Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/110
Karar No
K. 2024/47
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/110 Esas
KARAR NO: 2024/47
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 07/10/2019
KARAR TARİHİ: 18/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili mahkememize verdiği 07/10/2019 havale tarihli dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın dava dışı alacaklı ... A.Ş’den .... İcra Müd. ... E sayılı (eski esas ...) dosyayı alacağın temliki yoluyla aldığı, müvekkilinin dava dışı alacaklı ... A.Ş ile ... ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefil olması nedeniyle borçlu olduğunu, borçtan dolayı .... İcra Müd. ... E sayılı (eski esas ...) icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiğini, sözleşmenin asıl borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşmenin imzalanmasından sonra iflas erteleme kararı verildiğini, erteleme kararından sonra dava dışı alacağı temlik eden alacaklı banka ... A.Ş vadesi gelmeden krediyi geri çağırarak usul ve yasaya aykırı olarak faiz ve ferilerini talep ve tahsil ettiğini, dava dışı şirketin hakkında iflas kararı verildiğini, sözleşmeden dolayı 7 adet taşınmaz üzerine ipotek verildiğini, taşınmazların icra dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satıldığını, müteselsil kefil davacının borcu olmadığı gibi bir borç var ise davacı tarafın iddia ettiği miktarda olmadığını, sözleşmeden kaynaklanan takip dosyasında İİK 72 maddesi uyarınca müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi, ekleri, tensip tutanağı ve tevzi formunun davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafça yasal süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediğinden HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmış ve davalı taraf duruşmadaki beyanları ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğünün ... Esas (eski esas ...) sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, Genel kredi sözleşmesi, Kat ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, Banka kayıtları, ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası, ....

Asliye Ticaret Mahkamesi'nin ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı. .... Asliye Ticaret Mahkamesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamın incelenmesinde; davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan iflasın ertelenmesine yönelik dava sonucunda; Davanın reddine, İst. Tic. Sic. Md. ... sicil noda Ticaret Siciline kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 30/05/2018 günü saat : 14:49 itibarı ile iflasının açılmasına karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi ve istinaf kararına yönelik temyiz isteminin reddi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... bankası tarafından borçlu ... San. Tic. Ltd.Şti. aleyhine, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin ipotek senedine dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla toplam 591.510,29-€(Euro) alacak için icra takibi başlatıldığı ve icra takibinin derdest olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin ... Esas (... eski esas) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... bankası tarafından borçlu ... San. Tic. Ltd.Şti. ve ... aleyhine, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin toplam 591.510,29-€(Euro) alacak için icra takibi başlatıldığı ve icra takibinin derdest olduğu anlaşılmıştır.

Bankacı Bilirkişi ... tarafından sunulan 08/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dışı temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu ... tic.ltd.şti arasında 09.03.2016 tarihinde 5.000.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Davacı kefil ... de söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan tüm borçlardan kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu ayrıca kredinin teminatı olarak ... ...'in 4.000.000.00 TL ipotek verdiği ve 11.09.2017 tarihinde satışı yapıldığı, Davalı bankanın davacı kefilden 07.12.2019 dava tarihi itibarı ile 40.280.88 EUR anapara 3.277.98 EUR faiz ve 160.90 EUR BSMV olmak üzere toplam 43.722.76 EUR alacaklı olduğu tespit edildiğini, dava tarihinden itibaren 40.280.88 EUR ödeninceye kadar 962,50 oranında temerrüt faizi davacıdan istenebileceği, Mahkemece dava dışı borçlunun kredinin yeniden yapılandırılması sonucunda belirlenen ve dava dışı asıl borçlunun da kabulünde olan 591.506.26 EUR dan dolayı Davalı bankanın davacı kefilden 07.12.2019 dava tarihi itibarı ile 68.608.63 EUR anapara 4.003.88 EUR faiz ve 200.19 EUR BSMV olmak üzere toplam 72.812.71 EUR alacaklı olduğu tespit edildiğini, dava tarihinden itibaren 68.608.63 EUR ödeninceye kadar %2,50 oranında temerrüt faizi davacıdan istenebileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.

