Esas No
E. 2021/1986
Karar No
K. 2023/10034
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/1986 E.  ,  2023/10034 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/150 E., 2019/72 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Batman 3.

Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 Tarihli ve 2019/61 Esas, 2019/296 Karar ... Kararı İle

1.Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,

2.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,

3.Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,

4.Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına ve mahsuba,

5.Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan, 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının göndermesi gereğince altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 833 ... adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, Karar verilmiştir.

B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2.

Ceza Dairesinin 21.11.2019 Tarih ve 2019/150 Esas, 2019/72 Karar ... Kararı ile Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

Suçun ispatına yönelik birçok delil toplama işlemi yapılabilmesine rağmen doğrudan dinleme işlemine başvuru yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, bu nedenle dinlemenin hukuka aykırı olduğuna, sanık aleyhine olan dosyada mevcut iletişim ve diğer kayıtların hukuka aykırı elde edildiğine, müvekkil sanık ... hakkında atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelik hukuka aykırı elde edilen delilin iletişim kaydı olduğuna, tape kayıtlarının bir bütün olarak incelendiğinde herhangi bir suç unsuru taşımadığının açık ve net olduğuna, sadece tape kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, 05-06.04.2016 tarihlerinde güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyon neticesinde ölü olarak ele geçirilen PKK/KCK terör örgütü üyeleri üzerinden çıkan dokümanlarda ele geçirilen belgenin dosya kapsamında "orjinali"nin de olmadığına, fotokopisinin mevcut olsuğuna, belgenin aslına ilişkin ve tutanak mümzinlerin dinlenmesi hususunda ki taleplerinin, yerel mahkemece red edilmiş olup, yerel mahkemece bu şüpheli belgenin fotokopisinin yeterli delil olarak kabul edildiğine, belgedeki şüphelerin giderilmediğine, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, dosya kapsamında ki delillerin ispatı açısından; gerek tape kayıtları ve gerek diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığa hitap açısından "ŞERVAN TORİ" kod isminin kullanılmadığına, yasa dışı gösteri ve toplantılara örgüt talimatları ile katıldığına dair hiçbir delilin de mevcut olmadığına, terörist cenazelerine katılımın arttırılmasına yönelik faaliyet gösterdiğine dair hiçbir delilin mevcut olmadığına, sanığın eylemelerinde hiçbir şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu dair de somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak bir delil mevcut olmadığına ve sair hususlara,

B. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

Dosya kapsamında müvekkil hakkında verilen hükme dayanak oluşturan bilgi notu ; PKK/KCK terör örgütü adına, Sason – Kozluk kırsal alanında silahlı faaliyet yürüten örgüt mensuplarına yönelik 05-06.04.2016 tarihlerinde güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyon neticesinde ölü olarak ele geçirilen PKK/KCK terör örgütü üyeleri üzerinden çıkan dokümanlarda, üzerinde ''Çamlıtepe Birimi'' yazılı, şüphelilerin kod adı ile birlikte, açık kimlik, adres ve iletişim bilgilerini içeren notun esas alındığına, oysaki TCK 314 üncü madde düzenlenen suçun devlet aleyhine işlenen bir suç olması gerektiğine, müvekkilin devlet aleyhine herhangi bir fiilde bulunduğuna dair somut hiçbir bulgu bulunmadığına, müvekkilin bir örgüt üyesi konumunda ise, bunun önceden anlaşma, eylemsellik ve disiplin içinde hareket etme koşullarıyla desteklenmesi gerektiğine, yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin hangi düzenli fiillerle grubun içinde yer aldığı konusunda açıklama yapmadığına, örgütün ideolojisi, siyaseti ve stratejisinden hiç haberdar olmayan müvekkilinin ileri sürülen tarihlerdeki toplantılara katılıp örgütün istediği bir konuda ve onun çağrısına uyarak bir davranışda bulunduğuileri sürülerek örgüt üyesi gibi yargılanmasının Anayasa ile teminat altına alınan hukuk devleti ilkesini derinden zedelediğine, örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara,

C. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

CMK'nın 135 inci maddesinde düzenlenen iletişimin tespitinin kanuna aykırı elde edildiğine, başka suretle delil elde edilme imkanının olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığına, dosya kapsamına bakıldığında bu hususta hiçbir verinin olmadığı iddiaların soyut olduğunun görüleceğine, sanık aleyhine olan dosyada mevcut iletişim ve diğer kayıtların hukuka aykırı elde edildiğine, bu dosyada sanık ...'ın atılı suçun sübutu açısından belirleyici delilin hukuka aykırı elde edilen delilin, iletişim kaydı olduğuna, tape kayıtları bir bütün olarak incelendiğinde herhangi bir suç unsuru taşımadığının açık ve net olduğuna, nitekim Yargıtay kararlarında da; sadece tape kayıtların varlığının mahkumiyete yeterli olmayacağını kararlarında açık bir şekilde belirttiğine, Sason – Kozluk kırsal alanında silahlı faaliyet yürüten örgüt mensuplarına yönelik 05-06.04.2016 tarihlerinde güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyon neticesinde ölü olarak ele geçirilen PKK/KCK terör örgütü üyeleri üzerinden çıkan dokümanın orijinalinin olmadığına, hal böyle iken belgedeki şüphelerin giderilemediğine, sanık ... İle ... arasındaki bir tape görüşmesinin de ilginç olduğuna, 2915371436 Nolu Tapede: ... ile ... arasında ''Diğerleri misafirdir. Ve gel yavaşça ... ver ve ses çıkarma tamam mı? Sesini çıkarma. Eğer halk nasıldır derlerse valla iyiler dersin. Tamam mı?'' şeklinde geçen görüşme içeriğinde ...’ın ikamet adresinde PKK/KCK terör örgütünün kırsal ya da Kadro olarak tanımlanan üst düzey örgüt mensuplarının olduğu, ... ve ...’ın da bu örgüt mensupları ile görüştükleri değerlendirilmesi yapıldığına, ancak; bu görüşmenin olduğu ve fiziki ve teknik takibin yapıldığı ve sinyal bilgi verilerin olmasına rağmen ve sanık ...'ın evi ile Emniyet Müdürlüğü binası arası 400-500 metre mesafe olmasına rağmen bu bilgilerin neden teyit edilmediğinin anlaşılamadığına, iddia edildiği gibi PKK/KCK terör örgütünün kırsal ya da kadro olarak tanımlanan üst düzey örgüt mensuplarının olduğu biliniyor ve iddia doğru ise; neden yakalanmaları için bir girişimde bulunulmadığı hususunun şüpheli olduğuna, çünkü; fiziki takip yapılmış ve kolluk bu hususta bir girişimde bulunmuş ise buna ilişkin dosya kapsamında herhangi bir verinin de bulunmadığına, sanığın tape görüşmelerinin tamamıyla; fantastik, kız arkadaşı ve mahalle arkadaşları ile yapılan yanlış ve itibarsız görüşmeler olduğunun açık ve net olduğuna, terör örgütü üyesinin üzerinden çıkan ve sanığın kimlik bilgileri ile örtüşen bir kağıda yazılı notun soyut kolluk araştırma tutanağı olduğuna, bu belgenin nerede hazırlandığı hususunun aydınlatılmadığına, bu belge üzerindeki kuşkunun giderilmediğine, belgeyi hazırlayan tutanak mümzinlerinin dinlenmediğine, tutanağın gerçekten bu örgüt üyesi üzerinde mi, yoksa dosya kapsamındaki şüpheyi güçlendirme amacıyla masa başında hazırlanan bir belge mi olduğunun aydınlatılmadığına,

Somut olayda, öldürülen bir terör örgütü üyesinin üzerinden çıkan ve sanığın kimlik bilgileri ile örtüşen bir kağıda yazılı bir not ile soyut kolluk araştırma tutanağı dışında, sanığın terör örgütü ile organik bağ içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin olduğu ve atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına ... derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığının açık ve net olduğuna, 2895376990 nolu tapede; ... ... ile ... arasında yapıldığı değerlendirilen görüşmede "karpuz" diye tabir edilen el bombası ile alakalı olarak; sanık ...'ın bu bombayı temin ettiği hususunun belirtildiğine, hiç bir şekilde müvekkilinin bu el bombasını temin etmediğinin, yapılan yargılama sonucunda mahkeme kararı ile sabit olduğuna, bu maddi olay ile ilgili olarak ... ... ...; tape kayıtlarına ve tape kayıtlarına konu olan eylem ve faaliyetinden nedeniyle; 2016/11375 ... soruşturma dosyası üzerinden, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütültüğü, sorşturma neticesinde 2016/40 iddianame numarası ile Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi atılı suçlar yönünden, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi 21.09.2017 tarih ve 20106/338 Esas ... ile beraat etmiş olup dosyanın kesinleştiğine,

