Esas No
E. 2020/2230
Karar No
K. 2023/1278
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2230

KARAR NO: 2023/1278

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ17/07/2020

NUMARASI: 2015/1206 Esas - 2020/248 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “25.03.2014 tarihinde davacı şirket nezdinde ... no’lu poliçe ile sigortalı olan “... Beldesi ... Cad. No:... adresinde bulunan ... isimli mahallin inşaatında borçlu firmanın çalışanlarının kullanmakta olduğu Projektörlerden kaynaklanan yangın sonucunda zarar meydana geldiğini, poliçede verilen teminatın sadece sigortalı ve sigorta ettiren için verildiğini, hasara neden olan armatürü kullanan işçilerin bağlı olduğu taşeron firmanın verilen zarardan BK 65 ve 66. Md. gereğince sorumlu olduğunu, poliçe kapsamında değerlendirilen 85.303,04 USD hasar tazminatının 10.09.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini TTK 1472. Md. gereğince haklı halefiyet kazanıldığını, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ödenen tazminatın davalıya rücu edildiğini, ancak davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini”talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davadışı Sigortalı ... Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanmış sözleşme itibarıyla sigortalının dava açma hakkı bulunmadığını, bu sebeple sigorta şirketinin de dava açma hakkı bulunmadığını, 15.07.2013 tarihli olarak imzalanan yüklenici (Taşeronluk) sözleşmesi gereğince davalı tarafından projenin mekanik tesisat işlerinin taşeron firma olarak üstlenildiğini, sözleşmenin 33.9. md. de All Risks poliçesinin işveren tarafından yapılacağı, yüklenici ile yapılan sözleşme bedeli oranına göre yüklenici alacağından kesileceği yönünde hüküm konulduğunu, aslında sigorta primlerinin tamamının davalı şirket tarafından ödendiğini, bu sebeple sigortalının rücu hakkının olmaması nedeniyle davacının da dava hakkı bulunmadığını davanın reddi gerektiğini, ayrıca yangın olayının gerçekleşmesinde herhangi bir kusurları bulunmadığını, çalışma alanının gün ışığı ile bağlantısı olmadığını, bu sebeple çalışma sırasında projektörün kullanılması zorunlu olduğunu, bu odanın tüm taşeronların ortak kullandığı oda olması nedeniyle giriş çıkışın kontrole tabi olmadığını, odada yangın söndürücü bulunmadığını, yangın söndürücülerin yerleştirilmesi ve yeterliliğinin denetlenmesinin ana işveren yükümlülüğünde bulunduğunu, ana işveren tarafından yangın sonrasında tüm projektörlerin led projektörlerle değiştirildiğini, yangın tüplerinin sayısının arttırıldığını, bu durumun dahi sorumluluğun davalı şirkette olmadığını gösterdiğini, yangın çıkış anında hangi taşeron işçilerinin bulunduğu yangın raporu ve jandarma tutanağında belirsiz olduğunu, yangının akşam yemeği saatinde çıktığını, kaldı ki projektörü monte eden taşeron firmalar ve işleri olmadığını, davacının tek delilinin eksper raporu olduğunu, kusursuz sorumluluğun bu davada yeri olmadığını, kusurun ve zararın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, yapılan sigorta sözleşmesi ile taşeron firmaların kapsam dışında bırakılmasının sigorta sözleşmesi mantığına ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kötüniyet tazminatına hükümedilmesini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki dava konusu 29/01/2015 tarihinde, davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla 88.575,04-USD alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının iş bu takibe itirazı üzerine, iş bu davanın açıldığı, 15.07.2013 tarihli olarak düzenlenen “Yüklenici Sözleşmesi” nde proje adının ... İnşaatı olarak geçtiği, İşveren; ... Tic.AŞ olduğu, Mekanik Tesisat İşlerinin yüklenicisinin ...Tic. Ltd. Şti olduğu, sözleşmenin 33.9. md. de “Allrisk Sigortası İşveren tarafından yaptırılıp Yüklenici ile yapılan sözleşme bedeli oranına göre yüklenici alacağından kesilecektir.” Şeklinde kararlaştırılmasına karşın, poliçede taşeronların sigortalı sayılacaklarına ilişkin kayda rastlanmadığı, dava konusu yangının meydana geldiği Serik-Belek/ANTALYA’daki otel inşaatının ... numaralı 30.01.2013-31.05.2014 inşaat dönemi, 31.05.2014-2016 Bakım Süresi olan İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, sigortalının ... Tic. AŞ, ve ... AŞ olarak yeraldığı, poliçe priminin ...Tic. AŞ tarafından ödendiği konusuna ayrıca dikkat çekildiği, poliçede yangın rizikosunun teminat kapsamında bulunduğu, poliçede inşaat işinde çalışan taşeron firmalar ve faaliyetleri sırasında verecekleri zararlarla ilgili sorumluluklarının teminat kapsamına alındığına ilişkin için şerh görülmediği, sözleşmenin 34.2. md. düzenlemesinde “Yüklenici iş yerinin aydınlatılması ve korunması için gerekli tedbirleri alacaktır bu tedbirlerin ihmalinden doğabilecek hasarlar ve zararlar yüklenici tarafından tazmin olunacaktır.” sözleşmenin 34.3. md. düzenlemesinde “Yüklenici işyerinin yangına karşı korunması için gerekli tüm tedbirleri almakla mükelleftir. Bunların ihmali sonucunda meydana gelen hasar ve zarar yüklenici tarafından karşılanacaktır.” şeklindeki sözleşme maddeleri dava konusu ihtilaf yönünden davalının yangının meydana gelmesinde ihmalinin bulunduğunun tespit edilmesi kaydı ile sorumluluğuna işaret eden maddeler olduğu, ... isimli otelin inşaatında meydana gelen yangının sebebinin dosyada kesin olarak tespit edilemediği, yangının başladığı belirtilen yalıtım malzemesinin teknik özelliği ve renkli fotoğraf, yine yangın başlatıcısı olduğu belirtilen 1000 watlık projektörün tipi, modeli ve markası ile renkli fotoğrafının olmasının gerektiği, ayrıca projektörün yanma, kavrulma, besleme kablosunda kısa devre ark olup olmadığı, yine projektör kabinin (metal) veri kaybı deformasyon oluşup oluşmadığı vb. bilgi ve belgeler dosya kapsamında bulunmadığından yangının çıkış yeri ve çıkış sebebi ile kusur durumun tespitinin mümkün olamayacağı, düzenlenen İnşaat All Risk sigorta poliçesi ve eki zeyilnamelerin incelenmesinde inşaatta çalışan taşeronların sorumluluklarının poliçe teminatına alınmadığı, dolayısıyla yangının meydana gelmesinde davalı taşeronun ihmali ve sorumluluğunun bulunması halinde davacının maddi hukuk açısından taşerona dava yöneltmesinde düzenlenen poliçe yönünden bir engel olmadığı, Taşeronların sigortalı/sigorta ettiren olan poliçede yeralmadığı, ( (1.) maddede belirtildiği üzere yangın sebebinin tam olarak tespit edilemediği), yangının çıkış yerinin her ne kadar kazan dairesi olduğu anlaşılmış ise de, yangının çıkış sebebiyle ilgili dosya kapsamında kesin olarak delil niteliğinde teknik ve bilimsel her hangi bir veri bulunmadığı, davacı yanın iddia ettiği gibi dava konusu yangın olayının davalı yanın “projektöründen kaynaklı” olduğu iddiasını ispatlayabilecek yeni bir belge, bilgi ve projektörün besleme kablosu yine projektörün beslendiği elektrik tali dağıtım panosunda 300 mA eşik değerli yangın koruma rölesinin bulunup bulunmadığı bu objelere ait renkli fotoğraf sunulmadığı, yangının çıkış yerinin kazan dairesi olduğu, ancak dava konusu yangına projektörün sebebiyet verdiğine dair kesin bir delil bulunmadığından yangının çıkış sebebinin ispata muhtaç olduğunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı ...Tic. A.Ş. (işveren) ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında (yüklenici) bir yüklenici (eser) sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme icabı davalı firmanın ... İnşaatı projesinin inşaat işleri kapsamında bulunan ve sözleşmede belirtilen diğer iş ve yükümlülükleri de kapsayan mekanik tesisat işleri yapımını üstlendiğini, sözleşme konusu ... İnşaatı'nın mekanik odasında 25/03/2014 tarihinde yangın çıktığını, bu yangının sebebinin yangın tutanağı, ekspertiz raporu, iş güvenliği uzmanı raporu ve jandarma raporunda aynı olduğunu, yangının mekanik odasında izolasyon kaplı kazanların 1 metre yanında bulunan ve seyyar kablo ile aydınlatma aracı olarak kullanılan projektörlerin kazanların izolasyon kısmını yakması ile başladığını, yargıtay içtihatlarına göre hasardan hemen sonra riziko adresinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen ekspertiz