Bankacı Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 04/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dava dışı temlik eden banka ile dava dışı asıl borçlu ... TİC.LTD.ŞTİ arasında 09.03.2016 tarihinde 5.000.000.00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Davacı kefil ... de söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan tüm borçlardan kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, ayrıca kredinin teminatı olarak ... ...'in 4.000.000.00 TL ipotek verdiği ve 11.09.2017 tarihinde satışı yapıldığını, davalı bankanın davacı kefilden 07.12.2019 dava tarihi itibarı ile 40.280.88 EUR anapara 3.277.98 EUR faiz ve 160.90 EUR BSMV olmak üzere toplam 43.722.76 EUR alacaklı olduğu tespit edildiğini, dava tarihinden itibaren 40.280.88 EUR ödeninceye kadar Y92,50 oranında temerrüt faizi davacıdan istenebileceğini, dava dışı borçlunun kredinin yeniden yapılandırılması sonucunda belirlenen ve dava dışı asıl borçlunun da kabulünde olan 591.506.26 EUR dan dolayı Davalı bankanın davacı kefilden 07.12.2019 dava tarihi itibarı ile 68.608.63 EUR anapara 4.003.88 EUR faiz ve 200.19 EUR BSMV olmak üzere toplam 72.812.71 EUR alacaklı olduğu tespit edildiğini, dava tarihinden itibaren 68.608.63 EUR ödeninceye kadar %2,50 oranında temerrüt faizi davacıdan istenebileceğinin sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Bankacı Bilirkişi Heyeti tarafından hazırlanan 13/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Alacağını temlik eden banka ile dava dışı kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ... Mak.yed.parça Paz.san. Ve Tic.ltd. Şti. Arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davacı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari nitelikli kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davalı şirketin davacı kefil hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğu: Davacı kefilin/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limiti toplamının 5.000.000,00 TL (5.000.000,00 TL/ takip tar.kur 3,3200 TL-1.506.024,10 EUR) olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 549.977,89 EUR'nun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davacı kefilin hem kendi ve hem de dava dışı kredi lehtarı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (Emsal, Y.19. HD. 07.12.2015 T. 2015/... E. ve 2015/... s. K. uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği (Lütfen bkz:

TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği, Davacı şirketin dava tarihi itibari ile alacağının; 254.002,08-€(Euro) asıl alacak, 13.335,00-€(Euro) işlemiş faiz, 667,00-€(Euro) BSMV olmak üzere 268.004,08-€(Euro) olduğunu, Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarı-tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla (ticari nitelikli krediler için) 254.002,08 EUR tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %2,50 oranında temerrüt faizi ile birlikte istenilebileceğinin, neticeten, davacı kefil dava tarihi itibariyle toplam 268.004,08 EUR davalıya borçlu olduğunun; Takip talebinde alacak EUR cinsi üzerinden talep edilmiştir. Alacaklının icra takibindeki Y.P (Döviz cinsi) alacağı nazara alınarak hesaplamalar ve mahsuplar EUR cinsi üzerinden yapıldığını, dolayısıyla icra takibindeki harca esas değer bedeli 1.963.814,16TL mezkur davada kanımızca dinlenilebilir bir yanının bulunmadığı düşünülmekte ise de nihai takdirin mahkemeye ait olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı kefil tarafından davalı aleyhine açılan genel kredi sözleşmesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı tarafça dava dışı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek takibe geçildiği, sözleşme kapsamında ipotek konan 7 adet taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satıldığı, bu nedenle davacının borcu kalmadığını varsa da davalı tarafın iddia ettiği miktarda olmadığını bu nedenle dava konusu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi, ekleri, tensip tutanağı ve tevzi formunun davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafça yasal süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediğinden HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmış ve davalı taraf duruşmadaki beyanları ve beyan dilekçeleri ile borcun ödenmediğini, taşınmazların icra kanalıyla satılması sonrası mahsup işleminin 03/08/2018 tarihindeki kur esas alınarak yapılması gerektiğini, taşınmazların satışı sonrası tahsilatın mükerrer mahsup edildiğini, haksız davanın reddini talep etmiştir.

