7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/14069 E. , 2014/18308 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Elbistan İş Mahkemesi
Tarihi : 06/05/2014
Numarası : 2013/49-2014/523
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2.Davacı, davalı işyerinde beton bordür ustası olarak çalışırken, fazla mesai yaptığını, hafta tatili ve tüm genel tatillerde çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini belirterek bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalılar, davacının tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının tespit edilen çalışmalarına göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacının, dosyaya sunulu puantaj kayıtları bulunmaktadır. Hesap bilirkişi de, fazla mesai alacağı yönünden bu puantajlara göre hesaplama yaptığını, bu nedenle takdiri indirim yapmadığını bildirmiştir. Puantaj kayıtlarının incelenmesinde, davacının 2012 yılı, Ocak ayında 23-28 Ocak haftasında sadece 1 gün, 30 Ocak-4 Şubat haftasında ise sadece 4 gün, yine Mayıs ayında 21-24 Mayıs tarihleri arasında 4 gün çalıştığı görülmektedir. Bu durumda, davacının bu haftalarda yaptığı mesainin 45 saati doldurmadığı, günlük çalışmasının da 11 saati aşmadığı gözönüne alındığında, bu haftalar yönünden fazla mesai alacağı hesabı yapılmaması gerektiği açıktır.
Bilirkişi tarafından, 1 Ocak -24 Mayıs 2012 tarihleri anasındaki fazla mesai saatini 490 saat alarak(490/24=20) 20 hafta üzerinden hesaplama yapmıştır. Oysa ki, bu dönemde, fazla mesai ile çalışılan hafta sayısı 16’dır. Bu durumda puantaj cetvellerine göre sadece tam hafta çalıştığı dönem yönünden fazla mesai hesabı yapılması gerekirken fazla mesai alacağının hak ettiğinden fazla hesaplanmasına yol açacak şekilde hesap yapıldığı ortadadır. Mahkemece, hatalı rapora itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir. O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.