Tape görüşmelerinin içeriği konusunda (önü ve arkası kesilmek süretiyle) ciddi şüpheler içermekle birlikte; yapılan görüşmelerin tamamıyla öfkeli, fantastik, itibarsız, kız arkadaşı arasındaki görüşmeler olduğuna, 290838288 nolu tape (28.06.2016 tarihli saat 23:59:24) ve 905469356708 nolu telfonla yapılan ve müvekil tarafından yapıldığı değerlendirilen görüşme içeriğinin de iddialarını güçlendirdiğine, yapılan eylem sonucunda; müvekkilinin PKK terör örgütüne hitaben: "şerefsizler, alçaklar, kimin güdümünde olduğu belli olmayan, ne istedikleri belli olmayan amaçsız kişiler" olarak hitap ettiğine, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilen birinin bu tape görüşmelerinde böyle bir söylemde bulunmasının beklenilemeyeceğine, yerel mahkeme gerekçeli kararında; "14/07/2015 tarihinde PKK terör örgütü ve uzantıların temsil eden bayrak ve flamaların taşıdığı, yolun araç trafiğine kapatıldığı yasa dışı gösteriye katıldığını" belirttiğine, yapılan yargılamada hiçbir şekilde bu hususun sanığa sorulmadığına,

Dosya kapsamında iddia edilen eylemlere ilişkin olarak tek bir delil dosya kapsamında mevcut değil iken, yerel mahkemenin bu asılsız iddiayı gerekçede göstermek suretiyle hukuka aykırı bir şekilde hüküm kurduğuna, yerel mahkeme gerekçesinde;" 15.02.2013 tarihinde PKK terör örgütü elebaşı ... Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getiriliş yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen yasa dışı eyleme katıldığını" dayanak olarak gösterdiğine, bu hususta tek bir somut delilin dosya kapsamında mevcut olmadığına, yerel mahkeme gerekçesinde sanığın; "22.05.2016 tarihinde güvenlik güçlerine yönelik saldırıya dönüşen eylemlere katıldığı"nı belirttiğine ancak; bu hususta dosya kapsamında hiçbir somut delil olmadığına, yerel mahkeme gerekçesinde sanığın; "20.03.2016 tarihinde güvenlik güçlerine yönelik saldırıya dönüşen eylemlere katıldığı"nın ve bu hususun da olaylara ilişkin düzenlenen görüntü inceleme ve tespit tutanaklarında anlaşıldığının belirtildiğine, ancak; dosya kapsamında mahkeme huzurunda tartışılan bir görüntü kaydı, tutanak veya dosya kapsamında bu hususu destekler hiçbir delilin de mevcut olmadığına, kolluğun bu husustaki değerlendirmelerinin esas alındığına, dosya kapsamında sanık ...'ın, eylemlere katılıp taşkınlık yaptığına dair hiçbir görütü kaydı, tanık ifadesi veya somut herhangi bir delilin de bulunmadığına, tamamıyla şüpheyi güçlendirme amacıyla; bu tarihlerde gitmediği, işlemediği bir suçtan dolayı soyut iddialarla yerel mahkemenin sanık aleyhine hüküm kurduğuna,

Dosya kapsamında hukuka aykırı elde edilmiş tape görüşmelerinde ciddi anlamda çeviri ve dizin hatası bulunduğuna, yapılan görüşmelerin çoğu Kürtçe yapıldığına, ancak: tapelerin, Kürtçe'den Türkçe'ye çevrildiği hususunun hiçbir şekilde dosya kapsamına sunulan tapelerde dipnot olarak mahkemece aydınlatılmadığına, tapelerin bağımzsız tercümaN marifetiyle yapıldığında ciddi çeviri hatalarının bulunacağının aşikar olduğuna, dosya kapsamındaki tapelerin dizin hatası yapıldığı ve bu nedenle konuşmanın önü ve arkası ve ortası kesilmek süretiyle, içinden tabir yerinde ise cımbız ile bazı sözcükler çıkarılarak ve bunlarla şüpheyi güçlendirme amacıyla bir dizin oluşturduğu kanaatinde olduğuna, tape görüşmeleri açısından bakıldığında hiçbir şekilde örgüt ile ... komuta ilişkisi olmadığı, herhangi bir eylem için talimat almadığı, fiili olarak bir eylem yapmadığının açık ve net olduğuna, sanıkların; kod isimleri ile birbirlerine hitap etmedikleri veya örgüt mensupların kullandığı jargon (Hewal, yoldaş ve kod isim ile hitap etme) gibi bir üslupla hitap etmediklerinin açık ve net olduğuna, uzun bir süre zarfında teknik olarak takip edilen (yaklaşık olarak 3 yıl) sanık ...'ın hiçbir örgüte bağlı olmadığı ve eyleme ya da vahim bir olaya karışmadığının resmi belgelerle sabit olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin kanıya varılamadığına, dosya kapsamındaki delillerin ispatı açısından; gerek tape kayıtları ve gerek diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığa hitap açısından "ANDOK ZAGROS" kod isminin kullanılmadığına, yasa dışı gösteri ve toplantılara örgüt talimatları ile katıldığına dair hiç bir delilin de mevcut olmadığına, terörist cenazelerine katılımın arttırılmasına yönelik faaliyet gösterdiğine dair hiç bir delilin mevcut olmadığına, sanığın eylemlerinde hiçbir şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğuna dair de somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak bir delilin mevcut olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, ve sair hususlara,

D. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık ...'in askerlik görevini ifa ettiği sırada kendisine silahlı terör örgütü üyeliği suçu isnat edilerek gözaltına alındğına, terör örgütü üyeliği kapsamında suç işleme saiki güden ve örgüt hiyerarşisi dahilinde her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır olan birinin vatani duygularıyla ve bilinciyle askerlik görevini yerine getirmesinin imkansız olduğuna, bu doğrultuda sanığın silahlı terör örgütü suçunu işleme saikiyle hareket eden bir suçlu değil aksine vatani görevlerini yerine getiren bilinçli bir birey olduğunun aşikar olduğuna, sanığın terör örgütüne yönelik operasyonlarda ölü olarak ele geçirilen bir örgüt mensubu üzerinden çıkan dökümanda isminin ve adresinin bulunması nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçuyla yargılandığına, ancak bir kimsenin ölü bir örgüt mensubu üzerinden çıkarılan bir kağıtta, herkesçe kolayca elde edilebilecek isim ve adres bilgilerinin bulunmasının söz konusu örgütle organik bağının bulunduğu ve örgütün talimatları çerçevesinde hareket ettiğine dair yeterli delil teşkil etmediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, örgüt üyeliği suçunun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair hususlara,

E. Sanıklar ...

Ve ... Müdafilerinin Temyiz İstemi

CMK'nın 135 inci maddesine göre iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine başvurulabilmesi için kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması gerektiğine, ancak somut olaya bakıldığında işlenen suçun ispatına yönelik birçok delil toplama işlemi yapılabilecekken doğrudan bu tedbire başvurulmasının hukuka aykırı olduğuna,

CMK'nın 135 inci maddesinde düzenlenen iletişimin dinlenmesi tedbirinin ancak aynı maddede sayılan katalog suçlar hakkında uygulanabileceğine, dosyada belirtilen fiiller ve oluşan suç tipleri incelendiğinde bu katalog suçlardan olmadığına bu sebeple de uygulanması mümkün olmayan bir suçta bu tedbirin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, hak ihlaline yol açacak düzeyde hukuka aykırı bir delilin ceza yargılamasında kullanılabilmesinin de mümkün olmadığına, hukuka aykırı olan delilin ceza yargılamasında mutlak olarak reddedileceğine, aksi halde hükmün hukuka aykırı bir delile dayanmasının CMK'nın madde 289 gereğince kesin hukuka aykırılık hali oluşturacağına ve mutlak bozma sebebi gereğince temyiz mercii tarafından bu hükmün bozulacağına, hukuka aykırı olarak elde edilen tape kayıtlarının istenilen yerler kesilerek aktarıldığına, dosya kapsamında alınan tape kayıtlarının bir bütün olarak incelenmesi gerektiğine, bir an için bu tape kayıtlarının hukuka uygun olarak alındığı düşünülse bile tape kayıtlarında herhangi bir suç unsuruna rastlanılamadığına, nitekim Yargıtay kararları da sadece tape kayıtlarının varlığının mahkûmiyete yeterli olamayacağını dile getirdiğine, yerel mahkeme tüm bu gerçekleri göz ardı ederek usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verdiğine,

Örgüt üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığına, müdafisi olduğu sanıklar aleyhine gösterilen dokümanda kendilerine ait olduğu iddia edilen bir kod adı bulunduğuna, yalnızca kod adının olmasının örgüt üyeliği için yeterli olmadığının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da sabit olduğuna, Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2017-176 E. 2018-304 K. ... ilamında(İş bu karar istinaf neticesinde kesinleşmiştir.) ele geçirilen dokümanda yer alan bilgilerin (isim, soy isim, kimlik bilgisi, ikametgah adres bilgisi, telefon numarası gibi) herkes tarafından rahatlıkla elde edilebilecek bilgiler olduğu da dikkate alındığında sanıkların savunmasının aksini gösterir silahlı terör örgütü üyesi olmak suçu yönünden örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduklarına dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve ikna edici delil bulunmadığı anlaşılmakla üzerine atılı suçtan beraatına karar verildiğine, bu nedenle sayın yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kabul etmemekle birlikte şayet sayın yüksek mahkemeniz müvekkiller aleyhine gösterilen dokümanı örgüt üyeliği için yeterli görmesi halinde vereceği hükümde aşağıda belitecekleri durumları somut bir şekilde gerekçelendirmesi gerektiğine, bilakis sayın yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi hüküm kurarken somut ve hiçbir gerekçeye dayandırmadığına, nitekim gerekçeli karara bakıldığında hiçbir gerekçeye rastlanılmadığına, bilakis aleyhe gösterilen doküman nedeniyle müvekkillerin örgütün kırsal alanına katılım yaptığı ve şehir yapılanmasını canlı tutmak amacıyla gönderildiğinin soyut bir şekilde gerekçeli kararda yerini aldığına, hâlbuki bu durumun en azından müvekkillerin kullanmış olduğu telefon numarasında HTS kayıtları ile yahut baz istasyonu ile ispat edilmesi gerektiğine, ele geçirilen dokümanda müvekkilerin el ürünü olup olmadığı ile ilgili dosya kapsamına en azından ekspertiz raporunun alınması gerektiğine, aynı şekilde kırsal alanında faaliyet yürüten kimseler ile de irtibata geçip geçmediklerinin ispatlanması gerektiğine, örgütün talimatı doğrultusunda hareket edip etmediklerinin de dosyada yer almadığına, müvekkiller ile ilgili araştırma tutanağının da bulunmadığına, tüm bu hususlar eksik olduğu halde yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi ceza dairesi usul ve yasaya aykırı bir şekilde eksik bir şekilde hüküm kurduğuna ve sair hususlara,

