7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/24844 E. , 2023/5447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kendisine tebliğ edilmediğinden savunma, hak arama, adil yargılanma ve temyiz hakkının kısıtlandığına ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık ve sanık müdafii tarafından yapılan itirazın Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10.11.2010 tarihli ve 2010/639 Esas, 2010/988 Müt. Karar sayılı kararı ile reddine karar verilmek suretiyle 10.11.2010 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında sanığın bu yöndeki temyiz sebebi reddedilmiştir.
2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi karşısında sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 132 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.11.2010 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 02.11.2011 tarihi arasında geçen durma süresi de dikkate alındığında suçun işlendiği 06.12.2004 tarihinden itibaren hüküm tarihi olan 09.03.2018 tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kastamonu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2018 tarihli ve 2017/379 Esas, 2018/147 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.