4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/16922 E. , 2023/2577 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşinin sevk ve idaresindeki motorsikleti ile dava dışı ... idaresindeki tescilsiz motorsikletin çarpışması sonucunda müvekkilinin eşinin vefat ettiğini, müvekkilinin eşinin desteğinden yoksun kaldığını, dava açmadan önce davalıya müraccat edildiğini ve 4.539 TL ödendiğini ancak yapılan bu ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek şimdilik 200 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya müracaat tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yana 20.06.2011 tarihinde 4.539 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın ibraname imzaladığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 111 inci maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacının eşinin 19.08.2010 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitirdiği, davacıya 20.06.2011 tarihinde davalı tarafından 4.539 TL ödeme yapıldığı ve davacı tarafından 15.06.2011 tarihli ibraname verildiği, bu ibraname içeriğine göre davacının davalı ... Hesabından aldığı bu tazminat karşılığında artık hiçbir alacağının kalmadığını tasdik ve beyan ettiği ve davalıyı ibra ettiği, tazminatın 20.06.2011 tarihinde ödendiği, davacının eldeki davayı 29.08.2014 tarihinde açarak ölüm nedeniyle uğradığı zararın daha fazla olduğunu ileri sürerek tazminat talebinde bulunduğunun anlaşıldığı ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 111 inci maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği, tüm dosya kapsamından ibranamenin düzenlendiği tarihten itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı" gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira yapılan ön ödemeden sonra 03.05.2013 tarihinde dava açıklarını, davanın takipsiz bırakıldığını, ancak takipsiz bırakılan bu davanın davalıya bakiye tazminat için ön başvuru niteliğinde olduğunu bu nedenle mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 111 inci maddesinde bahsi geçen sürenin hak düşürücü olduğu, somut olayda davacıya 20.06.2011 tarihinde 4.539 TL ödeme yapıldığı ve davalıya ibraname verildiği, davacının ilk olarak aynı konuda davalı hakkında Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde 2013/327 E. sayılı dava dosyası ile 03.05.2013 tarihinde dava açtığı, ancak takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 15.11.2013 tarihinde kesinleştiği; eldeki davanın ise 10.09.2014 tarihinde açıldığı, ibranamenin geçersizliğini gerektiren başkaca bir neden bulunmadığı, ilk yıllık davanın açıldığı 03.05.2013 tarihinde 2918 sayılı Kanun' nun 111 inci maddesinde yer alan iki yıllık sürenin dolmamış olduğu ancak HMK'nın 150 inci maddesinin 7 nci bendine göre açılmamış sayılan davadaki talep hiç yapılmamış sayılacağı gibi hak düşürücü süreler yönünden de sürenin kesilmesi veya durması da hukuken söz konusu olmadığından, ilk açılan davanın eldeki davaya herhangi bir etkisinden de söz edilemeyeceği, 15.06.2011 tarihinden itibaren 2918 sayılı Kanun' un 111 inci maddesi gereğince işleyen iki yıllık hak düşürücü sürenin, eldeki davanın açıldığı 10.09.2014 tarihinde dolduğu, mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tescilsiz motorsikletin karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan eşin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin yedinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 109 ve 111 inci maddeleri.
3.Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,