F. Sanık ...

Müdafiinin Temyiz İstemi

CMK madde 135’e göre iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine başvurulabilmesi için kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde etme imkânının bulunmaması gerektiğine, dosya kapsamında başka suretle delil elde etme imkanının olup olmadığının anlaşılamadığına, bu nedenle iletişimin dinlenmesi kayıtlarının hukuka aykırı olduğuna, tape kayıtlarının bir bütün olarak incelendiğinde herhangi bir suç unsuru taşımadığının açık ve net olduğuna, nitekim Yargıtay kararlarında da; sadece tape kayıtların varlığının mahkumiyete yeterli olmayacağını açık bir şekilde belirttiğine, Sason – Kozluk kırsal alanında silahlı faaliyet yürüten örgüt mensuplarına yönelik 05-06.04.2016 tarihlerinde güvenlik güçleri tarafından yapılan operasyon neticesinde ölü olarak ele geçirilen PKK/KCK terör örgütü üyeleri üzerinden çıkan dokümanın "orjinalinin" de olmadığına, fotokopisinin mevcut olduğuna, belgenin aslına ilişkin ve tutanak mümzinlerin dinlenmesi hususunda ki taleplerin, yerel mahkemece red edilmiş olup, yerel mahkemece bu şüpheli belgenin fotokopisinin yeterli delil olarak kabul edildiğine, belgedeki şüphelerin giderilemediğine,

Teknik ve fiziki takibin yapıldığı dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerini değerlendirme hususunda CMK 135 madde gereğince mahkeme kararı olmasına rağmen, sinyal bilgilerin alındığı bir dönemde; sanık ..., ... ve diğer numaralı telefonlar arasındaki tape görüşmesinde bahsedildiği şekilde "karpuz" kelimesinden el bombasının anlaşılması ve müvekkile bu yönlü suç isnat etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, müvekkilin Siirt'e çalışmaya gittiği dönemde sanki örgüt adına oraya gitmiş olması ve en önemlisi de müvekkilin yapılan bir tape görüşmesi değerlendirmesinde; sözde müvekkilinin kardeşlerinden birinin örgütte olduğu değerlendirmesinin başlı başına tape kayıtlarının Kürtçe'den Türkçe'ye çevrilirken tercüman tarafından nasıl anlam kayması yapılarak çevrildiğinin kanıtı olduğuna, ya gerçekten müvekkil o görüşmelerin birçoğunu yapmamış olacak ya da tercümanın gerçekten hayal dünyası geniş olacaktır ki ; müvekkilin örgüte katılmış herhangi bir kardeşinin söz konusu bile olmadığına, bunun her türlü istihbarat, emniyet ve mahkemenizce de çıkartılabilecek aile tablosu ile de sabit olacağına, müvekkilin kardeşlerinin hepsinin aile hayatı yaşamakta bahsedildiği şekilde örgütle irtibatı ve iltisakı olmayan kişiler olduğuna, bir başka tape kaydı değerlendirmesinde ... ve ... arasında yapılan görüşmede "Adamlar kimlerdir? Vallahi bir kaç adam. İki tane adamdır. Tanıdığınız mı yoksa? Vallahi tüm Kürtlerin tanıdığıdır" şeklinde geçen ...'ın "Tüm Kürtlerin tanıdığıdır" beyanının yine yanlış çeviri sonucu böyle değerlendirildiği aksi düşünülürse dinleme sonucu eğer iki örgüt üyesinin ...'ın evlerinde olduğu ihtimalinin çıkacağına ve bu durumda dinlemeyi yapan kolluğun bu durumu gerekli birimlerle paylaşmayarak suç işlediklerinin aşikar olacağına, PKK/KCK terör örgütünün kırsal ya da kadro olarak tanımlanan üst düzey örgüt mensuplarının olduğu biliniyor ve iddia doğru ise; neden yakalanmaları için bir girişimde bulunulmadığına çünkü; fiziki takip yapılmış ve kolluk bu hususta bir girişimde bulunmuş ise dosya kapsamında herhangi bir verinin bulunmadığına,