raporlarına itibar edilmesi gerektiğini, hasardan hemen sonra riziko adresinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen ekspertiz raporlarına itibar edilmesi gerektiğini, bu ekspertiz raporları ile mahkeme dosyalarındaki bilirkişi raporları arasında çelişkinin bulunması halinde bu hususun giderilmesi gerektiğinin Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile de sabit olduğunu, somut olayda ekspertiz incelemesinin olaydan yalnızca bir gün sonra keşif yapılarak gerçekleştirilirken davanın reddi kararının gerekçelerinden biri olan dosyada renkli fotoğrafların bulunmaması gerekçesinin hukuken kabul edilebilir halde olmadığını, davalı firmanın çalışma sahalarından biri olan mekanik odada davalı firma tarafından monte edilen kazanların izolasyon kısmının yanması ile başlayan bir yangın çıktığını, yüklenici (eser) sözleşmesinin bahse konu maddelerinin görüleceği üzere tedbir odaklı kaleme alınmış maddeler olduğunu, bu maddeler ile davalı firmanın Ticaret Kanunu madde 18/2'deki hükmü icabı gerekli tedbirleri alarak zararın doğmasına engel olmasının amaçlandığını, sözleşmede sürekli vurgulanan tedbirlerin alınmadığını, hatta sözleşmenin 6.2 maddesindeki işin tekniğine uygun olmayan durumlar var ise bu durumlara itiraz dahi etmediğini, dolayısıyla davanın ret kararına gerekçe yapılan 22/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda sınırlı olan tespit ile yetinilmiş olduğunu, raporda davalı yüklenicinin tedbir almak ve basiretli bir iş adamı gibi davranmak mükellefiyetlerine dair inceleme yapılmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kök rapor ile bilirkişilerin açık bir şekilde yangının çıkış sebebinin dosyada mevcut deliller ile belirlenmesinin bilimsel olarak mümkün olmadığını belirlediklerini, mahkemenin elinde başka bilgi veya belge varsa sunması üzere davacı tarafa süre verdiğini, bu süre zarfında sunulan bilgi ve belgelerle dosyanın ek rapor alınmak üzere tekrar bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişilerce de sunulan yeni bilgi ve belgeler ışığında kök raporda değişiklik yapmayı gerektirir herhangi bir veri olmadığı gerekçesi ile davacının bilirkişi raporuna itiraz iddialarının geçersizliğini ortaya koyduğunu, davacının ekspertiz raporu dışında herhangi bir delil sunmadığını, tek dayanağı olan ekspertiz raporunda neden ve nasıl olduğuna ilişkin tek bir delil, bilgi ve belge olmaksızın davalı ... rücu edilebileceğinin belirtildiğini, anılan iddianın desteksizliği bir yana eksperin görevinin yangının çıkış nedenini belirlemek ve zarar tespiti olduğunu, kime rücu edilebileceği eksperin ve ekspertiz raporunun konusu olmadığını, dolayısı ile davacı tarafından sunulmuş olan ekspertiz raporunun herhangi bir hükmünün bulunmadığını, mekanik odanın birçok taşeron firmanın faaliyette bulunduğu bir alan olduğunu, yangın çıkış anında hangi taşeron firma işçilerinin orada çalıştığının belirli olmadığını, kaldı ki herhangi bir taşeron firma işçisinin orada çalışıyor olmasının yangına sebep olduğu anlamını da taşımadığını, yangının çıkış yeri, sebebi ve sorumlusu belirlenmeden atıf yapılan sözleşme maddelerinin bu davada tartışılmasının hukuken mümkün olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

GEREKÇE

Dava; ''İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi''ne dayanarak ödenen hasar bedelinin, davalı taşeron şirketten rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.İstinafa konu uyuşmalık temelde; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, delillerin takdirinde hataya düşülüp düşülmediği, davacının davasını ispat edip edemediği noktalarındadır. Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ...A.Ş-... A.Ş arasında Antalya ili serik ilçesinde yapılacak otel inşaatı için inşaat all risk sigorta poliçesinin düzenlendiği, inşaatın bodrum katında bulunan kazan dairesinde inşaat işlemleri devam ederken yangın çıktığı, dava dışı sigortalıya ibra ve temlik belgesi düzenlenerek tazminatın ödendiği, davacı tarafça davalı hakkında İstanbul .... İcra müdürlüğünün ...

