7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/13738 E. , 2014/18290 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 03/06/2014
Numarası : 2012/767-2014/436
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, davalı işyerinde lastik tamircisi olarak çalışırken iş akdini, fazla mesai ve genel tatil alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiğinden bahisle kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdini, haklı neden olmadan kendisinin sonlandırdığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdini işçilik alacaklarının düzenli ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir .
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davacı tanıkları, davacının dini bayramlarda da çalıştığını beyan etmişler, mahkemece de, buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek ulusal bayram ve genel tatil alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak davalı işyeri aleyhine açılan başka davalarda, dinlenen tüm tanıklar dini bayramlarda çalışma yapılmadığını beyan etmişlerdir.
Davalı taraf da yargılama aşamasında ısrarla, işyerinde dini bayramlarda çalışma olmadığını savunmuş ve buna ilişkin emsal kararlar sunmuştur. Mahkemece, davacı tanıklarından, daha önceki dosyalardaki beyanlarda dikkate alınarak ayrıntılı olarak sorulup, davacının dini bayramlarda diğer işçilere göre farklı bir çalışma statüsüne sahip olup olmadığı belirlenmeden dini bayramlar için de genel tatil alacağına karar verilmesi hatalıdır.
3.Davacı, 12.3.2012 tarihinde davasını, kısmi dava olarak açmıştır. Kısmi dava olarak açılan davalarda, zamanaşımı sadece dava açılan kısım yönünden kesilir. Böyle olunca, davacının yıllık izin ücreti alacağı, hakkın doğum tarihi olan 2008 yılında yürürlükte bulunan 818 sayılı Türk Borçlar Yasası hükümleri gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Islah tarihi itibariyle, ıslah edilen yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımına uğramış olmasına rağmen, 6098 sayılı Borçlar Yasası hükümlerine göre zamanaşımını yıllık izin ücretinde 10 yıl kabul ederek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla talebin kabulüne dair hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.