7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/14617 E. , 2023/4185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2014 tarihli ve 2013/1186 Esas, 2014/816 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci maddesi gereği neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2019/10981 Esas, 2020/1858 Karar sayılı ilâmıyla; sanığa etkin pişmanlık kurumu usulüne uygun olarak anlatılmadan hüküm kurulması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu ve sanığa sebep olmadığı keşif ve bilirkişi ücretinin yükletilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2020/288 Esas, 2022/1833 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci maddesi delaletiyle beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 10 ... hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi, erteleme kararının yerinde olmadığına ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanığın iş yerinin açık çekmecesinde kaçak sigaraların görüldüğü ve 58 paket kaçak sigaranın ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın tüm aşamalarda kaçak sigaraları satmak amacıyla aldığını beyan ettiği, bozma sonrası alınan savunmasında ise kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar parayı süre verilmesi halinde ödeyeceğini beyan ettiği, ancak verilen süre içinde herhangi bir ödemede bulunmadığı belirlenmiştir.
3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
Olay tarihinde saat 17:00 sıralarında haber merkezine 2186/1 sokak içersinde ... isimli şahsın kaçak sigara satışı yaptığı yönündeki ihbar üzerine, 2559 sayılı PVSK'nın Ek 5. maddesi uyarınca, kaçakçılık suçlarıyla mücadele etmekle görevli kolluk görevlilerince bahse konu yere gidildiği, bu yerin 2179. ile 2186/1. sokak keşisiminde bulunduğunun tespiti ile bilginin doğruluğunu teyit için saat 17:40 sıralarında işyerine girildiğinde herhangi bir arama işlemi olmaksızın girişe göre sol tarafta bulunan masanın açık çekmecesinde çok sayıda değişik marka ve sayıda kaçak ve bandrolsüz sigaraların bulunduğu görülmesi üzerine muhafaza altına alınarak Cumhuriyet savcısına bilgi verilmiştir.
İhbara konu olan başlangıçtaki bilginin soyut nitelikte ve başkaca herhangi bir somut emare ile desteklenmeyen bir bilgi niteliğinde olması, bu bilginin doğruluğunu teyit etmek amacıyla hareket eden kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırmanın geldiği aşama ve 23.05.2013 tarihinde saat 17:00 sıralarında alınan ihbar ile 17:40 sıralarında açık çekmecede görülen kaçak eşyanın tespiti arasında geçen yaklaşık kırk dakikalık sürenin çok kısa olması, edinilen bilgiler üzerine bahsi geçen yerde araştırma yapan görevlilerin, işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla “suçüstü” hâli ile karşılaşmaları nedeniyle, PVSK'nun 13/1-A. ve Ek 6 ıncı maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhâl gerekli tedbirleri alıp suç konusu eşyaları muhafaza altına aldıktan aldıktan sonra, uygulanan tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği ve müteakiben emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin sürdürüldüğü, sanığın işyeri masasının açık çekmesinde ele geçirilen kaçak ve bandrolsüz sigaraların suç delillerinin kaybolmaması için derhâl gerekli tedbirlerin alınması kapsamında elde edildiğinden hukuka aykırı olarak elde edilen bir delil olarak değerlendirilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’unda hakim veya mahkeme önündeki ikrarın delil değeri kabul edilmiştir.Vicdani kanıt sisteminin geçerli bulunduğu ceza muhakemesi hukukumuzda, başkaca maddi delillerle desteklenen ve tüm aşamalardaki özgür irade mahsulü olan ikrara dayalı olarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2020/288 Esas, 2022/1833 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE
Kolluk tutanağına göre; sanığa ait iş yerinde kaçak sigara satıldığına dair ihbar üzerine iş yerinin dışında beklenmiş, iş yerine girip çıkan ve sigara alan kişilerin görülmesi üzerine iş yerinin içerisine girilmiş, açık çekmece içerisinde sigaralar olduğunun görülmesi üzerine işlem yapılarak sigaralara el konulmuştur. Sanık hakkında kaçakçılık suçunu işlediğinden bahisle açılan davada, yerel mahkemece verilen mahkumiyete dair hükmün temyiz edilmesi üzerine, kararı inceleyen heyetimizin çoğunluğu, suçun sübut bulduğunu kabul etmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 119. maddesi; “Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının,
Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.” şeklindedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun adli kolluk ve görevi başlıklı 164. maddesinin 2. fıkrası “Soruşturma işlemleri,
Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır. Adlî kolluk görevlileri,
Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir.” şeklindedir. Somut olayda adli kolluk olarak görev yapan kolluk görevlileri aldıkları ihbar nedeniyle, Cumhuriyet Savcısına bilgi verip emir almadan yetkilerinin dışına çıkarak sanığın iş yerinde arama yapmışlar ve elde ettikleri bu delillerle soruşturma işlemlerine başlamışlardır. Soruşturma işlemlerinin Cumhuriyet Savcısının bilgisi ve talimatları doğrultusunda yapılması gerektiğine dair CMK’nın 164/2 maddesindeki düzenlemeye uymamışlardır. Yapılan ihbarın CMK’nın 116. maddesi kapsamında makul şüphe olup olmadığını ilk değerlendirecek olan Cumhuriyet savcısı, karar istenildiğinde ise hakimdir. Olayın gelişimine göre suçüstü hali de söz konusu değildir.
Somut olayda suç işlendiği hususunda ihbar alınmış olması nedeniyle yargının yetkisinde ve değerlendirmesinde olan bir alana girilmiştir. Artık bu durumda kolluk görevlileri Cumhuriyet Savcısına bilgi verip onun talimatları doğrultusunda hareket etmek zorundadırlar.
CMK’nın 119. maddesine uygun şekilde verilmiş bir arama kararı olmadan, sanığın iş yerinde yapılan arama Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırılık teşkil ettiğinden usulsüz bir aramadır ve bu aramada elde edilen deliller hükme esas alınacak nitelikte değildir. Sanığın sigaraların kendisine ait olduğunu söyleyip suçunu ikrar etmiş olması ya da aramaya ... göstermiş olması usule aykırı elde edilen delilleri usule uygun hale getirmeyecektir. Belirtilen nedenlerle yerel mahkemece verilen hükmün usulsüz arama nedeniyle bozulması gerektiğini düşündüğüm için, heyetimizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyorum. 27.04.2023