Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/708
Karar No
K. 2023/851
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/708
KARAR NO: 2023/851
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/09/2022
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Davacı vekili mahkememize sunduğu 22/09/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle:

Davacı yanın, madeni yağ satış işi ile iştigal ettiğini, davacı yanın iştigal ettiği işle ilgili olarak davalı ile süregelen ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında satışların gerçekleştirildiğini, satışlara esas olarak faturalar tanzim edildiğini, faturalar gereği teslim edilmesi gereken ürünlerin irsaliye düzenlenerek davalı şirkete teslim edildiğini, bahsedilen ticari işlemler ile ilgili olarak 25.02.2022 tarihli 1.275,00 TL tutarlı fatura ile 26.03.2022 tarihli 246.400,00 TL tutarlı faturaların tanzim edildiğini, faturalar gereği teslim işlemlerinin ise, ekte sunulu irsaliye fişlerinde yer aldığı üzere 25.02.2022 ile 25.03.2022 tarihlerinde davalının --------Şubesi'nde gerçekleştirildiğini, davacı yanın üzerine düşen edimi yerine getirmiş olmasına rağmen davalı yanın bunun karşılığı olan ödemeyi tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, bahsedilen iki adet faturaya istinaden davalı yan tarafından 16.06.2022 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin öncelikle 25.02.2022 tarihli 1.275,00 TL bedelli faturaya mahsup edildiğini, kalan 48.725,00 TL ise takibe konu 246.400,00 TL bedelli faturaya mahsup edildiğini, davalı yan ile kalan fatura alacağı olan 197.675,00 TL'yi ödeme noktasında herhangi bir uzlaşı sağlanamadığını, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu beyanla bu nedenlerle davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili mahkememize sunduğu 10/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle:

Takibe dayanak edilerek, kalan bedelinin tahsili talep edilen davacı fatura muhteviyatındaki malların, tam, eksiksiz ve uygun kalitede davalı yana teslim edilmediğini, durumun davacıya bildirildiğini, davacı yanın ürünleri değiştirmek, eksiklikleri gidermek yerine, bedelin tahsili için icra takibi başlattığını beyanla, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

--------- Esas sayılı dosyası UYAP sureti- ------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 07/10/2022 tarihli müzekkere cevabı, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20/10/2022 tarihli müzekkere cevabı, ---------- Vergi Dairesi'nin 05/10/2022 tarihli müzekkere cevabı, -Mali Müşavir bilirkişinin 04/01/2023 tarihli raporu, -Mali Müşavir bilirkişinin 18/08/2023 tarihli ek raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava;26/03/2022 tarihli bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Doya kapsamından; davacı 26/03/2022 tarihli bakiye fatura alacağının tahsili için -------- Esas sayılı icra dosyası ile 197.675,00 TL asıl alacak, 10.406,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 208.081,37 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Mali müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 04/01/2023 tarihli raporunun sonuç kısmında: "Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;

Davacı tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın incelemeye gelmemiş, ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 26.07.2022 tarihi itibariyle 197.675,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın 197.675,00 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 26.07.2022 tarihinden itibaren değişen oranında avans faiz talep edebileceği, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığı" hususlarında rapor ibraz etmiştir. Mali müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 18/08/2023 tarihli ek raporunun sonuç kısmında: " Davacı yanın itirazlarının değerlendirilmesi;

Davacı vekili tarafından “faturanın tebliğ tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olduğunun” iddia edildiği, TBK madde 117 de “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” hükmünün açık olduğu, yine her ne kadar davacı yan tarafından dile getirilmese de,

TTK 1530 a göre de öngörülen 30 günlük sürenin de Yargıtay tarafından , “belirtilen bu tarih alacağın istenebilir (muaccel) tarihi olup TBK'nın 117. maddesinde öngörülen temerrüt niteliğinde değildir. Hal böyle iken dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşüren herhangi bir ihtar olmadığından hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve önceki döneme ilişkin işlemiş faiz taleplerinin reddedilmesi” gerektiği yönünde görüş bildirildiği, tarafımızdan görüldüğünden, davacı yan tarafından takip öncesi davalı yanın temmerüte düşürmediği göz önünde bulundurularak, davacı yanın takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak kök raporda bildirdiğimiz görüşte her hangi bir değişikliğe gidilme gereği duyulmamıştır. Nihai takdir sayın mahkemenize aittir. Davalı yanın itirazlarının değerlendirilmesi; Kök raporda da belirtildiği gibi;

Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde “

Fatura muhteviyatındaki ürünlerin, eksik, ayıplı ve beklenen kalitede olmadığı” iddia edilmiş ise de, davalı yanın bu iddiasın destekler ispata yeter ve elverişli, dosyada somut belge bilgi olmadığından davalı yanın “ayıp noksan ürün” iddiasına tarafımızdan itibar edilmemiştir. Nihai takdir sayın mahkemenize aittir." şeklinde ek rapor ibraz etmiştir. Mahkemenizin 08.11.2022 tarihli ara kararı ile; “Tarafların niza konusu uyuşmazlığın ait olduğu 2022 yıllarına ilişkin ticari defterleri üzerinde Türk Ticaret Kanunu'nun 83-86. Maddeleri ile HMK'nın 222/1. Maddesi uyarınca 28/11/2022 tarihinde saat 10:00 itibariyle inceleme yapılmasına, a-Taraflara, niza konusunun ait olduğu yıllara ilişkin ticari defter ve eklerini, bunların dayanaklarını ve muavin hesap dökümlerini inceleme gün ve saatinde Mahkememize ibrazına, yerinde inceleme talep edilmesi(HMK m. 218/1) halinde ticari defterlerin bulundurulacağı yerin en geç inceleme gün ve saatine kadar Mahkememize bildirilmesine, kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın ticari defter ve eklerinin ibraz edilmemesi ve/veya yerinde inceleme talep edilip de ticari defterlerin bulundurulacağı yerin süresinde bildirilmemesi halinde kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının; taraflardan birinin, karşı tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınması halinde, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağının İhtarına(ihtarat yapıldı)..” karar verildiği, duruşmada davalı vekilinin hazır bulunduğu ancak kesin sürenin ihtar edilmesine rağmen davalı defterlerinin inceleme günü hazır edilmediği anlaşılmıştır.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ispatlamalıdır. Dava konusu faturanın davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu, faturanın açık yani bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatının “--------” Açıklamalı Madeni Yağ bedeli olduğu, faturanın e- fatura olduğu, davalı yana elektronik ortamda tebliğ edildiği, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı yana e-irsaliye ile sevk edildiği, davalı yan adına davalı yanın “depo sorumlusu” parafı ile -------- T.C. kimlik numaralı -------- isim ve imzasına teslim edildiği, dosyada tarafların BA-BS formlarının mevcut olduğu, hem davacı hemde davalı yan tarafından faturanın alış ve satış bildiriminin yapıldığı anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır . Somut olayda dava konusu uyuşmazlık davalı taraf faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğu iddia etmiş ise de buna ilişkin davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ve varsa ayıp ihbarına ilişkin herhangi ibir delil de sunmamıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Mali Müşavir bilirkişinin 04/01/2023 tarihli raporunda davacı tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın incelemeye gelmemiş, ticari defterlerini ibraz etmediğini, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 26.07.2022 tarihi itibariyle 197.675,00 TL alacaklı olduğu, davacı yanın 197.675,00 TL alacağı için icra takip tarihi olan; 26.07.2022 tarihinden itibaren değişen oranında avans faiz talep edebileceği belirtilmiş olup dosya kapsamında fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslim alınmadığı yönünde bir çekişme bulunmadığı,her ne kadar davalı taraf dava konusu fatura nedeniyle borcu olmadığını ,faturaya konu ürünleri kalite ve standartlara uygun olmadığını beyan etmiş ise de bu hususta bir delil sunarak iddiasını ispat edememiştir. Her ne kadar davalı taraf defterlerini incelmeye sunmamış ise de dosyada tarafların BA-BS formlarının mevcut olduğu, hem davacı hemde davalı yan tarafından dava konusu faturanın alış ve satış bildiriminin yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili faturanın tebliğ tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olduğunu iddia etmiş ise de TBK madde 117 de “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” hükmünün açık olduğu,

TTK 1530/4-a göre de öngörülen 30 günlük sürenin de-------- ilamında da belirtildiği üzere bu tarih alacağın istenebilir (muaccel) tarihi olup TBK'nın 117. maddesinde öngörülen temerrüt niteliğinde değildir. Bu nedenle davacının dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşüren herhangi bir ihtarı olmadığından takip tarihinden itibaren asıl alacağa faiz yürütülmesi mümkün olmadığından davanın kısmen kabulü ile,-------- Esas sayılı icra dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın kısmen iptali ne takibin 197.675,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına ,davacının işlemiş faiz yönünden isteminin açıklanan nedenlerle reddine, dava konusu asıl alacak fatura dayanmakta olup likit olduğundan 197.675,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davacı lehine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

Davanın KISMEN KABULÜ ile

1.Davalının--------- Esas sayılı icra dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİ ile; takibin 197.675,00 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,

2.Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

3.Dava konusu asıl alacak likit olduğundan 197.675,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince 3.553,51TL peşin harcın alınması gereken 13.503,17 TL karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 9.949,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5.Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL ve peşin harç3.553,51 TL olmak üzere toplam 3.634,21 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu posta ve tebligat gideri 74,00 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL ve dosya masrafı 17,50 TL olmak üzere toplam 1.091,50 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.036,91 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davanın kabul oranında hesaplanan 31.628,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

8.Davalı -------- Şirketi yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ret oranında hesaplanan 10.406,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

9.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.481,98 TL'sinin davalıdan, 78,02 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

10.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne (E-duruşma yolu ile) karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.