10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/9892 E. , 2023/10147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında Mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen 2011/363 Esas sayılı dosyada görülen davanın reddine, birleşen 2019/13 sayılı dosyada görülen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkem kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum'un .... sicil sayılı dosyasında işlem gören sigortalılardan ... sigorta sicil nolu ...'ın 16.01.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat ettiğini, olayla ilgili müfettiş incelemesinde davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, olayın C.Başsavcılğına intikal ettiğini, sigortalı hak sahiplerine 147.515,03 TL PSDG ile 169,90 TL tedavi gideri yapıldığını, toplam 147.684,93 TL Kurum zararından şimdilik 10.000,00 TL'sının gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin sarf ve tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen Diyarbakır 1. İş mahkemesi 2011/363 Esas sayılı dosyası dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile sözkonusu bu alacağın Diyarbakır 2.İş Mahkemesi'ne ait 2010/569 esasına kayıtlı dava dosyasına ibraz edilen 27.12.2010 tarihli kusur bilirkişi raporunda kusurlu bulunan ... ile davalı ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup, Diyarbakır 2.İş Mahkemesi'nin 2010/569 Esas sayılı dosyasının iş bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam olunmuştur.
Birleşen Diyarbakır 4. İş mahkemesi 2019/13 esas sayılı dosyası dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum sigortalısı ...'ın 16.01.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat ettiğini, olay ile ilgili müfettiş raporunun tutulduğunu, sigortalı ...'ın ölümü nedeni ile hak sahiplerine 147.515,03 TL PSD'li gelir bağlandığını ve 169,90 TL tedavi giderinin yapıldığını, kurumca yapılan ödemelerin tahsili amacıyla Diyarbakır 2. İş mahkemesi 2010/569 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, dosyamız ile bu dosyanın birleştirilmesini 147.648,93 TL Kurum zararından fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 108.147,94 TL'lik, PSD'li gelirden Kurum alacağının gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve Diyarbakır 3. İş mahkemesi 2017/38 esas sayılı dosyasında devam edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI
Mahkeme, 13.12.2013 tarihli ve 2013/85 Esas, 2013/ 165 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kabulü ile 10.000,00 TL rücuen tazminatın PSDG yönünden gelirlerin onay tarihi olan 20.05.2010 tarihinden itibaren, tedavi giderleri yönünden 16.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine," dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 18.06.2015 tarihli ve 2014/9655 E. 2015/12148 K. sayılı ilamı ile "...
1.İşveren olduğu anlaşılan davalı ...'ın sorumluluğu yönünden:..16.01.2010 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın davalı işverenden rücuan alınması için açılan davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi olup, yöntemince gerçek zarar hesabı yaptırılıp yukarıdaki ilkeler kapsamında elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemenin de kabulüne olduğu üzere taşeron olmadığı (üçüncü kişi olduğu) anlaşılan davalı ...'ın sorumluluğu yönünden:Herhangi bir davranışın zararlandırıcı sigorta olayında sorumluluğa neden olabilmesi için sonuç ile arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. İş kazasının; işverene ait inşaatın beşinci katında kalıp bağlamaya çalışıran sigortalının muhkem bağlayamadığından 15 metreden düşerek ölmesi şeklinde oluştuğu anlaşılmaktadır. Yargılamanın devamı sırasında alınan ilk bilirkişi raporunda taşeron olarak nitelendirilen davalı ...'a %25 kusur atfedilmiş iken, hükme esas alınan ikinci kusur raporunda bu defa ekip başı olarak nitelenmek suretiyle işverenden kişisel koruyucu istemediği ve korkuluk, ağ gibi tedbirlerin alınmasını sağlamadığından bahisle aynı oranda kusur verilmiştir. Ancak kendisi de işçi olduğundan anılan davalının işyerinde bu türden bir sorumluluğunu gerektirecek unvan ve görevi bulunmadığı açıktır. Bu nedenle kazanın meydana geldiği iş kolunda iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan, yeniden kusur raporu alınmak suretiyle davalının eylemleri ile sigortalının inşaat iskelesinden düşerek ölmesi arasındaki illiyet bağı da tartışılarak kusur oran ve aidiyetlerinin tereddüde mahal bırakmayacak ve denetime elverişli şekilde tespit edilmelidir.Davalı ...'ın diğer davalı işveren ...'a hizmet akdi ile bağlı işçi olduğunun anlaşılması karşısında üçüncü kişi kapsamında sorumlu bulunduğu açıktır. Bu nedenle davacı Kurumun teselsül istemi de nazara alınmak suretiyle gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısından sorumlu olacağı gözetilerek hüküm kurulmalıdır.." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 25.04.2016 tarihli ve 2015/459 E-2016/279 K sayılı kararıyla; "1-Davalı ... yönünden davanın reddine,
2.Diğer davalı ... yönünden davanın kabulüne 10.000,00 TL rücuen tazminatın PSDG yönünden gelirlerin onay tarihi olan 20.05.2010 tarihinden itibaren, tedavi giderleri yönünden 16.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairenin 31.10.2016 tarihli ve 2016/14122 E. 2016/13182 K. sayılı ilamı ile; "...sair hususların reddi ile Mahkemece, iş kazasında, davalı işverenin %80, sigortalının % 20 kusurlu olduğunu bildiren üç kişilik inşaat mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetince düzenlenen rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, anılan raporda davalı ...’ın taşeron olmadığı için kusursuz olduğu bildirilmiş, bozma öncesi düzenlenen tüm raporlarda ise iş kazasında anılan davalının kusurunun bulunduğu belirtilmiştir.
Hal böyle olunca, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, anılan davalının 3 üncü kişi sıfatı ile iş kazasında kusurunun bulunup bulunmadığını irdeleyen kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır...Somut olayda; gerçek zararın yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde belirlenmesi gerekirken hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerleri esas alınarak sonuca gidilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ..
A)Mahkememizin 2017/38 Esas sayılı asıl dava dosyası yönünden davanın kabulü ile
1.)9.864,08 TL peşin sermaye değerli gelirin, onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
2.)135,92 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, B)Mahkememiz dosyası ile birleşen diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2011/363 esas sayılı dosyası yönünden;
1.)Davanın reddine, C)Mahkememiz dosyası ile birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/13 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile;
1.)Davalı ... yönünden davanın reddine, a-)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 108.147,94 TL üzerinden takdir edilen 17.222,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
2.)Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; a-)94.673,39 TL peşin sermaye değerli gelirin, onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-)135,92 TL tedavi gideri yönünden derdestlik dava şartı nedeniyle davanın reddine" dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kusur raporunu yerinde görmediği gerekçesi ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.