Esas No
E. 2019/9720
Karar No
K. 2023/2718
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2019/9720 E.  ,  2023/2718 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/394 E., 2015/673 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1

. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/394 Esas, 2015/673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi gereğince 3 yıl 9 ... hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, olayla hiçbir alakası bulunmadığı halde cezalandırılması nedeniyle kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat etmesi gerektiğine ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığa ait depoda çok sayıda kaçak sigara bulunduğu istihbari bilgisi üzerine belirtilen adrese gidildiği, kapının kilitli olması üzerine depoyu kiralayan sanığa telefonla ulaşıldığı, sanığın olay yerine gelmesi üzerine depoda herhangi bir suç unsurunun bulunup bulunmadığı sorulduğunda, depoyu arkadaşı olan ... ... isimli şahıs ile birlikte kiraladıklarını, sabah kendisi ile görüşüp anahtarı istediğinde kendisine depoda kaçak sigara bulunduğunu söylediğini belirtmesi üzerine gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden depoda yapılan aramada, karton kutular içerisinde 30.000 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık savunmasında, suça konu sigaraların ele geçtiği depoyu kahvehanede tanıştığı ... isimli şahıs ile birlikte kiraladıklarını, sigaraların kendisine ait olmadığını, olay günü polislerin arayarak depoya gelmesini isteyince anahtarı almak için ... ile buluştuklarında şahsın kendisine depoda kaçak sigara bulunduğunu söylediğini, anılan şahsı bir daha görmediğini beyan etmiştir.

3.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamıştır.

4.Dava konusu eşyanın değerinin fahiş kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına da uygun olduğu tespit edilmiştir.

5.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen 06.03.2015 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, gümrüklenmiş değerinin 238.332,62 TL, gümrük vergilerinin ise 184.032,62 TL olduğu tespit edilmiştir.

6.Dosyaya sunulan kira sözleşmesine göre, deponun 12.01.2015 tarihinde sanık ... tarafından 1 yıl süre ile kiralandığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE

Olay ve olgular bölümünde belirtildiği üzere; ihbar üzerine alınan arama kararına istinaden sanığın kiralamış olduğu depoda yapılan aramada karton kutular içerisinde 30.000 paket kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; her ne kadar sanık savunmasında, suça konu sigaraların ... ... isimli şahış tarafından konulduğunu ve kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de, sanığın, anılan şahsın açık kimlik ve adres bilgilerini dosyaya sunmadığı gibi yapılan araştırmalara rağmen anılan şahsa ulaşılamadığı göz önünde bulundurulduğunda, sanığın kaçak sigaralardan haberdar olmadığı yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği ve suça konu gümrük kaçağı sigaraları ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

Kabule göre de;

1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı gözetilerek, ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları birlikte yazılmak suretiyle temel cezanın doğrudan 3 yıl hapis ve 200 gün karşılığı adlî para cezası olarak belirlenmesi,

2.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereğince cezalandırılmasına karar verildiği halde hükmün gerekçesinde sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırıldığı belirtilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,

3.Sanıktan 30.000 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, hapis cezası yönünden alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,

4.Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...

1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2015/394 Esas, 2015/673 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, CMUK'nun 326/son maddesi gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog