Esas No
E. 2023/16489
Karar No
K. 2023/10334
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/16489 E.  ,  2023/10334 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/80 E., 2023/1 K.
SUÇ: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik

Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemine Yönelik

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 2012/36161 sayılı yazısına istinaden Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2013 tarihli ve 2013/165 Esas, 2013/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.

2.Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.Anılan kararın şikayetçi vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 13.11.2017 tarihli ve 2017/3713 Esas, 2017/9503 Karar sayılı kararı ile davaya konu olan ihtarnamenin kanıt olarak değerlendirilebilmesi için aslının noterde mevcut olup olmadığı hususunun araştırılmasının hukuk mahkemelerince mutad bir uygulama olup olmadığı, mutad bir uygulama olması halinde belgenin aldatma yeteneğine haiz olamayacağı, bu durumda da 1136 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen suçun unsurlarının gerçekleşmeyeceği, sanığın eyleminin 1136 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi aracılığıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrasına uyacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ile hüküm tesis edilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2018 tarihli ve 2018/19 Esas, 2018/354 Karar sayılı kararı ile sanığın 1136 sayılı Kanun'a muhalefet eyleminden, aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına; görevi kötüye kullanma suçundan ise 5271 sayılı Kanun'ın 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

5.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2019/22786 Esas, 2019/10028 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

6.Anılan karara, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2019 tarihli ve 2019/10868 sayılı yazısı ile itiraz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/32639 Esas, 2020/1019 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine, dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2021 tarihli ve 2020/19-227 Esas, 2021/591 Karar sayılı kararı ile, suça konu ihtarname aslı ile "aslı gibidir" şehli örneğinin duruşmada incelenerek iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması, ihtarname aslı üzerindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçunu mu yoksa 1136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu mu oluşturduğunun tespiti gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğundan bozulmasına karar verilmiştir.

8.Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2022/80 Esas, 2023/1 Karar sayılı kararı ile sanığın 1136 sayılı Kanun'a muhalefet eyleminden, aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemi Vekâlet ücretine hasren, katılan müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Tüm dosya içeriği itibarıyla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile davaya konu belgenin iğfal kabiliyetinin olduğu sonucuna varıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın şikâyetçiye vekâleten takip ettiği Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/288 Esas sayılı alacak davasında Muğla 4. Noterliğinin mükerrer 3708 yevmiye sayısı ile gerçeğe aykırı olarak düzenlediği veya düzenlettiği ihtarnameyi ''aslı gibidir'' şerhi ile onaylayarak mahkemeye delil olarak sunduğu anlaşılmıştır.

2.Dava konusu ihtarname ve üzerinde "aslı gibidir" şerhi olan sureti hakkında alınan ekspertiz raporları ile adlî tıp raporları dosya arasına alınmıştır.

3.Muğla 4. Noterliğinin cevabî yazısının dosya arasına alındığı, bahse konu yazı cevabında 3708 yevmiye numaralı işlemin gerçekte araç satış sözleşmesine ait olduğu, dava konusu ihtarnamenin kendileri tarafından kayda alınmadığı ve gönderilmediği, yine suça konu ihtarname üzerindeki noterlik resmî mührü ile yevmiye numarasının gerçeği yansıtmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

4.Sanık aşamalardaki savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek ihtarname altındaki imzanın ve aslı gibidir yazısının kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.

5.Yargıtay bozma ilâmlarının gereklerinin yerine getirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE

A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'ın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafin Temyiz İstemine Yönelik

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik

Suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'ın davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2022/80 Esas, 2023/1 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.