Esas No
E. 2023/9767
Karar No
K. 2023/10362
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2023/9767 K. 2023/10362 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9767, K. 2023/10362, T. 26.10.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9767
Karar No
2023/10362
Karar Tarihi
26.10.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2023/9767 E.  ,  2023/10362 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/633 E., 2023/1405 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/185 E., 2022/349 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin eşi ...’un 25.01.2018 tarihinde çalıştığı iş yerinden görevi gereği ...'den ...'a giderken THY uçağında seyahat halinde iken kalp krizi geçirerek ...'da Kurtköy Ersoy Hastanesi’ne kaldırıldığını, ancak kurtarılamayarak vefat ettiğini beyanla eşinin vefatının iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, olayın iş kazası olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Konak SGM 'nin 29.05.2020 tarihli Ünite Kararı ile davacı murisi ...'un 25.01.2018 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğu yönünde karar verildiği, akabinde 13.07.2020 tarihli, 121956/04/İR/03 sayılı SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İnceleme Raporu ile söz konusu kazanın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceği yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.

Davacı tanığı ...'nın talimat ile alınan beyanında “Ben olay günü davacı ile aynı uçakta idim. Kendisi yanımda oturuyordu. ...’de ki bir konferanstan dönüyorduk. Ben Yeditepe Üniversitesinde görevli idim. Kendisi davalı ilaç şirketinin görevlendirmesi üzerine bu konferansa katılmış idi. Dönüş yolculuğu sırasında kendisi uçakta kalp krizi geçirdi. Kendisine uçakta müdahale edildi. Uçak indikten sonra ambulans ile hastaneye kaldırılırken kendisi vefat etmiştir. ...’de bulunan konferansı konusu zerdeçalın sağlık üzerindeki etkileri ile ilgiliydi. Konferansı davalı Neptün ilaç düzenlemiştir. Ben konuşmacı olarak davalı şirketin daveti üzerine konferansa katıldım. Konferansa katılım sırasında yanıma eşlik etmek üzere...şirket tarafından görevlendirildi. Konferans sırasında ve dönüş esnasında kendisi bana refakat etmiştir.” dediği, Davacı tanığı ..., ara duruşmada verdiği beyanında; “Ben davalı şirkette 2016-2019 tarihleri arasında kanal müdürü olarak çalıştım. Davacının eşi ...'de davalı işyerinde yönetici olarak çalışırdı. Kendisiyle bir hafta ara ile davalı işyerinde çalışmaya başladık. Davacının eşi vefat edinceye kadar davalı işyerinde çalıştı. Şirketimiz gıda takviye ürünlerini doktorlara ve eczanelere tanıtan ve satan bir şirketti. Ben 24 Ocak 2018 tarihinde Salihli'de doktorlara ürün tanıtımı için bir toplantı düzenlemiştim. Toplantıya şirketin ... şubesinde yönetici olarak çalışan davacının vefat eden eşi ...'i de çağırdım. ... uçak ile ...'e geldi. Salihli'de toplantımızı yaptık. Dönüş yolunda uçakta kalp krizi geçirdiğini ve vefat ettiğini duydum. Kalp krizi anına şahit olmadım ancak...kalp krizi geçirdiğinde iş toplantısından dönmekteydi. Konuyla ilgili bildiklerim bundan ibarettir dedi. İş toplantılarına gidiş dönüş masraflarını şirket karşılamaktaydı, kendi cebimizden ödersek ve daha sonradan faturaları şirkete ibraz edip fatura bedellerini almaktaydık. Yani sonuç olarak iş seyahat giderleri şirket tarafından karşılanmaktaydı. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." ifadesini verdiği görülmüştür.

Dosya Kardiyolog Bilirkişi Dr. ..., iş güvenliği uzmanı bilirkişiler ... ve ...'e tevdi olunmuş, bilirkişiler 03.01.2023 tarihli raporunu dosyaya ibraz etmişlerdir. Raporda davacı murisi ...'un 25.01.2018 tarihinde meydana gelen ve ölümü ile sonuçlanan kalp krizi olayının, yürütülmekte olan iş nedeniyle yapılmakta olan iş seyahatinde meydana gelmesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 13/1 inci maddesinin a ve b bendi uyarınca iş kazası olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir.

Dosya Kardiyolog Bilirkişi Dr. ..., iş güvenliği uzmanı bilirkişiler ... ve...'a tevdi olunmuş, bilirkişiler 27.07.2022 tarihli raporunu dosyaya ibraz etmişlerdir. Söz konusu raporda da "Davacı murisi ...'un 25.01.2018 tarihinde uçak yolculuğu esnasında meydana gelen kalp krizi sonucu ölümü ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun'un 13/1 inci maddesinin a ve b bendi uyarınca iş kazası olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. ... Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacı murisi ...'un, davalı şirkete ait ... sicil sayılı işyerinde ilaç satış ve pazarlama elemanı olarak çalıştığı, 25.01.2018 tarihinde vefat ettiği, Kuruma 29.01.2018 tarihinde bildirim yapıldığı görülmektedir.

Müteveffa ... 03.10.2016 tarihinde Neptün İlaç San. Tic. Ltd. Şti.'de "satış ve pazarlama elamanı" olarak çalışmaya başladığı, müteveffa ... 25.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizi esnasında Neptün İlaç San Tic.Ltd.Şti. de yaklaşık 16 aylık çalışma süresi olduğu, olayın, davalı işveren Neptün İlaç San. Tic. Ltd. Şti, tarafından 29.01.2018 tarihinde iş kazası olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına bildirildiği, işveren vekili Ayşe Gövem SGK müfettişliğine verdiği ifadesinden ve tanık beyanlarından davacının iş sebebiyle yaptığı uçak yolculuğu esnasında geçirdiği iş kazası sebebi ile kalp krizi geçirdiği, dosyada yer alan ve birbirini doğrulayan iki kusur heyeti raporu ile sabit olduğu üzere davacı murisinin ölümüne yol açan kalp krizi olayının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin a ve b bendi gereğince iş kazası olduğu" gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile Davacı murisi ...'un, 25.01.2018 tarihinde uçak yolculuğu esnasında meydana gelen kalp krizi sonucu ölümü ile sonuçlanan olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, Kurum müfettişi tarafından olayın iş kazası olmadığının belirlendiğini, müfettiş raporunun aksinin kanıtlanamadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İstinaf Kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede ve özellikle; davacının eşinin davalı şirkette çalıştığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaması, tanıklar ... ve ...'ın beyanlarından davacının eşinin davalı şirket tarafından düzenlenen bir konferansta görevlendirilmesi nedeni ile uçakla ...'den ...'a gitmekte olması hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle; "Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının murisi ...'un, davalı şirket bünyesinde çalışmakta iken 25.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizinin iş kazası olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d)(Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.

İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.

İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3).

3.Değerlendirme

Eldeki davada, davacı murisinin gıda takviye ürünlerini doktor ve eczacılara tanıtan ve satan davalı şirket tarafından ilaç satış ve pazarlama elamanı olarak 25.01.2018 tarihinde ...’daki bir iş toplantısına katılmak üzere görevlendirilerek ...’den uçağa bindiği, uçakta kalp krizi geçirip vefat ettiği, davalı Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 13.07.2020 tarihli ve 121956/04/İR/03 sayılı raporda; davacının eşinin geçirdiği kalp krizinin iş yeri sınırları içerisinde gerçekleşmediği, ayrıca işverence görevli olarak başka bir yere gönderilen sigortalının işini yapmaksızın geçen zamanlarda kaza olayının meydana geldiği yönünde herhangi bir tespit yapılamadığı, işveren ile yapılan telefon görüşmesinde ve iş yeri kayıtlarında davacının eşinin görevli olarak uçak yolculuğu yaptığına dair belge elde edilemediği, iş yeri tarafından sigortalının uçak biletinin gider olarak gösterilmediği gerekçeleri ile olayın iş kazası olmadığının bildirildiği; 25.01.2018 tarihli ölüm belgesinde "konjestif kalp yetmezliği; altta yatan durum varsa: şok-tanımlanmamış" ibarelerinin yer aldığı, dinlenilen tanıkların seyahatin iş seyahati olduğunu ve davacının eşinin uçakta kalp krizi geçirdiğini beyan etmeleri ve dosya kapsamındaki bilgiler muvacehesinde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacı murisinin uçakla yolculuk yaptığına, ölümün gerçekleştiği gün öncesinde görevlendirildiğine ve kaldığı otele ait kayıtlara dair dosyada belge bulunmadığı, bu bağlamda iş kazasının gerçekleştiğine ilişkin şüpheye yer bırakmayacak şekilde yeterli bir araştırma yapılmadığı anlaşıldığından; Mahkemece öncelikle muris sigortalının işveren tarafından toplantı için görevlendirildiğine dair deliller toplanılmalı ve nerede görevlendirildiği üzerinde durulmalı, bunun için uçak bileti ve kaldığı otel araştırılmalı, bunların tarihlerine göre yolda görev sırasında kalp krizi geçirip geçirmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog