11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının 28.06.2019 günü sabah 09:05 saatlerinde ----Mahallesi---- soakakta kazaya uğradığını ve kalıcı olarak yaralandığını, davacıya çarpan aracın davalı şirket tarafından sigortalandığını, davacıya çarpan aracın kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalı sigorta şirketlinden 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca belirlenmesi ile temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan sorumluğu oranında mahkemece belirlenecek maddi tazminatın takdir edilerek tahsiline karar verilmesini ;davalı sigorta şirketinden 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca belirlenmesi ile temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu oranında mahkemece belirlenecek tedavi giderlerinin takdir edilerek tahsiline karar verilmesini ;davalı sigorta şirketinden 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca belirlenmesi ile temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu oranında mahkemece belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatının takdir edilerek tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasına konu -----plaka sayılı aracın müvekkili olan davalı şirket nezdinde -----Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, işbu dava dile davalı şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde zarara uğradığını iddia eden davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, davacı tarafın sigorta şirketine başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin öninceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun; 28/06/2019 tarihinde meydana geldiği bildirilen kaza neticesinde davacıda geçici / sürekli iş görememezlik durumunun meydana gelip gelmediği, gelmiş ise bunun oranı ve miktaren tazminat külfeti, yapılan tedavi gideri olup olmadığı, kazaya karışanların kusur durum ve oranı ile bir alacak bulunması halinde bundan davalının sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Adli yardım talebi üzerine Mahkememizin 21/01/2022 tarihli ara kararı;"Adli yardım HMK 334/1. Maddesinde; "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler....(3)Yabancıların adli yardımdan yaralanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Davacının aslen-----vatandaşı olduğu ve Türkiye'de geçici kimlik belgesi alarak bulunduğu anlaşılmakla, adli yardım talebinin karşılılklılık şartı bakımından da incelenmesi gerekmiştir. Karşılıklılıktan amaç davacı bulunan yabancının mensup olduğu devlette Türk vatandaşları için de aynı muafiyetin tanınabilmesidir. Karşılıklılık, Türk Milletlerarası Özel Hukuku kapsamında akdi, kanuni ve fiili olmak üzere üç ayrı şekilde sağlanabilmektedir. Akdi karşılıklılık, Türkiye Cumhuriyeti ile teminat göstermesi gereken gerçek ya da tüzel kişi davacı, müdahil ya da icra takibi yapan tarafın vatandaşı olduğu devlet arasında teminattan muafiyeti öngören ikili ya da çok taraflı anlaşmanın varlığı halinde sağlanmış olacaktır. Hukuk Usulüne dair Lahey Sözleşmesine Türkiye Cumhuriyeti Devleti taraf olmakla birlikte, davacının mensubu bulunduğu ----- Cumhuriyeti Devleti sözleşme tarafı değildir. Bununla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ---- arasında 09/04/2009 tarihinde imzalanan ve 15/06/2011 tarih ve ----sayılı ----- yayımlanmış olan "Türkiye Cumhuriyeti ile----- arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşması" mevcuttur. Söz konusu anlaşma 20/10/2011 tarihinde yürürlüğe girmişse de, onay süreci tamamlanan uluslararası anlaşmaların iç hukuk bakımından yürürlüğe giriş tarihinin tespiti için 244 sayılı Kanun 3. Maddesi çerçevesinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi çıkarılması gerektiği, sürecin sonuçlanmadığı ve akim kaldığı, bu halde iki ülke arasında hukuki ve fiili olarak karşışıklılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Talebin diğer koşullar yönünden değerlendirilmesi halinde ise;
HMK 336/2 Maddesi uyarınca adli yardım talebinde bulunan tarafın iddiasını dayandırdığı delillerle birlikte yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunması zorunlu olup, davacı tarafından kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşmeksizin davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen acz içinde olduğunu ispat edecek belge ve delil sunulmadığı, muhtarlıktan alınan fakirlik belgesinin yeterli olmadığı görülmekle adli yardım talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir.
Mahkememizin 22/11/2022 tarihli celsesi yönünden davacı vekilinin e- duruşma talep ettiği,
Mahkememizce kabul edildiği ancak UYAP sistemindeki teknik aksaklık nedeni ile bağlantı kurulamadığından davacı vekilinin anılı celse bakımından mazeretli sayılmasına ve duruşma gün ve saatinin taraf vekillerine tebliğine karar verildiği, yine aynı tarihli celse de ;'' Göç İdaresinden gelen yazı cevabı dikkate alınarak ; 6100 Sayılı HMK m.114/1-ğ uyarınca davada harca esas değerin 9.000,00-TL olarak gösterildiği dikkate alınarak; %15'i tutarındaki 1.350,00-TL yabancılık teminatının işbu duruşma tutanağının tebliğinden itibaren başlamak üzere davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi halde HMK m.114/1-ğ, 115 kapsamında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin'' davacı vekiline duruşma tutanağının tebliği ile ihtarına karar verilerek duruşmanın 10/01/2023 tarihine ertelendiği,
Mahkememizin 22/11/2023 tarihli duruşma tutanağı ile celse ara kararlarının davacı vekiline 29/11/2022 tarihinde ----- yolu ile tebliğ edildiği, davacı tarafın duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, buna karşın 10/01/2023 tarihli celsede davacının/vekilinin hazır bulunmadığı, mübaşir tarafından usulüne uygun çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, herhangi bir mazeret de bildirmediği, taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK. m.150 gereğince işlemden kaldırılmasına ve duruşma tutanağının taraf vekillerine tebliğine karar verildiği, 10/01/2023 tarihli duruşma tutanağının 17/01/2023 tarihinde davacı vekiline ----- yolu ile tebliğ edildiği görülmüştür.
Yargılamanın 10/01/2023 tarihli celsesinde takip edilmeyen dosyanın HMK. m.150 gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı, 10/01/2023 tarihinden itibaren üç ay içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından; 6100 sayılı HMK 150/1-5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.)Dava dosyasının 10/01/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçtiği halde yenilenmediği anlaşıldığından HMK.150/5. Maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.)Karar tarihinde alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin yatırılan 153,69-TL harcın mahsubu ile 116,16-TLbakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6.)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip 6100 sayılı HMK. madde 333/1 uyarınca ilgili tarafına iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleneme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki (2) hafta içinde ------Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.