7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/13158 E. , 2023/3700 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
... vekilinin temyiz isteği yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yönünden ise hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2013 tarihli ve 2013/814 Esas sayılı iddianamesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi ile 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve suça konu eşyalar ile suçta kullanılan aracın müsaderesi istemiyle dava açılmıştır.
2.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2013/320 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine, suça konu kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın iadesine karar verilmiştir.
3.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2013/320 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararının sanık ... katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/21734 Esas, 2020/13290 Karar sayılı kararı ile; nakil aracının iadesine dair hükmün onanmasına karar verilmiş, mahkûmiyet hükmü yönünden ise hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi için yasa bozması yapılmış, ayrıca kabule göre de; "1)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi,..." nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2020/2721 Esas, 2021/1706 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmibirinci maddesi delaletiyle aynı maddenin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, suça konu kaçak eşyanın naklinde kullanılan aracın iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği; suçun işlendiği tarih göz önüne alındığında Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) adına Tarım ve Orman Bakanlığının katılan olarak yer almamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, aracın müsaderesi yönünde hüküm kurulması gerekirken aksi yönde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın ortadan kaldırılmasına ilişkindir.
2.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi ve cezanın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca arttırılması gerektiğine, aracın müsaderesine, müsaderenin imkansız kılınması halinde araç kasko bedeli kadar değerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğine, kurum zararının sanık tarafından karşılanması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın ortadan kaldırılmasına ilişkindir.
3.Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve esas bakımdan hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.11.09.2013 tarihinde Irak'... Türkiye'ye giriş yapmak üzere Habur 2. Hudut Bölük Komutanlığı arama noktasına gelen sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada 15 adet cep telefonu ile 24 karton kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın bozma öncesi alınan savunmasında suçunu ikrar ettiği; bozma sonrası alınan savunmasında da önceki savunmalarını tekrar ettiğini, bozma ilamına karşı bir diyeceği olmadığını, maddi durumu olmadığından söz konusu miktarları ödeme imkanının bulunmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. ... varakasında suça konu eşyaların CIF değerinin 880 TL, vergiler toplamının 3.431,80 TL, gümrüklenmiş değerin ise 4.311,80 TL olarak belirtildiği görülmüştür.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, ... vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın ve Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
1.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/21734 Esas, 2020/13290 Karar sayılı ilamına göre suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin kararın onanmak suretiyle kesinleştiği gözetilerek, dosyanın mahkemece yeniden ele alınarak aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmesine ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyizle sınırlı olarak yapılmıştır.
2.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak;
11.09.2013 tarihli olay tutanağından, sanık tarafından, çalıştığı şirkete ait araç ile Ülkemize giriş yapmak üzere Habur 2. Hudut Bölük Komutanlığı arama noktasına gelinmesinden sonra, anılan noktada yapılan arama neticesinde suça konu sigara ve cep telefonlarının ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; henüz gümrük sahasından geçmeyen sanığa beyanda bulunma imkanının tanınmaması nedeniyle suçun icra hareketlerinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, yasal unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın ve Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B-2) paragrafında açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2020/2721 Esas, 2021/1706 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.