E. Dosyası ile 85.303,04 USD asıl alacak ve 3.272,00 USD faiz olmak üzere toplam 88.575,04 USD nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içinde eldeki itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.TTK 1472. Maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. TTK 1472 maddesi kapsamında sigortacının halefiyet kuralı gereği sorumlulara rücu imkanı bulunmaktadır. Eldeki uyuşmazlıkta dava dışı sigortalısınca ödenen bedel karşılığında düzenlenen 08/09/2014 tarihli "ibraname ve feragatname" başlıklı belgede sigortalının 3. Şahıslara karşı olan takip ve dava haklarını ... A.Ş ye devir ve temlik ettiği de görülmektedir. Dosyada toplanan deliller ile 25/03/2014 saat 19: 15 civarında riziko mahallinde yangın çıkmış saat 21:00 civarında söndürülmüştür. Yangının çıkış sebebine ilişkin dosya içeriğinde: 1-Serik ilçe jandarma komutanlığı olay yeri inceleme tim komutanlığının 26/03/2014 saat 16 da düzenlendiği olay yeri inceleme raporuna göre olay yerinin fotoğrafları çekilmiş, rapor içeriğinde alınan beyanlar ile ve yapılan incelemede yangının teknik kazan dairesinde (makine dairesi) aydınlatma için kullanılan projektörün kazan izolasyonununda kullanılan malzemeleri ısıtarak yangına sebep olduğu kanaati bildirilmiştir. 2-07/04/2014 tarihli jandarma ve itfaiye çavuşunun tuttuğu tutanakta yangının projektörün kazan izolasyon malzemesini yaktığı belirtilmiştir. Karakolda alınan ifadeler bu yöndedir kaydı düşülmüştür. 3-26/03/2014 tarihinde riziko mahallinde ilk eskpertiz incelemesi yapılmış, 18/04/2014 tarihinde ise kontrol ekpertizi için çalışma yapılmıştır. Yangının işçilerin çalışması esnasında aydınlatma olarak kullanılan projektörün ısı kazanlarının yalıtım maddesini ısıtarak alevli yangın çıkmasına neden olduğu öğrenilmiştir şeklinde belirlemede bulunmuştur. 4-Ekspertiz raporu içeriğinde iş güvenliği uzmanı ... raporundan bahsedilerek: mekanik odasında çalışma yapılması için kullanılan projektörlerin ısınmasından ve kıvılcım çıkartması muhtemel yangın nedeni olarak belirtmiş. İş güvenliği uzmanı raporunda da fotoğraflardan bahsedilmiştir.Dosya içeriğinde yangına ilişkin tanık beyanları da alınmış, tanıklarda yangının çıkış yeri konusunda bilgi vermiş ancak yangının çıkış anına ilişkin görgüye dayalı bilgi vermemişlerdir. Mahkemece bir kısım deliller toplandıktan sonra dosya oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti kök raporunda yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için "renkli fotoğraf ve izolasyon malzemesinin teknik özelliği ve yine yangın başlatıcısı olduğu bildirilen 1000 Watlık projektörün tipi, modeli ve markası ile renkli fotoğrafının olması gerektiği, ayrıca projektörün yanma, kavrulma, besleme kablosunda kısa devre olup olmadığı, yine projektör kabininin (metal ) veri kaybı, deformasyon oluşup oluşmadığına ilişkin bilgi belgeler dosyada bulunmadığından yangının çıkış nedeni konusunda bir şey söylenemeyeceğini belirtmişlerdir. Raporda davalının sorumluluğu, asıl işveren ve davalının kusur durumu, davacının aktif husumetinin belirlenmesininde yangının çıkış sebebine göre değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği görüşü belirtilmiştir. Raporun taraflara tebliği üzerine davacı ve davalı vekilince rapora karşı itiraz ve beyanları sunulmuştur. Mahkemece 05/07/2019 tarihli duruşmada davacı vekiline bilirkişi raporunda bahsedilen eksik delilleri sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili yeni hiçbir delil sunmadan dosya içerisinde bulunan hasar dosyası fotokopisini bir suretini daha mahkemeye sunmuştur. Davacı vekili yeni bir heyete dosyanın verilmesini istemiş, mahkemece önceki heyetten ek rapor istenilmiş , heyet kök raporunu tekrar etmiştir. Davacı vekilince önceki itirazlarını tekrar ederek yeni oluşturulacak heyetten rapor alınması talep edilmiş, mahkemece talebin ve davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı hmk 31. Maddesi " (1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." düzenlemesini içermektedir. Yine 6100 sayılı HMK 121 maddesinde "başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için içinde bunların bulunabilmesini sağlayacak açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur" düzenlemesi bulunmaktadır. Dosyaya sunulan delillerden Serik ilçe jandarma komutanlığı olay yeri inceleme tim komutanlığının 26/03/2014 saat 16 da düzenlendiği olay yeri inceleme raporuna göre olay yerinin fotoğrafları bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine ekspertiz raporu içeriğinde iş güvenliği uzmanı ... raporundan bahsedilerek bu rapor içeriğinde de fotoğraflardan bahsedilmiştir. Yangın olayı aynı zamanda savcılık soruşturmasına konu bir olay olması nedeniyle soruşturma yürütülmüş olması da gerekmekte olup orada toplanan delilerinde olayın aydınlatılmasına etkili olabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın aydınlatılması için bu eksikler giderilip, dosya bilahare bilirkişiye tevdi edilip rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Kabule göre de: Mahkemece gerekçeli karar yazılırken bilirkişi raporundan yapılan alıntı ile yetinilerek "denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir " şeklinde oluşturulan gerekçe 6100 sayılı HMK nın hükmün kapsamını düzenleyen 297. Maddesine uygun bulunmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog