4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/14556 E. , 2023/2013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait olup diğer davalı ... tarafından sevk ve idare edilen araç ile müvekkili ... tarafından sevk ve idare edilen motosikletin 29.09.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, meydana gelen kazada davalı araç sürücünün kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkili ...'un yatağa bağlı hale geldiğini, konuşma ve hareket kabiliyetini yitirdiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkillerinin hayatının alt üst olduğunu belirterek davacılardan ... için 100.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın Ürgüp-Kayseri istikametinde anayolda hareket etmekte olan müvekkili ... idaresindeki aracın önüne, davacının aniden tali yoldan çıkması sonucu meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamının davacıda olduğunu, davacının % 100 malul ve bakıma muhtaç olduğu iddiasını kabul etmediklerini, davacının son durumunun tespitiyle Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet durumunun belirlenmesini, müvekkilinin davacıyla ilgilenilmediği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, müvekkillerin sonraki aşamalarda hakaret ve tehditlere maruz kaldığını, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat rakamlarının yüksek olduğunu, davacı tarafın dayanak mahkeme dosyasında % 80 oranında kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ...tarafından kasko sigortasıyla sigortalandığını, manevi tazminatların poliçe kapsamında teminat altında olduğunu, bu nedenle davanın Allianz Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Aynı kazaya istinaden Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde maddi tazminat istemli dava açıldığı ve alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacı ...'un %80 oranında, davalı araç sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit ediliği, yine aynı mahkemece alınan maluliyet raporuna göre kaza neticesinde davacı ...'un %100 maluliyetinin meydana geldiğinin tespit ediliği, söz konusu raporların karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, buna göre davacı ...'un ve anne babası olan davacıların, davalılardan manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle kusur durumu, maluliyet oranı, davacı ...'un ağır yaralanmış olması, yaşı ve tarafların sosyal ekonomik durumu dikkate alınarak uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 20.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 7.500,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.02.2013 tarihli 2012/722 Esas ve 2013/201 Karar sayılı kararı gereğince hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, müvekkili ...'un yaşı ve ... boyu %100 malul kaldığı dikkate alındığında hakkaniyete aykırı manevi tazminat belirlendiğini, kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olması nedeniyle davalıların avans faizinden sorumlu olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan İlk Dereceme Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen olayda müvekkili sürücüye atfedilebilecek kusur olmadığını, kusurun tamamının davacı ...'da olduğunu, davacının ehliyetinin bulunmadığı gözetildiğinde araç kullanmayı bilmediğini, davacının kask takmaması nedeniyle zararın artmasına neden olduğunu, müvekkiline kusur atfedilmesinin yerinde olmadığını, tarafı olmadığı bir dosyada alınan kusur raporunun müvekkillerini bağlamadığını, davacının maluliyet oranına itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan İlk Dereceme Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacılar vekili tarafından faizin avans faizi olarak hükmedilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de mahkemece davacının talebi doğrultusunda yasal faize hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, hükme esas alınan kusur raporunda davalılar vekilinin ileri sürdüğü hususların nazara alınarak kusur durumunun belirlenmiş olduğu, Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/299 E. 2017/26 K. Sayılı dosyası ile davalı araç sürücüsünün kusurlu bulunarak cezalandırıldığı, davalılar tarafından kusura etki edecek başkaca delil de sunulmadığı, bu nedenle davalıların kusura ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, manevi tazminatın belirlenmesinde yaralanmanın ağırlığının tek başına bir ölçüt olmadığı, zararın meydana gelmesindeki kusur durumu, tarafların kazanın ve zararın meydana gelmesindeki kusurlu davranışlarının ağırlığı, kaza tarihi ve olayın oluş şeklinin de önemli olduğu, yaralanmanın ağır olması durumunda duyulacak acı ve elemin çok fazla olacağı muhakkak ise de, kusurun ehemmiyetsiz bir miktarda olduğu durumda sırf yaralanmanın ağır olması nedeniyle manevi tazminatın, acıyı ve elemi gidermek ve zarar görenin subjektif tatmin duygusunu sağlanmaya çalışılmak için yüksek belirlenmesi, hafif kusuru ile zarara neden olan kişinin cezalandırılması sonucu doğuracağı, sırf yaralanmanın ağırlığına dayalı olarak manevi tazminatın miktarı belirlenemeyeceğinden davacıların bu nedenle manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmediği gibi, davalıların miktara yönelik istinafı yönünden de, mahkemece manevi zararın belirlenmesinde olayın özellikleri, kusur durumu, kaza tarihi, davacı ...'in yaralanmasının ağırlığı nazara alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminatın belirlenmiş olduğu" gerekçesiyle davacılar vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde avans faizi talep edildiğinden ve kazaya sebep olan araç ticari araç olduğundan avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının bir tarafı zenginleştirmeyeceği gibi, diğer tarafı da fakirleştirmeyeceğini, cezalandırma amacı taşımadığını, müvekkillerinin çektikleri acı karşısında sembolik bir miktar olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu araç ile davacı ...'un sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacı ...'un yaralanmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Davacılar ... ve ...'un temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut olayda davacılar vekili, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle davacılar ... için 100.000,00 TL, ... 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Tarafların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar ... ve ... yönünden reddedilen ve temyize konu edilen miktarlar 42.500,00 TL olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenlerle anılan davacıların temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı ...'un temyiz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, meydana gelen olayda davacı ...'un kusur ve müterafik kusur durumuna, hak ve nesafet kurallarına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının uygun olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılardan ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ...'un temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.