.... İcra Dairesi'nin ... Esas (... eski esas) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... bankası tarafından borçlu ... San. Tic. Ltd.Şti. ve ... aleyhine, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin toplam 591.510,29-€(Euro) alacak için icra takibi başlatıldığı ve icra takibinin derdest olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... bankası tarafından borçlu ... San. Tic. Ltd.Şti. aleyhine, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin ipotek senedine dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla toplam 591.510,29-€(Euro) alacak için icra takibi başlatıldığı ve icra takibinin derdest olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu alacağın temlik eden dava dışı banka tarafından .... Noterliği'nin 16/12/2018 tarih ... yevmiyeli temlik sözleşmesi ile davalı ... A.Ş.'ne temlik edildiği anlaşılmıştır. .... Noterliği'nin 23/08/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile genel kredi sözleşmesi hesabının kat edildiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirkete ve davacı kefile 24/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce celp edilen genel kredi sözleşmesi, icra dosyaları ve genel kredi sözleşmesinin tarafı olan temlik eden dava dışı bankanın kayıtları ile dosya kapsamındaki deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre;

Davalı tarafın davacı kefilden 07.12.2019 dava tarihi itibarı ile 68.608.63 EUR anapara 4.003.88 EUR faiz ve 200.19 EUR BSMV olmak üzere toplam 72.812.71 EUR alacaklı olduğu ve dava tarihinden itibaren 68.608.63 EUR ödeninceye kadar %2,50 oranında temerrüt faizi davacıdan istenebileceği tespit edilmiştir.

Mahkememizin 08/06/2023 tarihli 6 numaralı celsesinde bilirkişi raporuna yönelik itirazların reddine karar verilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmiş ancak davalı tarafça sunulan 20/06/2023 tarihli ara karardan rücu talepli dilekçedeki beyan ve itirazların tekrar değerlendirilmesi üzerine yeniden yapılan inceleme sonrası ve davacı tarafça da sözlü yargılamaya geçilmesine yönelik ara karar öncesinde ilk bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunularak yeni rapor alınması talebinde bulunulması da göz önüne alınarak Mahkememizin 22/06/2023 tarihli 7 numaralı celsesinde sözlü yargılama aşamasına geçilmesine yönelik ara karardan vazgeçilerek, Dosyanın Bankacı bilirkişi ...'e tevdi edilerek davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, duruşmadaki beyanlar, icra dosyaları, taraflar arasındaki sözleşme ile dosya kapsamında bulunan tüm deliller değerlendirilerek, dava dışı banka ve gerekirse davalı şirketin kayıtları üzerinde HMK'nın 218. maddesi gereğince yerinde inceleme yapılarak,davacı ve davalı tarafın önceki raporlara yönelik itiraz ve beyanları değerlendirilerek, itirazları karşılanmak suretiyle, dava konusu ve ipotekli icra takibinde dava tarihine kadar varsa yapılan tahsilatlar, ipotekli taşınmazların .... İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında satışına ilişkin kayıtlardaki alacağa mahsup edilen bedeller mahsup edilerek davacı tarafın davalı tarafa dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından dolayı dava tarihi olan 07/10/2019 tarihinde borçlu olup olmadığı varsa borç miktarının tespiti hususunda Bankacı Bilirkişi ...'den bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.

Mahkememizce verilen bu ara karar sonrası davacı tarafça Mahkememiz heyetinin reddi talep edilmiş ise de, Mahkememizin 11/07/2023 tarihli ara kararı ile Davacılar vekilinin reddi hakim talebinin HMK 41/1-b maddesi gereğince red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemesi ve HMK 41/1-c maddesi gereğince ret talebinin davayı uzatma amacıyla yapıldığı açıkça anlaşıldığından HMK 41/2 gereğince geri çevrilmesine karar verilmiş, aynı kararda davacı tarafın ikinci raporun da tek bilirkişi tarafından düzenlenmesi durumunda raporlar arasında çelişki doğma ihtimalinden dolayı ikinci raporun bilirkişi heyetinden alınmasına yönelik talebin kabulü ile ikinci raporun üçlü bilirkişi heyetinden alınmasına karar verilmiştir.

