12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/13026 E. , 2023/4988 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ödeme emrine itiraz, teminat senedi olduğu itirazı, kambiyo vasfını şikayet ve faiz ve faiz başlangıç tarihine itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, takip dosyasında davacı borçlunun borca kısmi itirazlarının kabulü ile 6.027,40 USD işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına,
İİK’nın 169/a-6 maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe konu senedin teminat senedi olarak verildiğini, senedin düzenleme yeri bulunmadığını, senedin lehtar kısmında adı soyadı yazılmadan önce Nus şeklinde bir ibare bulunduğunu, ayrıca talep edilen faizin hatalı olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili tarafından cevap dilekçesi verilememiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddine, takip dosyasında davacı borçlunun borca kısmi itirazlarının kabulü ile 6.027,40 USD işlemiş faiz yönünden takibin durdurulmasına, İİK’nın 169/a-6 maddesi gereğince şartları oluşmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı borçlu vekili istinaf başvuru dilekçesinde;
dava dilekçesini tekrarla takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlu vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde; senedi tanzim eden ...’ın adı ve soyadı altında aval (Kefil) ibarelerin sağ tarafında yer alan “Antalya” ibaresinin borçlunun yerleşim yeri, dolayısıyla bono tanzim yeri olarak kabulü gerektiğini, lehtar kısmında “...” adı ve soyadından önce yazılı olan “Nus” ibaresinin isim, dolayısıyla lehtarın başka bir kişi olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bono lehtarının, lehtar bölümünde adı ve soyadı yazılı, bono arkasında cirosu olan takip alacaklısı “...” olduğu gözetildiğinde, takip konusu belgenin TTK’nın 776. maddesinde sayılan tüm unsurları taşıyan kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içeren bono olduğunu, lehtar olması nedeniyle takip alacaklısının yetkili hamil olduğu, lehtar tarafından tanzim edenin takip edilebilmesi için protestoya gerek bulunmadığını, bonoda teminat kaydı bulunmadığını, takip konusu bononun teminat için verildiğine, bonoda boş bırakılan yerlerin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğuna, borcun bulunmadığına dair İİK’nın 169/a-1 maddesinde sayılan bir belge ibraz edilmediğini, alacaklının borçlunun iddialarını kabul etmediğini, bonoda vade bulunmakla, alacaklının protesto keşide etmeksizin vade tarihinden takip tarihine kadar işleyen faizi talep edebileceğini, ilk derece mahkemesince tespit edilen faiz miktarının hatalı olduğunun istinafta ileri sürülmediğini, borca itirazda HMK'nın 209. maddesinin uygulanamayacağını, icra dosya numarasında yapılan yanlışlığın daha sonra tashih kararıyla düzeltildiğini, delillerin toplanılmadığı, tanıkların dinlenilmediği, iddia edilen hususların incelenmediği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarının yerinde olmadığını, ispatlanamayan şikayet ve borca itirazın yasal ve yeterli gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrine itiraz, teminat senedi olduğu itirazı, kambiyo vasfını şikayet ve faiz ve faiz başlangıç tarihine itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk İcra İflas Kanunu 169. madde.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.