7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/3594 E. , 2023/5866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2012/663 Esas, 2014/633 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanıklar ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.05.2020 tarihli ve 2017/1993 Esas, 2020/6207 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanıklar lehine olması nedeniyle sair yönü incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3.Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/283 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıkların temyiz nedenleri; beraat kararı verilmesi, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine yönelik hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; sanığın pişmanlığına, kamu zararını giderdiğine, ceza miktarı itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanabileceği halde uygulanmamasına, araçta zula bulunduğuna dair somut delil olmadığı halde aracın müsadere edilmesine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.19.10.2012 tarihinde istihbari bilgi sonucu, önleme araması kararına istinaden Bölge Trafik İstasyon Amirliği önünde oluşturulan uygulama noktasında durdurulan sanık ...'ın sevk ve idaresinde, temyiz inceleme dışı Cahide Kaya'nın yolcu olarak bulunduğu 33 BPK 69 plakalı araçta yapılan aramada, 870 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında, yanında bulunan kızını almak üzere gittiğinde suça konu sigaraları yoldan aldığını, kızının ilgisinin olmadığını savunmuştur.
3.Dosya kapsamında yer alan, sigara kaçakçılığı suçundan iletişimin tespiti kararı sonucu sanığın telefon kayıtlarının incelenmesi ile işbu dosya kapsamıyla ilişkisi olduğu gerekçesiyle sanık ... hakkında da dava açılarak birleştirildiği görülmüştür. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu kabul etmeyerek, akraba oldukları için sanık ... ile görüşmeleri olduğunu ancak olayla ilgisinin bulunmadığını savunmuştur.
4.Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanıklara etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, Mahkeme tarafından dinlenen sanıklara anılan madde kapsamında ödeme yapmaları halinde cezalarında 1/3 oranda indirim yapılacağının ihtar edildiği görülmüştür.
5.Dava konusu sanık ...'a ait aracın incelenmesinde, zula bulunduğu ve yakalanan eşyanın hacim olarak aracın ağırlıklı kısmını oluşturduğu rapor edilmiştir.
6.Dava konusu eşyanın suç tarihinde gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda normal değerde kabul edildiği anlaşılmıştır.
7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı kısımda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin kısmen yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak;
1.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
2.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3.Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden;
İletişimin tespiti, kayda alınması, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesiyle ilgili 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesindeki iletişim tespiti karar tarihinde yürürlükte olan düzenleme; "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.
Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır." şeklinde olup, yine aynı maddenin altıncı fıkrası da, "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir,
a)Türk Ceza Kanunu'nda yer alan;
1.Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80),
2.Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),
3.İşkence (Madde 94, 95),
4.Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),
5.Çocukların cinsel istismarı (Madde 103),
6.Uyuşturucu veya uyarınca madde imal ve ticareti (Madde 188),
7.Parada sahtecilik (Madde 197),
8.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç Madde 220),
9.Fuhuş (Madde 227, fıkra 3)
10.İhaleye fesat karıştırma (Madde 235),
11.Rüşvet (Madde 252),
12.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282),
13.Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315),
14.... Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları,
b)Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12 ) suçları,
c)Bankalar kanunun 22 nci maddesinin üç ve dört numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
d)Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,
e)Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 68 inci ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar. Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz." biçimindedir.
Anılan yasal düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da altıncı fıkrada düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-283 Esas 2013/599 Karar ve 10.12.2013 tarihli kararında da, "... telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir.
Yine 5271 sayılı Kanun'un 138 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir." hükmünün yer aldığı,
Dosya kapsamında alınan dinleme kararları incelendiğinde kararlarda yüklenen suçun "Sigara Kaçakçılığı" olarak gösterildiği, böylece sanığın tapelere yansıyan görüşmelerinin tesadüfen elde edilen delil olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanığa atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılık suçunu oluşturduğu, sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, bu suçun katalog suçlar arasında da bulunmaması karşısında tapelerin tesadüfen elde edilen delil olarak da kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu suretle sanık ... yönüyle iletişimin tespiti tutanaklarının delil olarak kabul edilemeyeceği, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, savunmasının aksine suça iştirak ettiğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek atılı suçtan beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/283 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılan hakkının saklı tutulmasına,
B. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve 2020/283 Esas, 2021/159 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.