10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/10080 E. , 2023/10801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde oksijen kesim ustası olarak çalışmakta iken 03.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna düştüğünü, müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak belirlendiğini, Yüksek Sağlık Kuruluna yaptığı itirazların reddedildiğini, müvekkilinin gemi söküm sektöründe ve çok tehlikeli sınıfta yer alan herhangi diğer işyerinde çalışmasının fiilen imkansız hale geldiğini beyanla müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, maluliyet oranı tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, Kurum kararlarına itiraz halinde Sosyal Sigortalar sağlık kurulunca bu kurulun kararlarına itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...lar Gemi Söküm İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 20.10.2015-20.01.2017 tarihleri arasında oksijen kesim ustası olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca davacıya gerekli bütün iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, davacının sağ ayak baş parmağının kesildiğini, bu uzuv kaybının iş görmeyi engelleyecek nitelikte olmadığını, meydana gelen kaza neticesinde davacının herhangi bir maluliyetinin oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2020 tarihli ve 2018/285 Esas, 2020/97 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli ve 2020/1941 Esas, 2020/1931 Karar sayılı kararıyla; 5510 sayılı Yasanın 19/1 maddesinde, "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır." düzenlemesine yer verilmiş olup; % 10 oranını bulmayan işgöremezlik oranının sürekli işgöremezlik gelirine hak kazanılması olanağı doğurmadığı yönü gözetildiğinde, bu oranın altındaki bir tespitin SGK Başkanlığının kısa vadeli sigorta kolları kapsamındaki yasal yükümlülükleri üzerinde değişiklik yaratma olasılığı bulunmadığından, Kurum tarafından %0 olarak belirlenmiş olan işgöremezlik oranının %6,3 olarak belirlendiği yargılama süreci sonucunda SGK Başkanlığı hakkındaki davanın kabulü yönünde hüküm kurulması olanağı bulunmadığının gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmakla birlikte, belirlenen aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüyle; Aliağa 1. İş Mahkemesinin, 2018/285 E, 2020/97 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı Kurum hakkındaki davanın reddine, işveren hakkındaki davanın kabulüyle, davacının 03.05.2016 tarihli iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma güç kaybı oranının %6,3 olduğunun, iş bu sürekli iş göremezlik derecesinin kaza tarihinden 5 ay sonradan itibaren geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ...lar Gemi....A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; davacı ...’ın, ileride doğabilecek zararlar yönünden, iş göremezlik oranının %0’dan %6,3 oranına artmasının hesaplanacak tazminat yönünden etkisi olduğu düşünüldüğünde, öte yandan talebin aynı zamanda Kurum işleminin iptali yönünün de varlığı karşısında, davacının davalı Kurum’a karşı da davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu belirgin olduğu yönünden karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince verilen 19.01.2022 tarihli ve 2021/2616 E. 2022/206 K. sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davanın davalı kurum yönünden reddine, davalı şirket yönünden kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı ve davalı ... Gemi...A.Ş. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairemizin 26.09.2022 tarihli, 2022/3018 E. 2022/11220 K. sayılı ilamında; direnme kararı Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli, 2022/10-993 Esas, 2023/137 Karar sayılı ilamında; davalı Kurum tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranına karşı dava açıldığından talep aynı zamanda Kurum işleminin iptali istemini içermektedir. Davacının meslekte kazanma gücünü %10’dan daha az kaybetmesi hâlinde sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanması mümkün değil ise de değişik işverenler yanında ve değişik zamanlarda uğradığı iş kazalarının her birinde %10’un altında sürekli iş göremezliğe uğraması durumunda toplam sürekli iş göremezlik oranı %10 veya üstüne çıkmış ise sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı ve tazminat davası yönünden de iş göremezlik oranını tespit ettirmesinin hüküm altına alınacak tazminatların miktarını doğrudan etkileyeceği gözetildiğinde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu açıktır. Ayrıca mecburi dava arkadaşları yönünden tek bir karar verilmesi gerektiğinden işveren yönünden davanın kabulüne, Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin doğru olmadığı yönünden bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulması zorunlu Hukuk Genel Kurulu bozma ilamı içeriğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına karşı dava açılmasında da davacının korunmaya değer hukuki yararının bulunduğu ve zorunlu dava arkadaşı konumundaki davalılar hakkında tek bir karar verilmesi gereğini öngören Özel Daire bozma kararına uyulması gereğine yer verilmiş olup; bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, davanın kabulüne, davacının 03.05.2016 tarihli iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma güç kaybı oranının %6,3 olduğunun, iş bu sürekli iş göremezlik derecesinin kaza tarihinden 5 ay sonradan itibaren geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı ...
Gemi...A.Ş. vekili, yeterli araştırma yapılmadığını, sürekli iş göremezlik oranının daha az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 03.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle meydana gelen sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 19, 95 nci maddesidir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.