Sanık hakkında atılı suç ile ilgili olarak masabaşında hazırlanan fezleke ile örgüt suçu işlediklerine dair değerlendirme ve soyut ve dayanıksız iddialardan ibaret olduğuna, sanığın tape görüşmelerinin tamamıyla; fantastik, kız arkadaşı ve mahalle arkadaşları ile yapılan yanlış ve itibarsız görüşmeler olduğunun açık ve net olduğuna, terör örgütü üyesinin üzerinden çıkan ve sanığın kimlik bilgileri ile örtüşen bir kağıda yazılı notun soyut kolluk araştırma tutanağı olduğuna, belgeyi hazırlayan tutanak mümzinlerinin dinlenmediğine, tutanağın gerçekten bu örgüt üyesi üzerinde mi yoksa dosya kapsamındaki şüpheyi güçlendirme amacıyla masa başında hazırlanan bir belge mi olduğunun aydınlatılmadığına, somut olayda, öldürülen bir terör örgütü üyesinin üzerinden çıkan ve sanığın kimlik bilgileri ile örtüşen bir kağıda yazılı bir not ile soyut kolluk araştırma tutanağı dışında, sanığın terör örgütü ile organik bağ içerisinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetlerinin olduğu ve atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına ... derecede her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığına,

14.07.2015-15.02.2013 ve 20.03.2016 tarihindeki eylemlere ilişkin olarak; dosya kapsamında sanık ...'in, eylemlere katılıp taşkınlık yaptığına dair hiç bir görüntü kaydı ya da somut herhangi bir delil de bulunmadığına, tamamıyla şüpheyi güçlendirme amacıyla; bu tarihlerde gitmediği, işlemediği bir suçtan dolayı soyut iddialarla suç isnat edildiğine, bu konuda biri gizli diğeri açık olmak üzere iki tanığın dinlendiğine, açık tanık ...'in yerel mahkemece yapılan duruşmada kollukta bu ifadeyi kendisinin vermediğini, sanık müvekkili o ... duruşmada gördüğünü açık bir şekilde beyan ettiğine, bütün ısrarlarına rağmen gizli tanık Açelya'nın en azından SEGBİS yoluyla kendilerinin de hazır bulunacağı duruşmada dinlenilmesi taleplerinin gizli tanığın kimliğinin açığa çıkacağı gerekçesi ile reddedilmiş olup gizli tanığa varsa sorularının yazılı olarak sunulmasının istendiğine, yerel mahkemeye gönderdikleri, gizli tanığa sorulmasını istedikleri en ... alıcı soruların hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sorulmamış olmasının gerçeğin üstünün örtülmesine neden olduğuna,

Dosya kapsamında hukuka aykırı elde edilmiş, tape görüşmelerinin ciddi anlamda çeviri hatası ve dizin hatası bulunduğuna, yapılan görüşmelerin çoğunun Kürtçe yapıldığına ancak tapelerin, Kürtçe'den Türkçe'ye çevrildiği hususunun hiçbir şekilde dosya kapsamına sunulan tapelerde dipnot olarak mahkemece aydınlatılmadığına, tapelerin bağımsız tercüman marifetiyle yapıldığında ciddi çeviri hatalarının bulunaceğının aşikar olduğuna, dosya kapsamındaki tapelerin dizin hatası yapıldığı ve bu nedenle konuşmanın önü, arkası ve ortası kesilmek suretiyle, içinden tabir yerinde ise cımbız ile bazı sözcükler çıkarılarak ve bunlarla şüpheyi güçlendirme amacıyla bir dizin oluşturduğu kanaatinde olduklarına, bu hususu mahkemenin hiç bir şüpheye yer vermeden araştırmasını talep ettiklerine, tape görüşmelerindeki sözlerin etkisinin sınırlı olduğuna, hiçbir şekilde kitleyi harekete geçirme ile ilgili olarak söz veya eylemde de bulunmadığına, tape görüşmeleri açısından bakıldığında hiçbir şekilde örgüt ile ... komuta ilişkisi olmadığına, herhangi bir eylem için talimat almadığına, fiili olarak bir eylem yapmadığının açık ve net olduğuna, tüm tape görüşmelerinde aynı dosyada terör örgütü suçlaması ile suçlanan sanıklar ile sanık ... arasındaki görüşmelerde hiçbir şekilde ; sanıkların; kod isimleri ile birbirlerine hitap etmedikleri veya örgüt mensupların kullandığı jargon ( Hewal, yoldaş ve kod isim ile hitap etme) gibi bir üslupla hitap etmediklerinin açık ve net olduğuna, uzun bir süre zarfında teknik olarak takip edilen (yaklaşık olarak 3 yıl) sanık ...'in hiçbir örgüte bağlı olmadığı ve eyleme yada vahim bir olaya karışmadığının resmi belgelerle sabit olduğuna, örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ve sair hususlara, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanık ... Hakkında "...Sanık hakkında soruşturma aşamasında CMK 135 kapsamında iletişimin tespiti kararı alındığı, 2886503520 2886503515 Nolu Tape'de 18.05.2016 günü saat 21:01:13 sıralarında (05059721372) numaralı GSM hattını kullanan Sanık ile yapılan mesajlaşmada; :"Herkes bilmeli ki, onların kanı yerde kalmayacak. intikamı alınacak. Cocuklarımızın, kadınlarımızın, genclerimizin kanı yerde kalmayacak. Herkes bunu bilmeli. İntikam alınacak. Kurt halkı bu kanı yerde bırakmayacak. Brez ... Karayılan BOTAN CIHAN'' şeklinde yazılı, PKK/KCK elebaşı ... Karayılan'ın eylem talimatını içeren mesajın kendisine gönderildiği, sanığın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDGH yapılanması içerisinde yer aldığı, kendisine terör örgütü tarafından kod adının verildiği, bu bağlamda örgüt hiyerarşisine girerek ''Çamlıtepe Birimi'' olarak örgüt talimatları doğrultusunda eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün amacını benimsediği, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığı, örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirdiği, sanığın ele geçirilen dökümanlarda isminin bulunması ve TAPE kayıtlarında geçen konuşmalar dikkate alındığında sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..."

