1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu için müvekkili kooperatife olan Mart 2019 ve Mart 2022 ayları arasındaki aidat ve gecikme farkından doğan borçlarını ödememesi nedeni ile Bakırköy ...İcra Md. ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra takibine davalı-borçlu tarafından gecikme zammına itiraz edilmiş olduğunu, yapılan itiraz haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, zaman kazanma amacına yönelik ve kötü niyetli olduğunu, kiracı ve üyelerin aidat ve genel giderlere katılım payı kapsamında yapılacak ödemelerinin miktar, faiz, zaman ve ödeme esasları kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararları ile açıkça belirlenmiş olduğunu, üye ve kiracıların ana sözleşme hükümleri ve genel kurul kararlarına uymalarının zorunlu olduğunu, davalı-borçlunun, Kooperatif bünyesinde bulunan taşınmazı da kiracı sıfatı ile kullanmakta olduğunu, ana sözleşme ile sunulan Tapuya Şerhli Yönetim Planında Yönetim Kurulunun, kooperatif hizmetlerinin ifasında ve giderlerinin paylaştırılmasında, o hizmetlerden bağımsız bölüm malikleri ile her ne sebeple olursa olsun, bağımsız bölümden yararlananların, kiracı veya intifa hakkı lehtarlarının gidere katılması ilkesini her zaman göz önünde bulundurmak durumunda olduğunu; bağımsız bölüm malikinin borcunun bu yolla da tahsil edilememesi halinde yine Yönetim Kurulunun bu hususu izlemek ve İSTOÇ Yönetim Planının Yönetim Kurulunun görev ve yetkilerini düzenleyen ilgili maddeleri uyarınca, yasal yollara başvurmakla yükümlü olduğunun açıkca belirtildiğni, müvekkili kooperatif genel kurul toplantılarında alınan kararlar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu çerçevesinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu ilan üye olsun veya olmasın herkes için bağlayıcı olup, davalı borçlunun Ticaret Siciline tescil edilerek yayınlanmış bir toplantı kararından haberdar olmadığı da söylenemeyeceğini, davalı borçlu üyenin müvekkili kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmemekle iş bu davaya konu icra takibinin başlatılmasına bizzat kendisi sebebiyet vermiş olduğunu, tek amacının müvekkili kooperatif alacağını sürüncemede bırakmak olduğunun açık olduğunu, bu nedenlerle davalı- borçlunun Bakırköy ....İcra Md. ... Esas. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takip talebindeki koşullarla takibin devamına, davalı-borçlunun asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyasına sunulu dekontlardan ve dilekçe ekinde sunulan dekontlardan da anlaşılacağı üzere müvekkili ...'in davaya konu Mart 2019- Mart 2022 aylarına ilişkin aidat borçlarını eksiksiz şekilde banka kanalıyla davacı kooperatifin hesabına ödediğini, dolayısıyla müvekkilinin davacı kooperatif nezdinde herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın gecikme zammı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ...'in, Nisan 2017 yılından beri İstoç'ta kiracı olarak bulunduğunu, taşınmış olduğu dönemden Aralık 2019 dönemine kadar davacı kooperatifin, aidat borcuna ilişkin olarak müvekkiline makbuz kesip borçlandırma yapmadığı gibi ödeminin yapılacağı banka hesap bilgilerini de paylaşmadığını, davacı tarafın makbuzlardan da anlaşılacağı üzere dava konusu alacak dönemi ile ilgili Mart 2019'dan Aralık 2019'a kadar "..." adlı kişiye makbuz kesildiğini, müvekkilinin bu kişi ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline bu dönemlere ilişkin hiçbir şekilde makbuz kesmediğini, borç bildiriminde bulunmadığınıve ödeme için de banka bilgilerini paylaşmadığını, müvekkilinin bu konudaki iyi niyetli gayretlerinin ise kayıtsız kaldığını, davacı tarafın müvekkiline karşı aidat makbuzu kesmeyip, borçlandırma yapmayıp herhangi bir bildirimde bulunmayıp gecikme zammı talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin Nisan 2017-Kasım 2020 aylarına ilişin aidat borcunu toplu 2.794,16-TL olarak ödediğini, akabinde devam eden aylara ilişkin aidatlarını da her ay düzenli olarak davacı kooperatif tarafından bildirilen banka hesabına yatırmış olduğunu, davacı nezdinde herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın reddine, Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı takibin iptali ile davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı davacı kooperatifin, davalı şahıs hakkında 1.453,94-TL Mart 2019 - Mart 2022 yılları arasında ödenmeyen aidat, 702,41-TL gecikme zammı olmak üzere TOPLAM 2.156,35-TL alacağın tahsili, asıl alacağa aylık %2 faizi ile tahsilini, masraf ve vekalet ücretinin borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından dilekçeyle itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı tarafa tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile Davalının davacıya karşı kooperatif aidat borcunun bulunup bulunmadığı, davalının ödeme iddiasının yerinde olup olmadığı, davacı kooperatifçe makbuz kesilip kesilmediği, kesilmiş ise kime kesildiği, icra takibinden ötürü davacı alacağı var ise ferileri ile birlikte ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi Mali Müşavir ...'ün 13/06/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı yönetim davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü nün ... sayılı dosyası ile Mart 2019 -Mart 2022 arasında ödenmeyen adiat bedellerinin tahsili için icra takibi başlattığı, davalı davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği, nihai olarak dava konusu uyuşmazlık doğrultusunda mahkemenizce verilen ara karar ile Davacı yönetim kayıtlarına istinaden davacının takip tarihi itibari ile 1.453,04 TL alacaklı olduğu, Davalı beyan, bilgi ve belgelerine istinaden takibe konu 2019/03 — 2020/11 dönem için davalının 1.312,32 TL borç bakiyesine karşılık Nisan/2017-Kasım/2020 dönem aidat bedeli için ödendiği beyan edilen 2.794,16 TL alacak bakiyesinin mevcut olduğu,Nisan/2017 -Mart/2019 dönemine ait aidat bedellerinin dosyada bilgisinin mevcut olmadığı, takibe konu 2020/12- 2022/03 dönemi için davacının 141,43 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davacı itirazlarının değerlendirilmesi adına dosyamıza rapor sunan bilirkişinin yanına aynı zamanda kooperatif hukukundan anlayan uzman bilirkişi ... 'ün de eklenerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi ... ve Kooperatif Hukuk Uzmanı ... 'ün 06/11/2023 tarihli heyet raporunu dosyamıza sunmuşlardır. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, Kooperatif Aidet borcunun tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvacehe ölçüsünde değerlendirilmiştir.
İddia ve savunmalar bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, rapor ve ek rapor dosyaya sunulmuştur. Davaya konu 15.04.2017-27.11.2020 arasındaki aidatların mülk sahibi adına fatura edilerek önce tapu maliki adına borç kaydedildiği,daha sonra mülk sahibi cari hesabındaki tüm bu borçların davalı kiracıya 27.11.2020 tarihinde virman yoluyla aktarıldığının kooperatifin beyan ve sunulan cari hesap kayıtlarıyla da tevsik edildiği, ... Ada, ... kapı nolu işyeri kiracısı davalı ...’e 15.04.2017 den beri aidat borç tahakkuk kaydı girişinin virman yoluyla cari hesaba 27.11.2020 tarihinde aktarıldığı, kiracı ve üyelerin aidat ve genel giderlere katılma paylarına ilişkin yapılacak ödeme miktar, faiz oranı ,vade ve ödeme esasları genel kurul kararlarıyla belirlendiğinden üye ve kiracılarının bu esaslara uyması zorunluluğu bulunmakta ise de 15.04.2017 kira başlangıç tarihinden beri kiracı sıfatı ile işyerini kullanan davalı cari hesabına
15.04.2017 – 27.11.2020 arasındaki dönem aidat borç tahakkuklarının davacı kooperatif tarafından 27.11.2020 tarihi itibariyle mülk sahibinin cari hesabından virman suretiyle yapıldığı, bu tarihten önce davalı kiracıya bir ödeme bildiriminde bulunulmadığı, davacı kooperatif vekilinin itirazla birlikte sunduğu cari hesapta gösterilen kayıtlardan da anlaşıldığı üzere 2017 Mayıs ayından başlamak üzere 2019 Mart arasındaki dönem alacaklarına ilişkin , davalının 26.01 2022 tarihinde yapmış olduğu 2.794,16 TL lik toplu ödemenin bir kısmının cari aidat borçlarına mahsup edilerek kooperatif kayıtlarına işlendiği , ancak bir kısım ödemenin ise kayıtlara işlenmediği, gerek genel kurul kararları, gerekse davacı kooperatifin dosyaya sunduğu cari hesap tablosu gereği 2017 Nisan – 2022 Mart arasındaki dönemde ödenmesi gereken toplam asıl aidat tutarının 3.733,66.TL olarak hesap edildiği, davalının dosyaya sunduğu banka ödeme dekontlarına göre kooperatif banka hesabına 2017 Nisan -2022 Mart arasındaki döneme ilişkin toplamda 3.734,16.TL aidat tutarını ödediği, davacının icra dosyasındaki talebi ve talebe bağlılık ilkesi gereği, 2019 Mart-2022 Mart dönemi arasında davalıdan tahsil edebileceği asıl aidat borç alacağının bulunmadığı anlaşılmış ve neticede aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubuna, bakiye 189,15-TL harcın davacı taraftan tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 2.156,35-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
7.Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE
Dair; MİKTAR YÖNÜNDEN KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)