7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/8476 E. , 2014/16076 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 20/02/2014
Numarası : 2013/34-2014/75
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, davalı işyerinde 27.03.2010-30.09.2012 tarihleri arasında baş garson olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız şekilde sonlandırıldığını, haftada 6 gün 8.00-21.30 saatleri arasında çalıştığını bildirerek kıdem tazminatı ve fazla mesai alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının amirini mesai saatlerinde yaraladığını, bunun üzerine iş akdinin haklı nedenle derhal feshedildiğini ve başka bir alacağının da olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davalı tarafından davacıya ait personel dosyası dosyaya sunulmuş ve bilirkişi tarafından fazla çalışma ücretine ilişkin yapılan hesaplamada her ne kadar giriş çıkış kayıtlarına göre göre fazla mesai yapılmadığı anlaşılıyor ise de dosyada bulunan bazı bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku olduğu tespit edilerek bu kayıtlara itibar edilmemiş ve tanık beyanlarına göre fazla mesai ücreti hesaplanmıştır. Fakat mahkemece davalının tutmuş olduğu giriş çıkış kayıtlarına göre davacının fazla mesai yapmadığı gerekçesi ile fazla mesai ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa dosyaya ibraz edilmiş olan davacıya ait Haziran 2012 ve Temmuz,Ağustos,Eylül,Ekim 2011 dönemlerine ait bordrolarda fazla mesai tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Diğer yandan yine dosyada bulunan bulunan imzalı çalışma çizelgelerinde ve vardiya programında davacının ..?..koduyla çalıştığı, bunun 8.00-12.00-antre-17.30-23.00 saatlerine tekabül ettiği, bu çalışma şeklinin tanık beyanlarında belirtilen çalışma şekli ile örtüştüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece tüm bu hususlar değerlendirilmeden sadece davalının sunmuş olduğu giriş çıkış kayıtlarına dayalı olarak davacının fazla çalışma alacağı talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.