2.Sanık ... Hakkında "...Sanığın kod adı ve kimlik bilgilerinin öldürülen teröristin üzerinde bulunduğu, tapelere yansıyan mesajlardan da sanğın Botan kod adı kullandığının teyit edildiği, sanığın örgütün çağrısı üzerine düzenlenen çok sayıda yasa dışı toplantı ve gösterilere katıldığı, tapelerden anlaşıldığı üzere bu eylemlere dosyamızın diğer sanıkları ile organize bir şekilde iştirak ettiği, terörist cenazelerine katılımın arttırılmasına yönelik faaliyet gösterdiği, eylemlerinde süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu dikkate alındığında sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..."

3.Sanık ... Hakkında "...Sanığın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDGH yapılanması içerisinde yer aldığı, kendisine terör örgütü tarafından kod adının verildiği, bu bağlamda örgüt hiyerarşisine girerek ''Çamlıtepe Birimi'' olarak örgüt talimatları doğrultusunda eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün amacını benimsediği, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığı, örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirdiği, sanığın ele geçirilen dökümanlarda isminin bulunması ve TAPE kayıtlarında geçen konuşmalar ve evinde yapılan aramada bulunan suç eşyası dikkate alındığında sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..."

4.Sanık ... Hakkında "... Sanığın kod adı ve kimlik bilgilerinin öldürülen teröristin üzerinde bulunduğu, Sanığın ANDOK ZAGROS kod adı kullandığı, Sanığın Örgütün çağrısı üzerine düzenlenen çok sayıda yasa dışı toplantı ve gösterilere katıldığı, tapelerden anlaşıldığı üzere bu eylemlere dosyamızın diğer Sanıkları ile organize bir şekilde iştirak ettiği, terörist cenazelerine katılımın arttırılmasına yönelik faaliyet gösterdiği, eylemlerinde süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu dikkate alındığında sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..." ...Sanığın el bombasından 'karpuz' şeklinde bahsetmesi, ... ... ile yaptığı konuşmada ... ... ...’ın konuşursa kendilerinin de suçlanacağından endişelenmesi, evinde ve telefonundaki delilleri temizlediğinden bahsetmesi, yine ayrıca 2895376942 Nolu Tapede ... ile yaptığı konuşmada 'Eğer bize katılırsan ben'im, sensin ve o ... diğeridir ve bizde biraz/birkaç birşey de var. Birinci sınavı geçersek artık Hayro ne istersen bizimdir.' şeklindeki ifadelerinden sözkonusu el bombasını örgüt adına kendilerini kanıtlamak amacıyla yapmayı düşündükleri eylemde kullanacakları kanaatine ulaşılmış..."

5.Sanık ... Hakkında "...Ele geçirilen örgütsel döküman, tanık beyanları ve tape kayıtlarından anlaşıldığı üzere; Sanığın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDGH yapılanması içerisinde yer aldığı, kendisine terör örgütü tarafından kod adının verildiği, bu bağlamda örgüt hiyerarşisine girerek ''Çamlıtepe Birimi'' olarak örgüt talimatları doğrultusunda eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün amacını benimsediği, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığı, örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirdiği, eylemlerinde süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu dikkate alındığında sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..."

6.Sanık ... Hakkında "...Sanığın PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDGH yapılanması içerisinde yer aldığı, kendisine terör örgütü tarafından kod adının verildiği, bu bağlamda örgüt hiyerarşisine girerek ''Çamlıtepe Birimi'' olarak örgüt talimatları doğrultusunda eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün amacını benimsediği, örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katıldığı, örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirdiği, sanığın ele geçirilen dökümanlarda isminin bulunması ve örgütün çağrısı üzerine gerçekleştirilen yasa dışı eylemlere katıldığı anlaşıldığından sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..."

7.Sanık ... Hakkında "...Sanığın kod adı ve kimlik bilgilerinin öldürülen teröristin üzerinde bulunduğu, sanığın Örgütün çağrısı üzerine düzenlenen çok sayıda yasa dışı toplantı ve gösterilere katıldığı, tapelerden anlaşıldığı üzere bu eylemlere dosyamızın diğer Sanıkları ile organize bir şekilde iştirak ettiği, terörist cenazelerine katılımın arttırılmasına yönelik faaliyet gösterdiği, eylemlerinde süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu dikkate alındığında sanığın eylemlerine uyan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına..." Tespitlerine yer verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ...

ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ...

Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;

Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken kanunda uygulanma yeri olmayan 42 nci maddesi delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasından cezalandırılması dışında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Sanık ...

Hakkında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması Veya El Değiştirmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;

Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK'nın 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gösterilmesi gerekirken, anılan madenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi dışında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

D. Sanıklar ..., ...

ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

1.Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili ... ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliği en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının ... ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgüt ile organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Sayfa 383 ve devamı).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım sayfa 263-266, Alacakaptan Cürüm işlemek için örgüt, sayfa 28. Özgenç Genel Hükümler, sayfa 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

05.06.04.2016 tarihinde Batman ili Sason-Kozluk ilçeleri kırsal alanında faaliyet gösteren örgüt mensuplarına yönelik operasyonlar neticesinde ölü olarak ele geçirilen örgüt mensuplarının üzerinden çıkan dokümanlarda sanıkların kimlik-adres bilgilerine yer verildiği, bu bilgilerle birlikte söz konusu dokümanlarda ...'ın bilgilerinin yanında "Sefkan Farkin", ...'in bilgilerinin yanında "Batman Agır" ve ...'ün bilgilerinin yanında "Rubar Batman" isimlerine yer verildiği, bu isimlerin kod ismi olduğunun her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığı, söz konusu bilgilerin kim tarafından ne amaçla yazıldığının da dosya kapsamında anlaşılamadığı, yine sanıklar ... ve ... hakkında elde edilen tape değerlendirme tutanakları incelendiğinde, 18.05.2016 tarihindeki mesajın sanık ... tarafından sanıklar ... ve ...'e gönderildiği, sanıkların bu mesaja herhangi bir cevap vermedikleri, yine sanık ...'ın 07.08.2016 tarihinde yaptığı mesajlaşmanın da duygusal saiklerle yazıldığının değerlendirildiği, dosya kapsamında yer alan tape tespit ve değerlendirme tutanakları göz önüne alındığında onama kararı verilen diğer sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın aksine sanıklar ..., ... ve ...'ın örgütle bağlantılarının ortaya konulamadığı, sanık ...'in 19.12.2015 ve 29.12.2015 tarihlerinde katıldığı gösterilerin HDP, KESK, DİSK ve TMMOB organizesinde gerçekleştirildiği, sanığın da bu gösterilerde herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, sadece kalabalığın içinde görüntülendiği anlaşılmakla sanıklar ..., ... ve ...'ın hakkında üzerlerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğinden ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

2.Kabul ve uygulamaya göre;

a)Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken 5237 ... Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilirken kanunda uygulanma yeri olmayan 42 nci maddesi delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasından cezalandırılmasına karar verilmesi,

b)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin sanık ...'in yakalandığı tarih olan 19.12.2018 yerine İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında 18.12.2018 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

A. Sanıklar ..., ...

ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/150 Esas, 2019/72 Karar ... kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 ... Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık ...

Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Ve Sanık ... Hakkında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması Veya El Değiştirmesi Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde B ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/150 Esas, 2019/72 Karar ... kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 ... Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi gereği hükmün "D" başlığının "b" bendinin sekizinci fıkrasında yer alan "göndermesi gereği TCK'nın 58/6 maddesi" ile "G" başlığının "b" bendinin birinci fıkrasında yer alan "TCK'nın 42 nci maddesi delaletiyle" ibarelerinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanıklar ..., ...

ve ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde D bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2019/150 Esas, 2019/72 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Sanık ... hakkındaki bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.