7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/2352 E. , 2023/5520 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararı ile sanığın gümrük kaçakçılığı suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddesinin ikinci fıkraları uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ile doğrudan 2.500,00 TL adlî para cezası cezalandırılmasına, suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.02.2021 tarihli ve 2016/266420 sayılı bozma görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, atılı eylemin suç olduğunu bilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde Türkiye’ye giriş yapmak üzere, Kapıkule Tır Gümrük Sahasına gelen sanığın sürücülüğünü yaptığı çekicinin risk kriterlerine istinaden x-ray tarama cihazına yönlendirilmesi sonrası arama hangarında yapılan aramada; dorsenin sağ ve sol yan dolabında, çekicinin sağ dolabında, aracın iki adet yedek lastiğinin içerisinde ve çekicideki yatağın üzerinde gizlenmiş vaziyette tamamı kullanılmış, faturasız, belgesiz ve beyan edilmeyen toplam 17 adet kullanılmış oto parçasının ele geçirilerek el konulduğu anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, olay tarihinden önce eski bir araç aldığını, suç tarihinde bu aracın gerekli parçalarını tamamlamak amacı ile yurtdışından ucuz olduğu için iddianamede belirtilen eşyaları satın aldığını, malzemelerin ikinci el ve eski olmaları nedeniyle gümrüğe beyan etmeye gerek olmadığını düşündüğünü, suç olduğunu bilseydi Türkiye'ye getirmeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Suça konu eşyalar üzerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 23.02.2016 tarihli rapora göre suça konu eşyaların tamamının yabancı menşeili, kullanılmış oto parçası cinsi eşyalar olduğu tespit edilmiştir.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve bilirkişi raporunun dosya içerisinde olduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE
1.El konulmayan ve iddianame ile müsaderesi de talep edilmeyen nakil aracı hakkında mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığı dolayısıyla ortada temyize konu edilebilecek bir karar bulunmadığından katılan kurum vekilinin nakil aracı yönüyle yaptığı temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
2.10.12.2022 tarihlî Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/263 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2023 tarihinde karar verildi.