8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili, -------, ----- yürütülmesi amacıyla ---- Şirket olarak kurulduğunu, kara, deniz, havayolu taşıma ve taşıma işleri organizatörü olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı ---- tarihleri arasında münakit ------- bulunduğunu, poliçenin kapsamının, yapılan karayolu taşımacılığı esnasında meydana gelebilecek hasar ve zararların karşılanması olduğunu, müvekkili şirketin müşterisi bulunan dava dışı ------- parçaların karayolu taşımacılığı ile muhtelif bayilere taşınması sırasında oluşabilecek rizikolar sonucu doğacak zararın tazminini teminen davalı sigorta şirketi ile poliçeler düzenlendiğini, müvekkili şirketin müşterisi dava dışı ------yedek parçaların taşınması sırasında hasar ve zararlar oluştuğunu, söz konusu hasar ve zararların tazmini için müşteri dava dışı ------ yasal halefi bulunan dava dışı ------ tarafından müvekkili şirket aleyhine icra takipleri başlatıldığını, icra takiplerine müvekkili şirketçe itirazda bulunulduğunu, yapılan hatalı ve eksik incelemeye dayalı yargılama neticesinde de ikame edilen itirazın iptali davaları müvekkili şirket aleyhine sonuçlandığını, söz konusu davaların müvekkili şirket aleyhine neticelenmesi sonucunda müvekkili şirket haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmamak adına icra dosyalarına ödemelerde bulunduğunu, mahkeme kararları neticesinde müvekkili şirketçe ödenen bedellerin, davalı sigorta şirketi ile akdedilen sigorta poliçeleri kapsamında hasar ve benzeri zararlardan sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması sebebi ile ihtarnameler keşide edilmek suretiyle sigorta şirketinden talep edildiğini, sözleşme gereği ödenmesi gereken bedellerin ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine -------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin işbu icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, bunun sonucunda borcun varlığının ispat edilecek olup, davalılar kötü niyetli olarak icra takibini durdurduklarını, bu nedenle mahkememiz nezdinde işbu davayı açma zaruriyetinin hasıl olduğunu, dolayısıyla; davalı borçlu şirketin yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini, takibin -------- Sayılı dosyası dosyası üzerinden devamını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: emtiaların sevk tarihlerinin ---- olduğunu, tutanak tarihlerinin müvekkili şirketçe düzenlenen ---- vadeli poliçe tarihlerinde olmadığını, müvekkili şirketçe düzenlenen poliçe vadesi ------ tarihleri arasında olup müvekkili şirketin poliçeden doğan bir sorumluluğunun olması için vade tarihleri arasında gerçekleşen bir hasarın söz konusu olması gerektiğini fakat davaya konu taşımalar/hasarlar ise bu vadeler arasında gerçekleşmemiş olup müvekkili şirketin bahsi geçen poliçeden kaynaklı sorumluluğu olmadığını, bu sebeple davanın doğrudan reddinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu' nun konu hadise ile ilgili taşıyıcıdan ve dolayısı ile sigortacısı olan müvekkili şirketinden talep için zamanaşımının 1 yıl olduğunu, müvekkili şirketi sorumluluğunun her şekilde TTK ve/veya CMR konvansiyonunda düzenlenen şekilde sınırlı sorumluluk olduğunu, davaya konu hasarlar müvekkili şirketçe düzenlenen poliçe vadesinde olmadığından davanın reddini, zamanaşımı sebebiyle davanın reddini, itirazlarının kabul edilmemesi halinde davaya konu talebin poliçe teminatı dışında olması sebebiyle davanın reddini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, dava dışı -----dava dışı sigortalısı ---- yaptığı, ------ tarafından yurt içindeki bayi ve servislere gönderilmek üzere taşınan emtiaların davacı ----- sorumluluğunda hasarlandığı, davacının sigortalısının hasar bedelini davacı ------ Mahkeme kanalı ile tahsil ettiğinden bahisle ödenen tazminatın davalı ile arasındaki sigorta poliçesine istinaden tahsili talebine ilişkindir.7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 07/02/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespitiyle uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan deliller birarada değerlendirilerek davacı tarafın talep edebileceği bir tazminat olup olmadığı ve varsa miktarının tespitiyle olaydaki kusur durumunun belirlenmesi bakımından bilirkişiden rapor alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğramadığının kabulü halinde,--------kapsamında talep edebileceği anapara alacağının, poliçe vadesi içinde kalan; 1.420,46 TL olabileceği; Davacının, poliçe vadesi içinde kalan 1.420,46 TL alacağına, davalı şirkete keşide ettiği ihtarnamenin tebliğini müteakip temerrüt faizi talep edebileceği, belirtilmiştir.Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin müşterisi dava dışı ------yedek parçaların taşınması sırasında oluşan hasarlar ve zararların tazmini için müşteri dava dışı ----yasal halefi bulunan dava dışı ----- tarafından davacı şirket aleyhine icra takipleri başlatılmış bu takipler neticesinde davacı şirker icra dosyalarına ödemelerde bulunmuş, daha sonra davacı ödediği bu bedellerin rücuen tahsili amacıyla davalı sigortacısı aleyhinei iş bu davayı açmıştır.
Davaya konu------sayılı---- tarihli kararı ve - sayılı dosyası kapsamında ------ tarihinde ödediği toplam tutar -----olup davacı, ödemiş olduğu bu tutarın ödenmesi için ---------ihtarnamesini keşide etmiş, ilgili mahkeme kararını ve ödeme dekontunu da eklemiştir. Ancak ilgili hasara ilişkin nakliyat ekspertiz raporunda -------arasında yurtiçi nakliyat sırasında aşağıda fatura no veya referans no ve parça adları verilmiş olan yedek parçalar -------sorumluluğunda hasara uğramıştır” bilgisi yer almaktadır. ------ incelendiğinde tamamının---- yılına ait tutanaklar olduğu görülmektedir. Dolayısıyla ------ vadeli Yurtiçi Sorumluluk Sigorta Poliçesi tüm hasar ödemeleri sigorta kapsamı dışında kalmaktadır.
Davaya konu ----- sayılı dosyası kapsamında ilgili hasarlar için ---- tarafından ----- tarihinde hazırlanan ----numaralı ----- tarihleri arasındaki 9 farklı sevkiyat için belirlenen tazminat tutarı: ----- tarihleri arasındaki 4 farklı sevkiyat için belirlenen tazminat tutarı: 1.420,46 TL, Davaya konu ----dosyasına ------ tarihinde ödediği toplam tutar: 19.000,00 TL olup davacı ödediği bu miktarın tahsili amacıyla davalı şirkete,------yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide etmiş, ilgili mahkeme kararını ve ödeme dekontunu da eklemiştir. ------- dikkate alındığında 5.310,28 TL’lik hasar ödemesi sigorta dışında; 1.420,46 TL’lik hasar sigorta kapsamı içinde kalmaktadır.Zamanaşımı itirazınıın değerlendirilmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 73/1. maddesinde “Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar” hükmü getirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesi hükmü; “(1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.” şeklindedir.
TTK'nın 1482 nci maddesine göre zamanaşımı süresi 10 yıldır. Dosya kapsamında, davacı taraf, işleten sıfatıyla yapmış olduğu ödemeyi poliçe kapsamında sigortacıya rücuen tazminat istemiyle dava açtığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 73/1. Maddesi, 6102 sayılı TTK'nın 1420 ve 1482. Maddeleri gereğince rücu isteminin, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının öngörüldüğü, bu itibarla davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme tarihi itibariyle -------- zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı, bu sebeple zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmakla itiraz yersizdir.Tüm bu hususlar dikkate alındığında ------ kapsamında talep edebileceği anapara alacağının, poliçe vadesi içinde kalan tarihlerde hasarlanan kısım 1.420,46 TL olduğundan; davanın kısmen kabulüne, 1.420,46 TL'nin ödeme tarihi olan 07.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kısmen kabulüne,
1.1.420,46 TL ' nin 07.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Karar harcı 97,03 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 490,22 TL harçtan mahsubu ile bakiye 393,19 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvuru, 490,22 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 570,92 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 57,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.057,75 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 142,00 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.420,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 1.273,81 TL'sinin davacı taraftan, 46,19 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
9.Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, davalı yönünden kesin davacı yönünden kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023