Davacı tarafça tekrar reddi hakim talebinin geri çevrilmesine yönelik itirazda bulunulmuş ise de; Mahkememizin 26/07/2023 tarihli ara kararı ile Davacı vekilinin 19.07.2023 tarihli "reddi hakim talebinin geri çevrilmesine itiraz" talepli dilekçesinin esası hakkında karar verilmeksizin itiraz dilekçesinin reddi ile talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bankacı Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; davacı kefil dava tarihi itibariyle toplam 268.004,08 EUR davalıya borçlu olduğunun; Takip talebinde alacak EUR cinsi üzerinden talep edilmiştir. Alacaklının icra takibindeki Y.P (Döviz cinsi) alacağı nazara alınarak hesaplamalar ve mahsuplar EUR cinsi üzerinden yapıldığını, dolayısıyla icra takibindeki harca esas değer bedeli 1.963.814,16TL mezkur davada kanımızca dinlenilebilir bir yanının bulunmadığı düşünülmekte ise de nihai takdirin mahkemeye ait olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı kefil tarafından yetkilisi olduğu asıl borçlu şirket tarafından dava dışı ... Bankası'ndan kullandığı döviz cinsi ticari krediden dolayı borçlu olmadığını, sözleşme kapsamında ipotekli taşınmazların satılması üzerine borcun ödendiğini, borç olsa bile talep edilen miktar kadar olmadığını bu nedenle borçlu olmadığı iddiasında bulunulmuş, davalı temlik alan tarafından ise borcun ödenmediğini, satılan taşınmazlardan yapılan tahsilatın mükerrer mahsup edildiğini, borcun ödenmediğini bu nedenle davanın haksız olduğu savunulmuştur.

Mahkememizce genel kredi sözleşmesinin sureti dosyaya celp edilmiş, taraflar arasındaki icra dosyaları incelenmiş, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen ilk bilirkişi raporuna yönelik itirazların ilk başta reddine karar verilmiş ise de daha sonra sunulan beyanların tekrar incelenmesi üzerine ilk bilirkişi raporunun karar vermeye ve denetime elverişli bulunmaması nedeniyle bankacı bilirkişi heyetinden ikinci rapor alınmıştır. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde dava dışı ... Bankası ile dava dışı asıl borçlu ... San. Tic. Ltd.Şti. arasında düzenlendiği kredi limitinin 5.000.000,00-TL olduğu, davacı ...'in kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kefalet limitinin 5.000.000,00-TL olduğu kefaletin 09/03/2016 tarihinde verildiği, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için gereken koşulları taşıdığı, davacı kefilin aynı zamanda asıl borçlu şirketin yetkilisi olması sebebiyle eş rızası gerekmediği davacının da bu yönde bir itirazının bulunmadığı bu haliyle kefaletin usulüne uygun ve geçerli olduğu anlaşılmıştır, dava dışı asıl borçlu şirkete Euro döviz cinsi üzerinden kredi verildiği ancak dava dışı asıl borçlu şirket tarafından krediyi ilişkin geri ödeme yapılmadığı, bunun üzerine alacaklı banka tarafından kredi alacağından kaynaklı icra takipleri başlatıldığı, ipotek sözleşmesi kapsamında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde ipotekli taşınmazların satıldığı, söz konusu taşınmazların dava dışı alacaklı banka tarafından borca mahsuben alındığı, İcra Müdürlüğünce Tapu Müdürlüğü'ne yazılan taşınmazların tescili talepli müzekkerelere göre taşınmazların satış bedelinin belirli olduğu ve taşınmazların satış tarihinin 11/09/2017 olduğu anlaşılmıştır. Bankacı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen son raporda ilk rapora karşı tarafların sundukları itirazların karşılandığı, ilk bilirkişi raporu tartışılarak raporda yapılan tahsilatlara ilişkin mükerrer mahsup yapıldığının açıkça ortaya konulması nedeniyle hataya düşüldüğü belirlenmiş olup, yine son bilirkişi raporunda mahsup işleminin hangi tarihteki kur üzerinden yapılacağı hususunda; takip konusu krediye ipotekli taşınmaz satışlarından mahsup edilen tutarın 304.219,39-€(Euro) olduğu, bunun dışında ayrıca 09.11.2016 tarihinde 6.946,42-€(Euro)luk tahsilat miktarı daha dahil edildiğinde, toplam 311.165,81-€(Euro)'nun krediye mahsubu gerektiği, davalının da kabulünde olduğu üzere taşınmaz satış bedelleri 11.09.2017 tarihinde cari hesaba kaydedilmiş olmasına rağmen, bahse konu satış bedelleri 03.10.2018 tarihinde peyderpey (taksitler bazında) kredi hesabına mahsup edildiği, esasen satış bedelleri cari hesaba kaydedildikleri 11.09.2017 tarihinde kredi hesabına mahsup edilmesi gerekirken, usulsüz olarak bu mahsup işlemi 03.10.2018 tarihine kadar askıda tutularak bekletildiği, bu nedenle hesaplamanın gerçek tahsilat tarihi olan 11.09.2017 tarihi esas alınarak yapılan mahsup işleminin de doğru ve yerinde olduğu, bu haliyle düzenlenen son bilirkişi heyet raporuna karşı her ne kadar davacı tarafça iki rapor arasında çelişki olduğu yönünde itirazda bulunulmuş ise de bu hususta daha önce zaten davacı tarafın itirazı kabul edilerek ikinci raporun tekli yerine üçlü bilirkişi heyetinden alınmasına karar verildiği, son raporun üç bankacı bilirkişi tarafından düzenlendiği, ayrıca bilirkişi heyeti tarafından ilk rapordaki hesaplama hatalarının açıkça tartışılmak suretiyle ortaya konulduğu bu haliyle ilk bilirkişi raporunun hatalı olması, son bilirkişi heyet raporunda tarafların itirazlarının karşılanması, mahsup işleminin taşınmazların satış tarihi olan 11/09/2017 tarihi esas alınarak yapılmasının yerinde ve doğru olması, kullandırılan kredinin döviz cinsi olması ve takip talebinde Euro döviz cinsi alacak talebinde bulunulmuş olması nedeniyle takibin yenilenmesi üzerine icra memurunca TL miktar üzerinden düzenlenen ödeme emrinin esas alınması mümkün olmadığından takip talebindeki alacak cinsi ve miktarının esas alınması gerektiğinden davacı tarafın aksi yönde itirazlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, kefalet limitinin TL cinsi olmasının borcun döviz cinsinden olmasına etki etmeyeceği dava tarihi itibariyle borç miktarının TL kefalet limiti içinde kaldığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi, icra dosyaları ve asıl borçlu şirket ile banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası düzenlenen bilirkişi heyet raporunun denetime ve karar vermeye elverişli olması nedeniyle son raporda yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği, bu nedenle bilirkişi heyet raporunda yapılan tespit üzerine davacı kefilin dava tarihi itibariyle toplam 268.004,08 EUR davalıya borçlu olduğu sabit olduğundan, dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas (eski esas ...) sayılı icra dosyasında davacı tarafın talep ettiği alacak miktarı olan 591.510,29-€(Euro)'dan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarı olan 268.004,08-€(Euro)'nun mahsubu sonrası kalan 323.506,21-€(Euro) miktarında davacının borçlu olmadığı anlaşıldığından Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; dava konusu olan .... İcra Dairesi'nin ... Esas (eski esas ...) sayılı icra dosyasında davacı tarafın davalı şirkete dava tarihi olan 07/10/2019 tarihinde 323.506,21-€(Euro) borçlu bulunmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

