Esas No
E. 2022/16120
Karar No
K. 2023/2589
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/16120 E.  ,  2023/2589 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/753 E., 2016/225 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu hasar nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı ... vekili ve ... Adına velayeten ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2014 tarihinde davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın müvekkiline ait işyerine çarparak menkul mallarına maddi zarar verdiğini belirterek 8.609,28 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusuru bulunmadığını, aile başkanının durum ve koşulların gerektiği dikkatle gerekli özen ve gözetim ödevini yerine getirdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... İhtiyarkaplan vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusuru bulunmadığını, ...'ın müvekkilinin aracını rızası olmaksızın aldığını, kaza sonucunda müvekkilinin aracının da pert olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalı ...'e ait araç ile davalı ...'in davacıya ait iş yerine çarpmak suretiyle menkul mallarına zarar verdiğinin sabit olduğu, bilirkişi raporlarına göre davacının 4.721,00 TL zararı bulunduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.421,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... İhtiyarkaplan vekili temyiz dilekçesinde; Aile Mahkemesinin görevli olduğunu, diğer davalının aracı izinsiz alarak alkollü şekilde kullandığını, diğer davalıya karşı açmış oldukları davanın dikkate alınmadığını, miktarın kararda hatalı yazıldığını ve bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aile reisinin sorumlu olmayacağını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, sigorta kapsamında olan güneş enerjilerinden sigorta indirimi yapılması gerektiğini ve diğer davalının da kusurlu olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.01.2014 tarihinde davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın davacının iş yerine çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının işyerindeki menkul mal zararının giderilmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 298 inci maddesinin 2 nci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Anayasa’nın 141 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve 89 uncu maddeleri, 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararı.

3.Değerlendirme

1.Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

HMK'nın 298 inci maddesinin 2 nci fıkrası "Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz." hükmünü haizdir.

Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır.

Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup,

HMK'nın 298 inci maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Dosya kapsamından, mahkemece hüküm fıkrasında 7.421,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, gerekçe bölümünde ise 4.721,00 TL tazminat bakımından kabul kararı verildiğinin açıklandığı, böylece kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup aralarında çelişki bulunamaz. Karardaki bu çelişkinin bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunca 10.04.1992 tarihli ve 7/4 sayılı kararıyla karar verilmiştir.

Açıklanan nedenle, hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekili ve ... Adına velayeten ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. V. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve ... Adına velayeten ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekili ve ... Adına velayeten ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog