın, ödemiş olduğu 64.241,52 TL'nin, davalı taraftan rücuen isteyebilmesinin mümkün olduğu, yukarıda da ayrıntılı izah edildiği şekilde dava tarihi olan 06.06.2022 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki faaliyetin ticari iş sayılması ve avans faizinin talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber davanın kabulü ile toplam 64.241,52 TL'nin 06.06.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile, toplam 64.241,52 TL'nin 06.06.2022 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.388,34 TL harçtan peşin alınan 1.097,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.291,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 1.097,09 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 250,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.347,59 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde-----Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.