Mahkememizce verilen usule ilişkin ilk karar Yargıtay incelemesinden geçmiş ise de Yargıtay Dairesince esasa ilişkin inceleme yapılmamış olması nedeniyle Mahkememizce esasa ilişkin verilen bu karara karşı İstinaf yasa yolunun açık olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; dava konusu olan .... İcra Dairesi'nin ... Esas (eski esas ...) sayılı icra dosyasında davacı tarafın davalı şirkete dava tarihi olan 07/10/2019 tarihinde 323.506,21-€(Euro) borçlu bulunmadığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

2.Davacı tarafça yatırılan peşin harcın alınması gereken 139.548,93-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 105.971,80-TL karar harcının davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

3.Davacı tarafça yargılama sırasında yatırılan 44,40-TL başvurma harcı, 33.577,13-TL peşin harç olmak üzere toplam 33.621,53-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafça yargılama sırasında yapılan 33 adet tebligat-posta gideri 373,00-TL bilirkişi ücreti 13.100,00-TL olmak üzere toplam 13.473,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 7.368,59-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafça yargılama sırasında yapılan 6 adet tebligat-posta gideri 53,25-TL bilirkişi ücreti 4.900,00-TL olmak üzere toplam 4.953,25-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 2.244,24-TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 235.430,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 207.391,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog