Esas No
E. 2021/16349
Karar No
K. 2023/2026
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/16349 E.  ,  2023/2026 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/818 E., 2020/1230 K.
HÜKÜM/KARAR: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece

Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm

kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/448 E., 2018/675 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Davalı Tepe Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ... Genişletilmiş Kasko Paket Poliçesi/3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın dava dışı Koluman Motorlu Araçlar Ticaret A.Ş'ne ait şubeden 11.09.2014 tarihinde çalındığını, Koluman Motorlu Araçlar Ticaret A.Ş ile davalı Tepe Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş arasında imzalanmış özel güvenlik sözleşmesi bulunduğunu, davalı Tepe Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş için diğer davalı ...Ş nezdinde Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalısı Koluman Motorlu Araçlar Ticaret A.Ş'ye 14.01.2015 tarihinde aracın rayiç bedeli olan 342.331,00 TL'nin ödendiğini, davalı güvenlik şirketinin özel güvenlik sözleşmesi gereği iş yerinin 7 gün 24 saat güvenliğini sağlaması gerekirken bu şirketin ağır ihmali sonucu hırsızlık olayının yaşandığını, davalı ... şirketinin ise diğer davalı ile aralarındaki sigorta poliçesi nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin kendi sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalılardan tahsili amacıyla Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2015/24751 sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların takibe vaki itirazlarının iptali ile davalı ...Ş açısından 308.079,90 TL'nin (%10 poliçe muafiyeti nedeniyle) ve davalı Tepe Savunma Güvenlik A.Ş açısından 342.311,00 TL'nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Tepe Savunma Güvenlik A.Ş vekili cevap dilekçesinde; olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusurlu olmadığını, olayın temel nedeninin özenle kilit altında saklanması gereken araç anahtarının araç üzerinde bırakılması olduğunu, husumetin ağır kusuru bulunan ...ne yöneltilmesi gerektiğini, tesisin çıkış noktasında görevli olan müvekkilinin personelinin aracın test aracı olduğunu fark etmesi üzerine servisin atölye şefini arayarak teyit istemesi ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu aracın çalındığının anlaşıldığını, tesisin çıkış noktasında bulunan bariyerin işyeri sahibi şirketin talimatıyla sürekli açık tutulduğunu, araç anahtarının ele geçirilmesi suretiyle gerçekleşen çalınma olaylarının sigorta teminatı dışında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ...Ş cevap dilekçesinde; bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili tarafından diğer davalı şirket için Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, aracın anahtarı üzerinde bırakıldığı sırada anahtar kullanılmak suretiyle çalındığını, davacının teminat kapsamında olmayan bir tazminatı sigortalısına ödeyerek hatır ödemesi yaptığını, davalı güvenlik şirketinin olayda ihmal ve kusuru bulunmadığını, hırsızlık olayının gerçekleşmesindeki tek sebebin iş yeri personelinin tedbirsizlik ve ağır kusuru sonucu aracın anahtarını üzerinde bırakıp aracın yanından ayrılması ve kimsenin bulunmadığı serviste bariyerlerin açık bırakılması talimatı verilmesi olduğunu, talep edilen bedelin piyasa rayicini yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.05.2018 tarihli kusur raporunda personelin yemek saatine denk gelen olay saatinde oto hırsızlığının gerçekleştiği, araç test aracı olup kontrolünün kısım amirlerinde olduğu, çıkışlarda muhakkak bir yetkili ile çıkıldığı, olay günü test aracının ani çıkışında güvenlik görevlisinin şüphelenip durumu ilgili amire bildirdiği, olayın araştırılması neticesi anlaşıldığı, davalı güvenlik şirketinin olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, zarar gören iş yeri sahibi şirket tam kusurlu olup rücu şartının gerçekleşmediği, üzerinde kontak anahtarı bulunan aracın çalınması halinin kasko poliçesi kapsamına dahil edilmediği, toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde üzerinde kontak anahtarı bulunan aracın çalınması şeklinde gerçekleşen hırsızlık olayının sigorta teminatı kapsamında bulunmadığı, kaldı ki olayın gerçekleşmesinde dava dışı zarar görenin %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ... şirketinin olay nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsilini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ret gerekçesi tek olup davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hükmün bu yönden açık olmadığını, dava konusu alacağın dava dışı sigortalı şirketten temlik alındığına dair temliknamenin dosyaya sunulmuş olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkilinin sigorta sözleşmesi sebebiyle kanuni halefiyet dışında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) genel hükümleri gereği temlik alan sıfatıyla dava konusu alacağın alacaklısı olduğunu, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, davalı özel güvenlik şirketinin sigortalı şirket ile aralarındaki özel güvenlik sözleşmesi hükümlerine aykırı davranarak olayın meydana gelmesine kusuru ile sebebiyet verdiğini, mahkemece bu sözleşme hükümlerinin incelenmediğini, davalının sorumluluğu olmadığına ilişkin kabulün dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki güvenlik sözleşmesinin amacına aykırı olduğunu, davalının uzmanlık gerektiren bir hizmet yürüttüğü ve hafif kusurundan dahi sorumlu olduğunu, olayın oluş şekli nazara alındığında davalı özel güvenlik şirketinin ihmalinden kaynaklandığını, bu nedenle zararı tazminle yükümlü olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.4.1.1 maddesinde aracın kontak anahtarının üzerinde bulunması nedeniyle çalınması hali teminat kapsamına dahil edilmemiş ise de davacının dosyaya sunduğu 14.01.2015 tarihli temlikname ile alacağın davacıya temlik edildiği, davacı sigortacının 6098 sayılı Kanun'un 183 ve 184 üncü maddelerine dayanarak alacağın temliki hükümlerine göre dava dışı sigortalıya ödediği miktarı davalı şirketlerden talep hakkı bulunduğu gözetilmeksizin olayın teminat kapsamı dışında olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, dava dışı sigortalı şirketin talimatı ile kapı giriş ve çıkış bariyerlerinin açık bırakılması nedeniyle araç üzerinde bırakılan kontak anahtarı ile aracın çalıştırılması suretiyle gerçekleşen hırsızlık olayında dava dışı sigortalı şirketin kusurlu olduğu anlaşılmakta ise de dava dışı sigortalı şirket ile davalı güvenlik şirketi arasındaki özel güvenlik sözleşmesi gereğince davalı güvenlik şirketinin dava konusu iş yerinde 7 gün 24 saat esasına göre güvenlik hizmetini yerine getireceği ve içeriden veya dışarıdan kaynaklanabilecek hırsızlık, sabotaj eylemlerine karşı gerekli duyarlığı göstererek 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Yönetmelik kapsamında üst arama hizmetlerini yerine getireceği, tespit edilen şüpheli şahıs ve paketlerin sigortalının güvenlik birimi yetkililerine derhal bildireceğinin düzenlendiği, dosya içeriğinden aracı çalan üçüncü kişinin iş yerine 10.47 sıralarında geldiği, hırsızlık olayının ise 12.37 sıralarında gerçekleştiği, şahsın yaklaşık 2 saat içeride kaldığı, bu süreçte davalı güvenlik şirketi elemanlarınca herhangi bir şekilde tespit edilemediği, bu suretle gerekli özen ve sadakat yükümlülüğüne uygun davranmayan davalı güvenlik şirketinin de olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, böylece dava dışı davacıya sigortalı şirketin %70 oranında ve davalı güvenlik şirketinin %30 oranında kusurlu bulunduğu, aracın tespit edilen ikinci el piyasa rayiç değerinin 300.000,00 TL olduğu, davacının davalı ... şirketinden %10 poliçe muafiyetinin gözetilmesine ilişkin talebi, takipten önce temerrütün oluşmadığı ve davacı yanın icra inkar tazminatı talebi bulunmadığı da dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun taleple bağlılık ilkesi gözetilerek kabulü ile 6100 sayılı Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2015/24751 esas sayılı dosyasında davalı Tepe Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş yönünden 90.000,00 TL asıl alacak, davalı ...Ş yönünden 81.000,00 TL asıl alacak yönünden davalıların itirazlarının iptali ile takibin asıl alacak yönündeki takip talebindeki koşullar yönünden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceğinden hatalı olduğunu, davalı ... yönünden 80.000 TL asıl alacak üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zira limitin 1.000.000 euro olduğunu, davalı güvenlik şirketinin olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline sigortalı şirkete bir kusur atfedilecekse dahi bu kusurun müterafik kusur olacağını, güvenlik sözleşmesinde gerektiğinde güvenlik sayısının artırılabileceği düzenlenmiş olup davalı firmanın güvenlik zafiyeti olduğunu düşünmesi halinde sayının artırılabileceğini, çıkış kapısının açık olması yönünde bir talimatın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla böyle bir talimatın verilmesi halinde davalının kapının otomatik olarak açıldığını gözeterek daha özenli ve dikkatli davranması gerektiğini, bunun mümkün olmaması halinde ise kapının güvenlik açısından kapalı olması gerektiği yönünde uyarı yapmadığını, dava dışı sigortalının güvenlik şirketinin varlığına güvenerek kapının otomatik olarak açılmasında bir güvenlik zafiyeti olacağını haklı olarak düşünmediğini, araç rayiç bedeli 342.411,00 TL olup bilirkişilerce 300.000,00 TL olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Tepe Savunma ve Güvenlik A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; hizmetin ne şekilde ve kaç kişi ile sunulacağı konusunun müşterinin talepleri ile belirlendiğini, müvekkili güvenlik şirketinin hırsızlığı önleyeceğine dair bir taahhüdü bulunmadığını, güvenlik sözleşmesinde müvekkilinin tesisteki görevlerinin tanımlanmadığını, müşterisinden servise araç ve insan giriş çıkışları, servis içerisindeki sistemin düzenli işleyişinin sağlanması, servise giriş çıkı yapan araçların kontrol edilmesi gibi görevleri yerine getireceği şeklinde bir talimat almadığını, çıkış bariyerinin işveren şirketin talimatı ile kapatılmayıp sürekli açık tutulduğunu, bir an için müvekkilinin görevini yerine getirmediği düşünülse bile değeri yüksek bir aracın anahtarının üzerinde bırakılmasının ağır kusurun varlığını gösterdiğini, müvekkilinin araçların üzerinde anahtar bulunup bulunmadığını kontrol etmek, gelen müşteriye araçlarıyla ilgili işlemleri sormak ve onlarla ilgilenmek gibi bir görevi olmadığını, müvekkilinin istihdam ettiği güvenlik görevlilerinin olaya derhal müdahale ederek tutanak tuttuğunu ve kolluk kuvvetlerine yardımcı olduğunu, davacının rücu hakkı bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı ...Ş vekili temyiz dilekçesinde; sigortalısına yüklenen %30 kusur oranını kabul etmediklerini, aracın çalınmasında dava dışı şirketin tam kusurlu olduğunu, kök raporda belirlenen oran ile istinaf incelemesinde alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesinde düzenlenen halefiyet ilişkisi sadece teminat kapsamında olan zararlar için öngörülmüş olup rücu şartı gerçekleşmediğinden davanın reddi gerektiğini, üzerinde kontak anahtarı bulunan aracın çalınmasının teminat kapsamında olmadığını, davacının sigortalısı olan firmanın hırsızlığa karşı gerekli önlemleri almadığını, personeline de gerekli eğitimleri vermediğini, aracın üzerinde anahtar bırakılarak olay yerinden ayrılması ve bariyerin açık bırakılmasının kasta yakın ağır kusur oluşturduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla piyasa rayiç değerinin oldukça üstünde bir tazminata hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacının kasko sigorta poliçesi kapsamında ödediği bedelin, aracın çalınmasında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davalı güvenlik hizmetleri şirketinden ve davalı güvenlik hizmetleri şirketi için tanzim edilen Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi nedeniyle davalı ... şirketinden alacağın temliki hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 1472 ve 1448 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 183 ve 184 üncü maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle poliçe hükümlerine uygun olmayan bir ödeme yapıldığında sigortacının halefiyet hakkı kazanamamasına, ancak alacağın temliki hükümlerine dayanarak talepte bulunabilmesine, genel hükümler çerçevesinde yapılan değerlendirmenin yerinde görülmesine göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında kurulan hükümde "Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince tayin ve takdir edilen 12.500,00 TL (davalı ...Ş yönünden 11.330,00 TL ile sınırlı olmak üzere) vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine", "Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT nin 6 ıncı maddesi de gözetilerek tayin ve takdir edilen 26.111,77 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine" karar verilmiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "Tarifenin üçüncü kısmına göre ücret" kenar başlıklı 13 üncü maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. ...”

Şu durumda davacının maddi tazminat isteminin bir bölümü reddedildiğine göre davada kendisini vekil aracılığı ile temsil ettiren davalılar yararına, reddedilen maddi tazminat istemi yönünden AAÜT'nin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacı lehine belirlenen ücreti geçmeyecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak davalı yan yararına fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan "26.111,77 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "12.500,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog